İçinde eş olan 9 harfli 201 kelime var. İçerisinde EŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eş olan kelimeler listesine ya da sonu eş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Eş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E Ş

2 Harfli Kelimeler

EŞ, ŞE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EŞANTİYON

Kelime Kökeni: Fransızca échantillon

  1. [isim] Bir malın niteliğini belirtmek, özelliklerini göstermek amacıyla parasız verilen veya gönderilen mal
    • "Avrupa firmalarından gelen yeni ilaç eşantiyonlarının tariflerini dikkatle okur, not ederdim." (Reşat Nuri Güntekin)
ACEMLEŞME

  1. [isim] Acemleşmek durumu; Farslaşma
    • "Anadolu Selçukluları Dönemi’nde de aşırı oranda Acemleşmenin devam ettiğini görüyoruz." (Orhan Türkdoğan)
EŞİTLEŞME

  1. [isim] Eşitleşmek işi
KEŞİŞHANE

Kelime Kökeni: Farsça keşīş + ḫāne

  1. [isim, eskimiş, din bilimi] Bakınız manastır
ÇEŞİTLEME

  1. [isim] Çeşitlemek işi
  2. Bakınız çeşit
    • "O gün bugün gündelik hayatta sayısız örneğini, çeşitlemesini görebileceğimiz bir ilişki..." (Selim İleri)
  3. [müzik] Belli bir temayı değişik armoni, melodi ve ritimle süsleyerek yeniden çalma; varyasyon
    • "Piyano için çeşitlemeler."
LAİKLEŞME

  1. [isim] Laikleşmek durumu
DERTLEŞME

  1. [isim] Dertleşmek işi
YEŞİLBAĞA

  1. [isim, hayvan bilimi] Yeşil renkli bir tür küçük kurbağa; yaprak kurbağası
YEŞERTMEK

  1. [-i] Yeşermesini sağlamak
    • "Toprağı yeşertmeye lazımsa benim kanım / Hiç tasa çekme, çoktan ben yurduma kurbanım" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
EŞELETMEK

  1. [-i] Eşelemesini sağlamak
APSELEŞME

  1. [isim] Apseleşmek durumu
ADİLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Adi bir duruma girmek
    • "Yüreklendirme amacıyla giriştiği konuşma uzadıkça sulandı, adileşti." (Alev Alatlı)
ÜLEŞTİRME

  1. [isim] Bakınız paylaştırma
KİSTLEŞME

  1. [isim] Kistleşmek durumu
DEŞELEMEK

  1. [-i] Güçlü bir biçimde deşmek, karıştırmak
    • "Yaban domuzları tarlayı deşelemişler."
  2. [mecaz] Bakınız araştırmak
    • "Bu, biraz da ihtiyarı deşelemek, o profesör hakkında bildiklerini söyletmek içindi." (Tarık Buğra)
PEKLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Sertleşmek, katılaşmak
  2. Kabız olmak
  3. [mecaz] Güçlenmek, sağlamlaşmak
    • "Hatta Hüsmen, bir gece rüyasında eşeğin palanını yeşil bir kadifeyle kaplı görmüş, itikadı pekleşmişti." (Refik Halit Karay)
NEŞELENME

  1. [isim] Neşelenmek işi
KALLEŞLİK

  1. [isim] Kalleş olma durumu; orospuluk, puştluk
  2. Kalleşçe davranış
    • "Kalleşliğin binbir çeşidi apaçık görünüyordu bu gülüşte." (Tarık Buğra)
TEŞVİKKAR

Kelime Kökeni: Arapça teşvīḳ + Farsça -kār

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız isteklendirici
    • "Taraflardan birinin takip edeceği siyaset veya yol karşı tarafı etkiler, … muhatabından alacağı teşvikkâr bir işaret üzerine o da bazı tavizlerde bulunur." (Rauf Raif Denktaş)
  2. Bakınız özendirici
HİNLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Kurnaz duruma gelmek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü