İçinde eş olan 6 harfli 85 kelime var. İçerisinde EŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eş olan kelimeler listesine ya da sonu eş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Eş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EŞ, ŞE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BEŞLİK
-
-
[sıfat]
Beşi bir arada, beş taneden oluşmuş, beş tane alabilen
- "Beşlik cezve."
-
[isim]
Beş birimden oluşan para
- "Pehlivan Ali beşliğin kendisinden istendiğini anlamıştı."
-
[isim, eskimiş]
Beş para, beş kuruş veya beş lira değerinde olan akçe
-
Bakınız beşibirlik
-
Bakınız ata beşibirlik
-
[sıfat]
Beşi bir arada, beş taneden oluşmuş, beş tane alabilen
- TEŞRİF
-
Kelime Kökeni: Arapça teşrīf
-
[isim]
Bir yeri onurlandırma, şereflendirme
-
Gelmesiyle bir yeri onurlandırma
-
[isim]
Bir yeri onurlandırma, şereflendirme
- KÖYDEŞ
-
-
[isim]
Aynı köyde oturan kimselerin birbirine göre her biri; köylü
-
[isim]
Aynı köyde oturan kimselerin birbirine göre her biri; köylü
- KÖREŞE
-
-
[isim]
Yerdeki karın yüzünde buz tutmuş olan tabaka
-
[isim]
Yerdeki karın yüzünde buz tutmuş olan tabaka
- TEŞRİN
-
Kelime Kökeni: Arapça teşrīn
-
[isim, eskimiş]
Eski takvimde ekim ve kasım ayları için kullanılan ortak isim
- "Teşrin gecesi inadına da uzundur."
-
[isim, eskimiş]
Eski takvimde ekim ve kasım ayları için kullanılan ortak isim
- ŞEŞPER
-
Kelime Kökeni: Farsça şeş + per
-
[isim, eskimiş]
Savaş araçlarından altı dilimli topuz
-
[isim, eskimiş]
Savaş araçlarından altı dilimli topuz
- TEŞRİH
-
Kelime Kökeni: Arapça teşrīḥ
- TEŞRİK
-
Kelime Kökeni: Arapça teşrīk
-
[isim, eskimiş]
Yaptığı bir işe bir kimseyi ortak etme
-
[isim, eskimiş]
Yaptığı bir işe bir kimseyi ortak etme
- EŞELEK
-
-
[isim, ağızlardan]
Elma, armut, ayva vb. meyvelerin yenmeyen iç bölümü
-
[isim, ağızlardan]
Elma, armut, ayva vb. meyvelerin yenmeyen iç bölümü
- EŞLEME
-
-
[isim]
Eşlemek işi; bağlaşım
-
[sinema, televizyon]
Görüntü ve ses kuşakları arasındaki bağ; senkronizasyon
-
[isim]
Eşlemek işi; bağlaşım
- KEŞKÜL
-
Kelime Kökeni: Farsça keşkūl
-
[isim]
Üstüne dövülmüş fıstık ve Hindistan cevizi dökülen bir tür süt tatlısı; keşkülüfukara
-
[eskimiş]
Gezici bazı dervişlerin ve dilencilerin ellerinde tuttukları, Hindistan cevizi kabuğundan, metalden veya abanozdan yapılmış dilenci çanağı
-
[isim]
Üstüne dövülmüş fıstık ve Hindistan cevizi dökülen bir tür süt tatlısı; keşkülüfukara
- DEŞMEK
-
-
[-i]
Bir yeri oymak, delmek, kazmak
-
[mecaz]
Bir sorunun üzerinde yeniden durmak, hatırlatmak, kurcalamak
- "Bu hatıraları daha deşmek istemiyorum."
-
[-i]
Bir yeri oymak, delmek, kazmak
- DEMKEŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça demkeş
-
[sıfat, eskimiş]
Dem çeken, güzel ses çıkaran (güvercin)
-
[sıfat, eskimiş]
Dem çeken, güzel ses çıkaran (güvercin)
- GÜNDEŞ
-
- KÖKTEŞ
-
-
[sıfat, dil bilgisi]
Aynı kökten gelen, yapı ve görevleri farklı olan (kelimeler); müştak (I): sevgi, sevinç, sevme; vergi, verim, veri; başlık, başlangıç, başkan gibi
-
[sıfat, dil bilgisi]
Aynı kökten gelen, yapı ve görevleri farklı olan (kelimeler); müştak (I): sevgi, sevinç, sevme; vergi, verim, veri; başlık, başlangıç, başkan gibi
- LEŞÇİL
-
-
[sıfat]
Leşle beslenen (hayvan)
-
[sıfat]
Leşle beslenen (hayvan)
- EŞYALI
-
-
[sıfat]
Eşyası olan
- "Adaya taşınmayı kurdular, eşyalı bir ev aradılar."
-
[sıfat]
Eşyası olan
- KEŞŞAF
-
Kelime Kökeni: Arapça keşşāf
-
[isim, eskimiş]
Bilinmeyen çok önemli bir şeyi keşfeden
-
Bakınız keşif kolu
-
Bakınız izci
-
[isim, eskimiş]
Bilinmeyen çok önemli bir şeyi keşfeden
- BELEŞE
-
-
[zarf]
Bakınız bedava
-
[zarf]
Bakınız bedava
- EŞEKÇE
-
-
[sıfat]
Kaba bir biçimde olan
- "Kızcağıza eşekçe bir cevap verdim."
-
[zarf]
Kaba bir biçimde
-
[sıfat]
Kaba bir biçimde olan