İçinde eş olan 5 harfli 63 kelime var. İçerisinde EŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eş olan kelimeler listesine ya da sonu eş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Eş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E Ş
2 Harfli Kelimeler
EŞ, ŞE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TEŞYİ
-
Kelime Kökeni: Arapça teşyīʿ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız uğurlama
-
[isim, eskimiş]
Bakınız uğurlama
- TEŞCİ
-
Kelime Kökeni: Arapça teşcīʿ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız cesaretlendirme
- "Bedia bu teşciden şok bir heyecan duydu."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız cesaretlendirme
- ÖZDEŞ
-
-
[sıfat]
Her türlü nitelik bakımından eşit olan, aralarında fark bulunmayan; aynı
- "Bunun için ne konudan tamamıyla uzaklaşmalı ne de konunun büsbütün içine girip onunla özdeş olmalıdır."
-
[felsefe]
Bir ve aynı olan, bir ve aynı anlama gelen
-
[matematik]
Kendinde özdeşlik bulunan; identik
-
[sıfat]
Her türlü nitelik bakımından eşit olan, aralarında fark bulunmayan; aynı
- DEŞME
-
-
[isim]
Deşmek işi
- "Sebebini kurcalamaya, deşmeye lüzum yok."
-
[isim]
Deşmek işi
- EŞREF
-
Kelime Kökeni: Arapça eşref
-
[sıfat, eskimiş]
Çok onurlu, çok şerefli
-
[sıfat, eskimiş]
Çok onurlu, çok şerefli
- BEŞİZ
-
-
[sıfat]
Beşi bir arada doğan (çocuk)
-
[sıfat]
Beşi bir arada doğan (çocuk)
- DEŞİK
-
-
[sıfat]
Deşilmiş olan
-
[sıfat]
Deşilmiş olan
- PEŞLİ
-
-
[sıfat]
Peş (II) eklenerek genişletilmiş (giysi)
- "Hacı Kalfa, bugün arkasına dört peşli bir eski zaman entarisi giymiş."
-
[sıfat]
Peş (II) eklenerek genişletilmiş (giysi)
- BEŞER
-
Kelime Kökeni: Arapça beşer
-
[isim]
İnsanoğlu, insan
- "Beşer denen kuş doymaz itilalara."
-
[isim]
İnsanoğlu, insan
- GÜNEŞ
-
-
[isim]
Dünyanın da dâhil olduğu sistemin merkezinde bulunan Güneş’in yaydığı ısı ve ışık; gün, şems
- "Güneş yakmasın diye onun güzel başını/ Gördüm siper olurken iki arkadaşını"
-
[isim]
Dünyanın da dâhil olduğu sistemin merkezinde bulunan Güneş’in yaydığı ısı ve ışık; gün, şems
- GEBEŞ
-
-
[sıfat, argo]
Karnı şiş olan (kimse)
-
Göbeği öne çıkık, bodur ve şişman (kimse)
-
Aptal, sersem (kimse)
-
Tembel, uyuşuk, beceriksiz (kimse)
-
[sıfat, argo]
Karnı şiş olan (kimse)
- KEŞİK
-
Kelime Kökeni: Moğolca
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız nöbet
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız nöbet
- BEŞLİ
-
-
[sıfat]
Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan; muhammes
-
[isim]
İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya taş
-
Bakınız beşibirlik
-
Bakınız ata beşibirlik
-
[isim, edebiyat]
Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume; muhammes
-
[isim, edebiyat]
Halk edebiyatında üçlemeli bir bende, konu ile ilgili aynı ölçüde bir çift dizenin bağlanmasıyla oluşan manzume; muhammes
-
[isim, müzik]
Beş ses veya beş müzik aracı için yazılan müzik eseri; kentet, kuintet
-
[isim, müzik]
Beş müzisyenin çaldığı caz orkestrası
-
[sıfat]
Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan; muhammes
- BEŞON
-
-
[isim]
Yüksekliği 5 cm, eni 10 cm olacak biçimde kesilmiş kereste
-
[isim]
Yüksekliği 5 cm, eni 10 cm olacak biçimde kesilmiş kereste
- BEŞİK
-
-
[isim]
Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola
- "Ayaklarının ucuna basarak beşiğin yanına geldi."
-
Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü
-
[mecaz]
Bir şeyin doğup geliştiği yer
- "Sırbistan'ın beşiği ve kaynağı burasıdır."
-
[spor]
Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma
-
[isim]
Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola
- EŞLİK
-
-
[isim]
Eş olma durumu
-
Birlikte, beraber olma durumu
- "Mesela hoca eşliğinde yapılan çift kişilik uçuşa tandem uçuş deniliyormuş."
-
[müzik]
Belirli bir modeli ile armoni oluşturan ve bir veya birkaç partiye bölüştürülen sesler bütünü
-
[isim]
Eş olma durumu
- EŞLEM
-
-
[isim]
Bakınız kopya
-
[isim]
Bakınız kopya
- EŞLEK
-
-
[isim, coğrafya]
Bakınız Ekvator
-
[isim, coğrafya]
Bakınız Ekvator
- KEŞİF
-
Kelime Kökeni: Arapça keşf
-
[isim]
Ortaya çıkarma, meydana çıkarma
-
Var olduğu bilinmeyen bir şeyin ortaya çıkarılması
- "Amerika'nın keşfi."
-
Gizli olan bir şey hakkında geniş bilgi edinme
-
[mecaz]
Bir şeyin olacağını önceden anlama, sezme; tahmin
-
[hukuk]
Bir olay veya durumun oluş nedenlerini anlayabilmek için yerinde inceleme yapma
- "Bu davaların dağ tepe keşiflerine koşar, kararlarını kaleme alır."
-
[isim]
Ortaya çıkarma, meydana çıkarma
- DÜŞEŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça dū + şeş
-
[isim]
Zarla oynanan oyunlarda, atılan zarlardan her ikisinin de altı benekli olan yüzlerinin üste gelmesi
-
[mecaz]
Umulmayan iyi bir rastlama
- "Sizin buraya uğramanız bir düşeş oldu."
-
[isim]
Zarla oynanan oyunlarda, atılan zarlardan her ikisinin de altı benekli olan yüzlerinin üste gelmesi