İçinde eş olan 5 harfli 63 kelime var. İçerisinde EŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eş olan kelimeler listesine ya da sonu eş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Eş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E Ş

2 Harfli Kelimeler

EŞ, ŞE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TEŞYİ

Kelime Kökeni: Arapça teşyīʿ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız uğurlama
TEŞCİ

Kelime Kökeni: Arapça teşcīʿ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız cesaretlendirme
    • "Bedia bu teşciden şok bir heyecan duydu." (Ömer Seyfettin)
ÖZDEŞ

  1. [sıfat] Her türlü nitelik bakımından eşit olan, aralarında fark bulunmayan; aynı
    • "Bunun için ne konudan tamamıyla uzaklaşmalı ne de konunun büsbütün içine girip onunla özdeş olmalıdır." (Kamiran Birand)
  2. [felsefe] Bir ve aynı olan, bir ve aynı anlama gelen
  3. [matematik] Kendinde özdeşlik bulunan; identik
DEŞME

  1. [isim] Deşmek işi
    • "Sebebini kurcalamaya, deşmeye lüzum yok." (Necip Fazıl Kısakürek)
EŞREF

Kelime Kökeni: Arapça eşref

  1. [sıfat, eskimiş] Çok onurlu, çok şerefli
BEŞİZ

  1. [sıfat] Beşi bir arada doğan (çocuk)
DEŞİK

  1. [sıfat] Deşilmiş olan
PEŞLİ

  1. [sıfat] Peş (II) eklenerek genişletilmiş (giysi)
    • "Hacı Kalfa, bugün arkasına dört peşli bir eski zaman entarisi giymiş." (Reşat Nuri Güntekin)
BEŞER

Kelime Kökeni: Arapça beşer

  1. [isim] İnsanoğlu, insan
    • "Beşer denen kuş doymaz itilalara." (Tevfik Fikret)
GÜNEŞ

  1. [isim] Dünyanın da dâhil olduğu sistemin merkezinde bulunan Güneş’in yaydığı ısı ve ışık; gün, şems
    • "Güneş yakmasın diye onun güzel başını/ Gördüm siper olurken iki arkadaşını" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
GEBEŞ

  1. [sıfat, argo] Karnı şiş olan (kimse)
  2. Göbeği öne çıkık, bodur ve şişman (kimse)
  3. Aptal, sersem (kimse)
  4. Tembel, uyuşuk, beceriksiz (kimse)
KEŞİK

Kelime Kökeni: Moğolca

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız nöbet
BEŞLİ

  1. [sıfat] Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan; muhammes
  2. [isim] İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya taş
  3. Bakınız beşibirlik
  4. Bakınız ata beşibirlik
  5. [isim, edebiyat] Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume; muhammes
  6. [isim, edebiyat] Halk edebiyatında üçlemeli bir bende, konu ile ilgili aynı ölçüde bir çift dizenin bağlanmasıyla oluşan manzume; muhammes
  7. [isim, müzik] Beş ses veya beş müzik aracı için yazılan müzik eseri; kentet, kuintet
  8. [isim, müzik] Beş müzisyenin çaldığı caz orkestrası
BEŞON

  1. [isim] Yüksekliği 5 cm, eni 10 cm olacak biçimde kesilmiş kereste
BEŞİK

  1. [isim] Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola
    • "Ayaklarının ucuna basarak beşiğin yanına geldi." (Halide Edip Adıvar)
  2. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü
  3. [mecaz] Bir şeyin doğup geliştiği yer
    • "Sırbistan'ın beşiği ve kaynağı burasıdır." (Falih Rıfkı Atay)
  4. [spor] Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma
EŞLİK

  1. [isim] Eş olma durumu
  2. Birlikte, beraber olma durumu
    • "Mesela hoca eşliğinde yapılan çift kişilik uçuşa tandem uçuş deniliyormuş." (Neslihan Gedik)
  3. [müzik] Belirli bir modeli ile armoni oluşturan ve bir veya birkaç partiye bölüştürülen sesler bütünü
EŞLEM

  1. [isim] Bakınız kopya
EŞLEK

  1. [isim, coğrafya] Bakınız Ekvator
KEŞİF

Kelime Kökeni: Arapça keşf

  1. [isim] Ortaya çıkarma, meydana çıkarma
  2. Var olduğu bilinmeyen bir şeyin ortaya çıkarılması
    • "Amerika'nın keşfi."
  3. Gizli olan bir şey hakkında geniş bilgi edinme
  4. [mecaz] Bir şeyin olacağını önceden anlama, sezme; tahmin
  5. [hukuk] Bir olay veya durumun oluş nedenlerini anlayabilmek için yerinde inceleme yapma
    • "Bu davaların dağ tepe keşiflerine koşar, kararlarını kaleme alır." (Necati Cumalı)
DÜŞEŞ

Kelime Kökeni: Farsça dū + şeş

  1. [isim] Zarla oynanan oyunlarda, atılan zarlardan her ikisinin de altı benekli olan yüzlerinin üste gelmesi
  2. [mecaz] Umulmayan iyi bir rastlama
    • "Sizin buraya uğramanız bir düşeş oldu."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü