İçinde dı olan 6 harfli 33 kelime var. İçerisinde DI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dı olan kelimeler listesine ya da Sonu dı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇAVDIR
- ...
- YALDIZ
-
-
[isim]
Eşyaya altın veya gümüş görünüşü vermek için kullanılan, sıvı veya yaprak durumundaki altın, gümüş ve bunların taklidi olan madde
- "Boya değil, altın yaldız vursan manda gözü gibi donuk duruyor." (Burhan Felek)
-
Bu madde ile eşyalara yapılan süs
-
Aldatıcı dış görünüş, göz boyama
- "Onun kibarlığı yaldızdan ibarettir."
-
[isim]
Eşyaya altın veya gümüş görünüşü vermek için kullanılan, sıvı veya yaprak durumundaki altın, gümüş ve bunların taklidi olan madde
- FILDIR
-
-
[sıfat]
Çabuk, hızlı, telaşlı
- "Kara yağız, az tombul, fıldır göz, son derece kanı sıcak biridir." (Salâh Birsel)
-
[sıfat]
Çabuk, hızlı, telaşlı
- DIŞARI
-
-
[isim]
Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı
- "Dışarıda yağmur yağıyor." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Nevin ikisini de köpekler gibi kapıdan dışarıya atabilirdi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Kişinin konutundan ayrı olan yer
- "Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı." (Atilla İlhan)
-
Yurt dışı
- "Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az kalsın birleşecek kadar sıkı fıkı idik." (Burhan Felek)
-
[zarf]
Dışa, dış çevreye
- "Artık komutanlardan başka hiç kimse dışarı çıkmazdı." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı
- DALDIZ
-
-
[isim]
Marangozların kullandığı ağaç oymaya yarayan oluklu demir alet
-
Ağaçtan oyulmuş arı kovanı
-
Ağaçtan oyulmuş yayık
-
Petekten bal almak için kullanılan demir kepçe, demir bıçak
-
[isim]
Marangozların kullandığı ağaç oymaya yarayan oluklu demir alet
- DIĞDIK
-
-
[isim]
Akrabalığın uzak olduğunu anlatan dığdığının dığdığı deyiminde geçen bir söz
-
[isim]
Akrabalığın uzak olduğunu anlatan dığdığının dığdığı deyiminde geçen bir söz
- YILDIZ
-
-
[isim]
Güneş ve ay dışında gökyüzünde görülen ışıklı gök cisimlerinden her biri
- "Baktık geceden fecre kadar ellerde / Yıldızlara yükselen kadehler gördük." (Yahya Kemal Beyatlı)
- "Adayı ve adalıları o kadar sevmeme rağmen bir türlü yıldızım barışmamıştır." (Burhan Felek)
- "Yeni Dâhiliye Nazırı Zati Bey'in yıldızı parladıkça Zaptiye Nazırı Selim Paşa'nın ikbali sönmeye yüz tuttu." (Halide Edip Adıvar)
- "Bu gecelerin artık benzi soluyor, talihi kararıyor, yıldızı sönüyordu." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Meşhur sinema ve müzikhol sanatçısı, star
- "Bir keresinde de bir yerli opera yıldızımız gelmişti." (Haldun Taner)
-
Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil
- "Türk bayrağındaki yıldız beş ışınlıdır."
-
[sıfat]
Bu biçimde olan
-
Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse
- "Cebirde, geometride, fizikte sınıfımızın yıldızı idim." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Baht, şans, talih
-
Kuzey yönü, kuzey
-
[isim]
Güneş ve ay dışında gökyüzünde görülen ışıklı gök cisimlerinden her biri
- DIZLAK
-
-
[sıfat]
Dazlak
-
[sıfat]
Dazlak
- PALDIM
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Yük ve binek hayvanının, semer veya eyerinin ileri kaymasını önlemek için arka ayaklarının kaba etleri üzerinden geçirilen kayış
- "O başta: Kuskunu kopmuş eğerli düldüller. Bu başta: Paldımı düşmüş semerli bülbüller." (Mehmet Akif Ersoy)
-
[isim]
Yük ve binek hayvanının, semer veya eyerinin ileri kaymasını önlemek için arka ayaklarının kaba etleri üzerinden geçirilen kayış
- ZINDIK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Tanrı'ya ve ahirete inanmayan (kimse)
- "Nazarında herkes zındıktı, hırsızdı, yalancıydı." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Tanrı'ya ve ahirete inanmayan (kimse)
- DADILI
- ...
- BALDIZ
-
-
[isim]
Erkeğe göre eşinin kız kardeşi
-
[isim]
Erkeğe göre eşinin kız kardeşi
- BIZDIK
-
-
[isim]
Ufak çocuk
-
[isim]
Ufak çocuk
- DIŞSAL
-
-
[sıfat]
Dışla ilgili, dışa ilişkin, haricî
-
[sıfat]
Dışla ilgili, dışa ilişkin, haricî
- DIZDIK
-
-
[isim]
Akrabalığın uzak olduğunu anlatan dızdığının dızdığı deyiminde kullanılır
-
[isim]
Akrabalığın uzak olduğunu anlatan dızdığının dızdığı deyiminde kullanılır
- SAĞDIÇ
-
-
[isim]
Düğünde gelin veya güveyiye kılavuzluk eden kimse
-
[isim]
Düğünde gelin veya güveyiye kılavuzluk eden kimse
- DIRDIR
-
-
[isim]
Bezginlik verecek biçimde söylenen söz
-
[isim]
Bezginlik verecek biçimde söylenen söz
- BILDIR
-
-
Geçen yıl, bir yıl önce
- "Bıldırdan beri tembel, ağır gölgelerin sessizce dolaştığı yolları aceleci şekiller doldurmuş." (Refik Halit Karay)
-
Geçen yıl, bir yıl önce
- İBRADI
- ...
- DIZDIZ
- ...