İçinde dı olan 6 harfli 33 kelime var. İçerisinde DI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dı olan kelimeler listesine ya da sonu dı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DALDIZ
-
-
[isim, ağızlardan]
Marangozların kullandığı ağaç oymaya yarayan oluklu demir alet
-
Ağaçtan oyulmuş arı kovanı
-
Ağaçtan oyulmuş yayık
-
Petekten bal almak için kullanılan demir kepçe, demir bıçak
-
[isim, ağızlardan]
Marangozların kullandığı ağaç oymaya yarayan oluklu demir alet
- DIZLAK
- ...
- FINDIK
-
Kelime Kökeni: Arapça funduḳ
-
[isim, bitki bilimi]
Kayıngillerden, kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun genellikle Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yetişen, boyu 6-7 metre, yaygın tepeli bir ağaççık (Corylus avellana)
-
Bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı, nişastalı ürünü
-
[argo]
Hileli zar
-
[isim, bitki bilimi]
Kayıngillerden, kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun genellikle Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yetişen, boyu 6-7 metre, yaygın tepeli bir ağaççık (Corylus avellana)
- SAĞDIÇ
-
-
[isim]
Düğünde gelin veya damada kılavuzluk eden kimse
-
[isim]
Düğünde gelin veya damada kılavuzluk eden kimse
- PALDIM
-
Kelime Kökeni: Farsça pāldum
-
[isim]
Yük ve binek hayvanının, semer veya eyerinin ileri kaymasını önlemek için arka ayaklarının kaba etleri üzerinden geçirilen kayış
- "O başta: Kuskunu kopmuş eyerli düldüller / Bu başta: Paldımı düşmüş semerli bülbüller."
-
[isim]
Yük ve binek hayvanının, semer veya eyerinin ileri kaymasını önlemek için arka ayaklarının kaba etleri üzerinden geçirilen kayış
- YARDIM
-
-
[isim]
Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma; iane, muavenet
-
Bir ülkeye veya birine bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri; destek
-
Bakınız etki
- "Otların üstünde, ağaçların yapraklarında kalan yağmur damlaları rüzgârın da yardımıyla öğleye kadar kurudu."
-
İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı; destek
- "Bugün tiyatroya yapılan devlet yardımlarının gerekçesi de tiyatronun eğitimle olan sıkı ilişkisine dayanmaktadır."
-
[isim]
Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma; iane, muavenet
- ÇILDIR
-
-
[isim]
Ardahan iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Ardahan iline bağlı ilçelerden biri
- BILDIR
-
-
[zarf, ağızlardan]
Geçen yıl, bir yıl önce
- "Bıldırdan beri tembel, ağır gölgelerin sessizce dolaştığı yolları aceleci şekiller doldurmuş."
-
[zarf, ağızlardan]
Geçen yıl, bir yıl önce
- ALINDI
-
-
[isim]
Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge; makbuz
-
[isim]
Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge; makbuz
- YILDIZ
-
-
[isim]
Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri
- "Baktık geceden fecre kadar ellerde / Yıldızlara yükselen kadehler gördük"
-
Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı; star
- "Bir keresinde de bir yerli opera yıldızımız gelmişti."
-
Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil
- "Türk bayrağındaki yıldız beş ışınlıdır."
-
[sıfat]
Bu biçimde olan
-
[mecaz]
Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse
- "Cebirde, geometride, fizikte sınıfımızın yıldızı idim."
-
[mecaz]
Baht, şans, talih
-
Kuzey 360 derecelik yön; kuzey
-
[isim]
Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri
- DIŞSAL
-
-
[sıfat]
Dışla ilgili, dışa ilişkin
-
[sıfat]
Dışla ilgili, dışa ilişkin
- SOYADI
-
-
[isim]
Herkesin ailece anılmasına yarayan öz adından sonraki adı; aile adı, soy ismi
- "Babası evvela soyadını Öz-Cengiz diye kaydettirmişti."
-
[isim]
Herkesin ailece anılmasına yarayan öz adından sonraki adı; aile adı, soy ismi
- SANDIK
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣandūḳ
-
[isim]
İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası
- "Dolabını, sandığını, kitaplarını, defterlerini didik didik aradık, bulamadık."
-
Bakınız kasa
-
Bir kurumda para alınıp verilen yer
- "Sandık emini."
-
Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş
- "Emekli Sandığı."
-
Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti
-
Kamu kesiminde çalışan personelin kendi kurumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim
-
Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu
-
Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları tulumba
-
[isim]
İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası
- DIRDIR
-
-
[isim]
Bezdirici bir biçimde söylenme; dırıltı
- "Karı dırdırından başının şiştiğini ikide bir yana yakıla anlatıyordu."
-
[isim]
Bezdirici bir biçimde söylenme; dırıltı
- YANDIK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Baklagillerden, sıcak ve kurak bölgelerde yetişen, sarımtırak küçük tohumlarından kudret helvasına benzer bir madde elde edilen bitki (Alhagi maurorum)
-
[isim, bitki bilimi]
Baklagillerden, sıcak ve kurak bölgelerde yetişen, sarımtırak küçük tohumlarından kudret helvasına benzer bir madde elde edilen bitki (Alhagi maurorum)
- ZINDIK
-
Kelime Kökeni: Arapça zindīḳ
-
[sıfat]
Tanrı'ya ve ahirete inanmayan (kimse)
- "Nazarında herkes zındıktı, hırsızdı, yalancıydı."
-
[sıfat]
Tanrı'ya ve ahirete inanmayan (kimse)
- BALDIZ
-
-
[isim]
Erkeğe göre eşinin kız kardeşi
- "Eve işçi, aşçı tutmam, kaynana, baldız istemem. Bir Köroğlu bir Ayvaz."
-
[isim]
Erkeğe göre eşinin kız kardeşi
- ÇAVDIR
-
-
[isim]
Burdur iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Burdur iline bağlı ilçelerden biri
- BALDIR
-
-
[isim]
Bacağın dizden ayak bileğine kadar olan bölümü; incik
- "Dizlerinde, baldırlarında sızı kalmadı."
-
Bu bölümün yumuşak ve şişkin olan arka tarafı
-
[isim]
Bacağın dizden ayak bileğine kadar olan bölümü; incik
- BIZDIK
-
-
[isim, şaka yollu]
Ufak çocuk
-
[isim, şaka yollu]
Ufak çocuk