İçinde dı olan 6 harfli 33 kelime var. İçerisinde DI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dı olan kelimeler listesine ya da sonu dı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DALDIZ

  1. [isim, ağızlardan] Marangozların kullandığı ağaç oymaya yarayan oluklu demir alet
  2. Ağaçtan oyulmuş arı kovanı
  3. Ağaçtan oyulmuş yayık
  4. Petekten bal almak için kullanılan demir kepçe, demir bıçak
DIZLAK
...
FINDIK

Kelime Kökeni: Arapça funduḳ

  1. [isim, bitki bilimi] Kayıngillerden, kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun genellikle Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yetişen, boyu 6-7 metre, yaygın tepeli bir ağaççık (Corylus avellana)
  2. Bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı, nişastalı ürünü
  3. [argo] Hileli zar
SAĞDIÇ

  1. [isim] Düğünde gelin veya damada kılavuzluk eden kimse
PALDIM

Kelime Kökeni: Farsça pāldum

  1. [isim] Yük ve binek hayvanının, semer veya eyerinin ileri kaymasını önlemek için arka ayaklarının kaba etleri üzerinden geçirilen kayış
    • "O başta: Kuskunu kopmuş eyerli düldüller / Bu başta: Paldımı düşmüş semerli bülbüller." (Mehmet Akif Ersoy)
YARDIM

  1. [isim] Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma; iane, muavenet
  2. Bir ülkeye veya birine bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri; destek
  3. Bakınız etki
    • "Otların üstünde, ağaçların yapraklarında kalan yağmur damlaları rüzgârın da yardımıyla öğleye kadar kurudu." (Necati Cumalı)
  4. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı; destek
    • "Bugün tiyatroya yapılan devlet yardımlarının gerekçesi de tiyatronun eğitimle olan sıkı ilişkisine dayanmaktadır." (Metin And)
ÇILDIR

  1. [isim] Ardahan iline bağlı ilçelerden biri
BILDIR

  1. [zarf, ağızlardan] Geçen yıl, bir yıl önce
    • "Bıldırdan beri tembel, ağır gölgelerin sessizce dolaştığı yolları aceleci şekiller doldurmuş." (Refik Halit Karay)
ALINDI

  1. [isim] Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge; makbuz
YILDIZ

  1. [isim] Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri
    • "Baktık geceden fecre kadar ellerde / Yıldızlara yükselen kadehler gördük" (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı; star
    • "Bir keresinde de bir yerli opera yıldızımız gelmişti." (Haldun Taner)
  3. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil
    • "Türk bayrağındaki yıldız beş ışınlıdır."
  4. [sıfat] Bu biçimde olan
  5. [mecaz] Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse
    • "Cebirde, geometride, fizikte sınıfımızın yıldızı idim." (Yusuf Ziya Ortaç)
  6. [mecaz] Baht, şans, talih
  7. Kuzey 360 derecelik yön; kuzey
DIŞSAL

  1. [sıfat] Dışla ilgili, dışa ilişkin
SOYADI

  1. [isim] Herkesin ailece anılmasına yarayan öz adından sonraki adı; aile adı, soy ismi
    • "Babası evvela soyadını Öz-Cengiz diye kaydettirmişti." (Halide Edip Adıvar)
SANDIK

Kelime Kökeni: Arapça ṣandūḳ

  1. [isim] İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası
    • "Dolabını, sandığını, kitaplarını, defterlerini didik didik aradık, bulamadık." (Yusuf Atılgan)
  2. Bakınız kasa
  3. Bir kurumda para alınıp verilen yer
    • "Sandık emini."
  4. Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş
    • "Emekli Sandığı."
  5. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti
  6. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi kurumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim
  7. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu
  8. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları tulumba
DIRDIR

  1. [isim] Bezdirici bir biçimde söylenme; dırıltı
    • "Karı dırdırından başının şiştiğini ikide bir yana yakıla anlatıyordu." (Azra Erhat)
YANDIK

  1. [isim, bitki bilimi] Baklagillerden, sıcak ve kurak bölgelerde yetişen, sarımtırak küçük tohumlarından kudret helvasına benzer bir madde elde edilen bitki (Alhagi maurorum)
ZINDIK

Kelime Kökeni: Arapça zindīḳ

  1. [sıfat] Tanrı'ya ve ahirete inanmayan (kimse)
    • "Nazarında herkes zındıktı, hırsızdı, yalancıydı." (Ömer Seyfettin)
BALDIZ

  1. [isim] Erkeğe göre eşinin kız kardeşi
    • "Eve işçi, aşçı tutmam, kaynana, baldız istemem. Bir Köroğlu bir Ayvaz." (Memduh Şevket Esendal)
ÇAVDIR

  1. [isim] Burdur iline bağlı ilçelerden biri
BALDIR

  1. [isim] Bacağın dizden ayak bileğine kadar olan bölümü; incik
    • "Dizlerinde, baldırlarında sızı kalmadı." (Ömer Seyfettin)
  2. Bu bölümün yumuşak ve şişkin olan arka tarafı
BIZDIK

  1. [isim, şaka yollu] Ufak çocuk
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü