İçinde döşeme olan 8 kelime var. İçerisinde DÖŞEME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında döşeme olan kelimeler listesine ya da sonu döşeme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DÖŞEMECİLİK
DÖŞEMEALTI
DÖŞEMELİK, DÖŞEMESİZ
DÖŞEMECİ, DÖŞEMELİ
DÖŞEMEK
DÖŞEME
Döşeme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
6 Harfli Kelimeler
DÖŞEME, ÖDEŞME
5 Harfli Kelimeler
DEŞME, DÖŞEM, ÖDEME
4 Harfli Kelimeler
DEME, EŞME, MEŞE, ÖDEM
3 Harfli Kelimeler
DEM, DÖŞ, EDE, ŞEM
2 Harfli Kelimeler
DE, EM, EŞ, ME, MÖ, ÖD, ŞE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÖŞEMECİLİK
-
-
[isim]
Döşemecinin yaptığı iş
-
[isim]
Döşemecinin yaptığı iş
- DÖŞEMEALTI
-
-
[isim]
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
- DÖŞEMELİK
-
-
[sıfat]
Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç)
-
Kanepe, koltuk vb.nin kaplanmasına elverişli (kumaş)
-
[sıfat]
Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç)
- DÖŞEMESİZ
-
-
[sıfat]
Döşemesi olmayan
- "O çıkış da sayfiyeye gider gibi o kadar hürmetsizce, o kadar çabuk olmuş ki saray döşemesiz, eşyasız tamtakır kalmış."
-
[sıfat]
Döşemesi olmayan
- DÖŞEMELİ
-
-
[sıfat]
Döşemesi olan
- "Her muvakkat memuriyet odası gibi sade ve dağınık döşemeli bir yere girdiler."
-
[sıfat]
Döşemesi olan
- DÖŞEMECİ
-
-
[isim]
Koltuk, kanepe, divan vb. ev eşyalara kumaş kaplayan kimse
-
Döşemelik kumaş, perde vb. satan kimse
-
Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerlerine kumaş, deri vb. kaplayan veya bu kaplamaları tamir eden kimse
-
Binalarda tabanları tahta, parke, mermer vb. malzeme ile kaplayan kimse
-
[isim]
Koltuk, kanepe, divan vb. ev eşyalara kumaş kaplayan kimse
- DÖŞEMEK
-
-
[-i]
Bir tabanı, tahta, karo, mermer vb. yapı gereçleriyle kaplamak
-
Kumaş, halı vb.ni bir yeri iyice örtecek biçimde sermek
- "Yufkayı tepsiye döşedi. Salona halı döşedik."
-
Bir ev veya dairenin oturulabilir duruma gelmesi için gerekli eşyayı oraya yerleştirmek
- "On parça eşya ile döşeyip süslenmiş yaz evi..."
-
Boru, kablo vb. yerleştirmek; çekmek
- "Bir taraftan da raylarımızı döşüyorduk."
-
[-i]
Bir tabanı, tahta, karo, mermer vb. yapı gereçleriyle kaplamak
- DÖŞEME
-
-
[isim]
Döşemek işi
-
Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama
- "Odanın döşemesine bakıyor, bir türlü bu yabancı yere bir ad koyamıyordu."
-
Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya; mefruşat
-
Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri
- "Bu patiska döşemeleri beraber ütüleyecektik."
-
Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri
-
[edebiyat]
Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü
- "Hamama gitmek, yıkanmak, masallara, masal döşemelerine bile girdiği gibi halkımızın yaşama biçimlerine de karışmıştır."
-
[isim]
Döşemek işi