İçinde dol olan 11 harfli 23 kelime var. İçerisinde DOL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dol olan kelimeler listesine ya da Sonu dol ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
D L O Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
DO, OD, OL
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DOLANDIRMAK
-
-
[-i]
Dolanma işini yaptırmak
-
Dolaştırmak
-
Birisini aldatarak parasını veya malını elinden almak
- "Falan satıcı paranızı dolandırır, göndermeyelim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Dolanma işini yaptırmak
- DOLİKOSEFAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Uzun kafalı
-
[isim]
Uzun kafalı
- GONDOLCULUK
-
-
[isim]
Gondolcu olma işi
-
[isim]
Gondolcu olma işi
- DOLAŞABİLME
- ...
- DOLAMBAÇSIZ
-
-
[sıfat]
Dolambacı olmayan
-
Açık, doğrudan doğruya olan
- "Dolambaçsız anlatım."
-
[sıfat]
Dolambacı olmayan
- REDDOLUNMAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[nsz]
Verilen veya yapılması istenen bir şey kabul edilmemek, geri çevrilmek
-
[nsz]
Verilen veya yapılması istenen bir şey kabul edilmemek, geri çevrilmek
- DOLAPLANMAK
- ...
- DOLDURULMAK
-
-
[nsz]
Dolu bir duruma getirilmek
-
Biri, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirilmek
-
[nsz]
Dolu bir duruma getirilmek
- METODOLOJİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Yöntem bilimsel
-
[sıfat]
Yöntem bilimsel
- DOLANIVERME
- ...
- TARDOLUNMAK
- ...
- ODOLYOMETRİ
- ...
- DOLAŞTIRMAK
-
-
[-e]
Dolaşma işini yaptırmak
-
[-e]
Dolaşma işini yaptırmak
- DOLMUŞÇULUK
-
-
[isim]
Dolmuşçunun işi veya mesleği
-
[isim]
Dolmuşçunun işi veya mesleği
- DOLAŞIVERME
- ...
- DOLGUNLAŞMA
-
-
[isim]
Dolgunlaşmak işi
-
[isim]
Dolgunlaşmak işi
- DOLAYISIYLA
-
-
[zarf]
Bağlı olarak, doğrudan doğruya olmayarak
- "Dolayısıyla onun da ne düşündüğünü anlamış olduk."
-
Nedeniyle
- "Başka sebepler dolayısıyla aileye karşı koymuş bulunuyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[zarf]
Bağlı olarak, doğrudan doğruya olmayarak
- DOLANDIRICI
-
-
[isim]
Birini aldatarak mal veya parasını alan kimse
- "Tükürük müfettişi meğer meşhur bir dolandırıcı imiş." (Burhan Felek)
-
[isim]
Birini aldatarak mal veya parasını alan kimse
- DOLAPLATMAK
- ...
- DOLANABİLME
- ...