İçinde dokunma olan 6 kelime var. İçerisinde DOKUNMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dokunma olan kelimeler listesine ya da sonu dokunma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DOKUNMABANA
DOKUNMASIZ, DOKUNMATİK
DOKUNMALI
DOKUNMAK
DOKUNMA
Dokunma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
7 Harfli Kelimeler
DOKUNMA
6 Harfli Kelimeler
DOKUMA, DONMAK, OKUNMA
5 Harfli Kelimeler
DONAM, DONMA, DONUK, DUMAN, KONDU, KONMA, KONUM, KUMAN, KUNDA, MADUN, OKUMA, ONMAK
4 Harfli Kelimeler
DANK, DOKU, DUKA, DUMA, KAMU, KANO, KOMA, KONU, KUMA, MANO, MAUN, MODA, MOKA, ODAK, ODUN, ONAM, ONMA, ONUM
3 Harfli Kelimeler
DAM, DOK, DON, DUA, DUN, KAM, KAN, KOD, KOM, KUM, MOD, NAM, NOD, NOM, ODA, OMA, ONA
2 Harfli Kelimeler
AD, AK, AM, AN, DO, MA, OD, OK, OM, ON, UN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DOKUNMABANA
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kanser
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kanser
- DOKUNMATİK
-
-
[sıfat]
Bakınız dokunmalı
-
[sıfat]
Bakınız dokunmalı
- DOKUNMASIZ
-
-
[sıfat]
Dokunmadan, ele alınmadan kullanılabilen
-
[sıfat]
Dokunmadan, ele alınmadan kullanılabilen
- DOKUNMALI
-
-
[sıfat]
Ekranına parmak veya özel kalemle dokunularak kullanılan (televizyon, bilgisayar, cep telefonu vb.)
-
[sıfat]
Ekranına parmak veya özel kalemle dokunularak kullanılan (televizyon, bilgisayar, cep telefonu vb.)
- DOKUNMAK
-
-
[-e]
Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak; yordamlamak, temas etmek
- "Bir elektrik zilinin düğmesine dokunduk."
-
Birbirine veya bir şeye hafifçe değmek; ilmek (III)
-
El sürmek, el sürüp arıştırmak
- "Bu kâğıtlara kimse dokunmasın."
-
[nesnesiz]
Alıp kullanmak, el sürmek
- "Buğdaydan, bulgurdan ne varsa kimse dokunmuyor, daha zor günlere saklıyordu."
-
[nesnesiz]
Sağlığını bozmak, rahatsızlanmasına sebep olmak, yaramamak
- "Bu yemek bana dokunur. Bu hava dokundu."
-
İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek
- "Hiçbir gözyaşının bana onunkiler kadar dokunduğunu hatırlamıyorum."
-
Bakınız değinmek
- "Eğitim konusuna dokunan bir yazı."
-
Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak
-
[mecaz]
Tedirgin etmek, rahatsız etmek; batmak
-
[-e]
Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak; yordamlamak, temas etmek
- DOKUNMA
-
-
[isim]
Dokunmak (I) işi; değinti, temas
-
[isim]
Dokunmak (I) işi; değinti, temas