İçinde do olan 4 harfli 12 kelime var. İçerisinde DO bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında do olan kelimeler listesine ya da sonu do ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Do Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D O

2 Harfli Kelimeler

DO, OD

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

JUDO

Kelime Kökeni: Fransızca judo

  1. [isim, spor] Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılan dövüş sporu
DONE

Kelime Kökeni: Fransızca donnée

  1. [isim] Bakınız veri
DOĞU

  1. [isim] Bulunulan yerde sola kuzey, sağa güney alındığında yüzün dönük olduğu yön; gün doğusu, maşrık, şark, batı karşıtı
  2. [sıfat] Bu yönde bulunan; şarki
VİDO

Kelime Kökeni: İtalyanca vedo

  1. [isim] Oyunda kazanılacak parayı iki katına çıkarma
DOHA

  1. [isim] Katar'ın başkenti
DOĞA

  1. [isim] Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi; tabiat, natür
    • "En çok yurdumdan söz ettim / Doğayla, insanla içli dışlı" (Cahit Külebi)
  2. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre; tabiat
  3. [mecaz] Bakınız huy
DOST

Kelime Kökeni: Farsça dūst

  1. [isim] Sevilen, güvenilen, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse; yâr, düşman karşıtı
    • "Ben giderim adım kalır / Dostlar beni hatırlasın" (Âşık Veysel)
  2. Erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse
    • "Bir dostu vardı, belalı, çapkın bir delikanlı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  3. Sahibine sevgi gösteren hayvan
    • "Köpek insan dostudur."
  4. Bir şeye aşırı ilgi duyan, koruyan kimse
    • "Kitap dostu."
  5. [sıfat] İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan
    • "Yüzleri tatlı, dilleri tatlı, dost insanlardı bunlar." (Tarık Buğra)
DOLU

  1. [isim] Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü; kırcı
    • "Dolu ekinlerini vurmuşsa bir yıl aç demekti." (Tarık Buğra)
DORU

  1. [isim] Çeşitli tonları bulunan kızıl kahve at rengi; yağız
    • "Çünkü açık doru ile kirazi doruyu, kirli yağız ile yanık kestane dorusunu ve buna benzer diğer birbirine yakın donları karıştırmamak için her donun hususiyetlerini de ayrıca kaydetmek icap eder." (Selâhattin Batu)
  2. Bu renkte olan at
    • "Önünde birden iki dorunun çektiği fayton durdu, önce bir yaver zıplayıp indi, cephedeymiş gibi selamdaydı." (Taylan Sorgun)
  3. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Al at, aygır at, doru at, kula at, yağız at, atların hangisi güzel, hangisi dost?" (İlhami Dumanoğlu)
DOKU

  1. [isim, anatomi] Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü; nesiç
  2. [mecaz] Bir bütünün yapısı ve özelliği
İDOL

Kelime Kökeni: Fransızca idole

  1. [isim] Çok tanrılı dinlerde tapınılacak nesne
  2. [mecaz] Örnek alınan, en çok hayranlık duyulan kimse
    • "Semahat'in nazarında evvelden ben bir idol idim. Her şeyi benim için feda ediyordu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
DORE

Kelime Kökeni: Fransızca doré

  1. [isim] Bakınız altın sarısı
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Dore buklelerini sallaya sallaya ve beni ilk kez görüyormuşçasına elini uzattı." (Selim İleri)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü