İçinde di olan 4 harfli 33 kelime var. İçerisinde Dİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında di olan kelimeler listesine ya da Sonu di ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
D İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DİDE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Göz
-
[isim]
Göz
- MUDİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bankaya para yatıran kimse
-
Emanet bırakan kimse
-
[isim]
Bankaya para yatıran kimse
- İDİL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir
-
[isim]
Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir
- MİDİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Orta
-
[sıfat]
Orta
- HADİ
-
-
[ünlem]
Haydi
-
[ünlem]
Haydi
- GİDİ
-
-
[ünlem]
Azarlama sözü
- "Seni gidi seni!"
-
Bir şeye duyulan özlem ve isteği belirtmek için kullanılan bir söz
- "Hey gidi günler hey! Hey gidi gençlik hey!"
-
[sıfat]
Ahlaksız, pezevenk
-
[ünlem]
Azarlama sözü
- DİSK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Disk atmada kullanılan, erkekler için 2, kadınlar için 1 kg ağırlığında, genellikle metal bir çember ile çevrelenmiş tahta ağırşak
-
Gramofon plağı
-
Omurları birbirine birleştiren ana madde
-
İnce ve çapı oldukça büyük teker şeklinde parça
- "Eksantpil diski."
-
[isim]
Disk atmada kullanılan, erkekler için 2, kadınlar için 1 kg ağırlığında, genellikle metal bir çember ile çevrelenmiş tahta ağırşak
- DİNÇ
-
-
[sıfat]
Gücü ve sağlık durumu yerinde, canlı, zinde, tendürüst, tüvana
- "Kısa kesilmiş çember sakallı, iri ağızlı, yetmişlik, dinç bir ihtiyar." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Gücü ve sağlık durumu yerinde, canlı, zinde, tendürüst, tüvana
- DİZİ
-
-
[isim]
Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra
- "İki dizi inci."
-
Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri
- "İşte bütün eserlerini bir araya toplayacak olan bu dizinin başına yazılacak ön söz." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra
- "Bir dizi olay. Olaylar dizisi."
-
Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma
-
Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler
-
Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı
-
Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü
-
Dizi film
-
[isim]
Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra
- İMDİ
-
-
[zarf]
Buna göre, şu hâlde, artık
- "İmdi, biz umutsuz da olsak tarih yapacağını yapar dersek, bunun sonu tembelliğe varır." (Melih Cevdet Anday)
-
Şimdi
-
[zarf]
Buna göre, şu hâlde, artık
- DİYA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Slayt
-
[isim]
Slayt
- EDİK
-
-
[isim]
Yumuşak ve renkli sahtiyandan yapılmış yarım konçlu lapçın
-
Kısa çizme
-
[isim]
Yumuşak ve renkli sahtiyandan yapılmış yarım konçlu lapçın
- DİNE
-
-
[isim]
Konaklama yeri
- "İsmini duyduklarımızın, bildiklerimizin kimi çayımdan, kimi dinemden geçti." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Konaklama yeri
- EDİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Edebiyatla uğraşan, edebî eser veren kimse, yazar
- "Pek az hoşlandıklarım muhabirler, ediplerdir." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Edebiyatla uğraşan, edebî eser veren kimse, yazar
- DİRİ
-
-
[sıfat]
Yaşamakta olan, yaşayan, canlı, ölü karşıtı
- "Senin ölün değil, bana dirin lazım." (Ömer Seyfettin)
-
Güçlü, zinde
- "Diri bir adam."
- "Pirinçler biraz diri kalmış."
-
Solmamış, pörsümemiş
- "Diri çiçek. Diri yaprak."
-
Gereği kadar pişmemiş
-
[sıfat]
Yaşamakta olan, yaşayan, canlı, ölü karşıtı
- BADİ
-
-
[isim]
Ördek
- "Hani biz bir çayırda arabayla geçerken bir boğa çıkageldi, köylü korkudan nasıl badi badi koşmaya başlamıştı?" (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Ördek
- DİMİ
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Sıkı dokunmuş bir tür pamuklu kumaş
-
[isim]
Sıkı dokunmuş bir tür pamuklu kumaş
- AHDİ
- ...
- İNDİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Herkesçe kabul edilebilecek bir temele bağlanamayıp yalnız bir kişinin kendi kanısına dayanan
- "Bizden evvelki zamanların tarihleri hep değilse de ekseriyetle indi vesikalara istinat etmiştir." (Aka Gündüz)
-
[sıfat]
Herkesçe kabul edilebilecek bir temele bağlanamayıp yalnız bir kişinin kendi kanısına dayanan
- DİZE
-
-
[isim]
Şiirin satırlarından her biri, mısra
- "İkinci dizenin sonunda, 'gözlerinin renginden'i okurken, Belkıs kesti." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Şiirin satırlarından her biri, mısra