İçinde dar olan 9 harfli 36 kelime var. İçerisinde DAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dar olan kelimeler listesine ya da Sonu dar ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A D R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
DAR
2 Harfli Kelimeler
AD, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İDAREHANE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gazete, dergi vb. yayım kurumlarında yazı işlerine bakılan yer, yönetim yeri
-
Bir işi veya kuruluşu yönetenlerin bulundukları yer, büro
-
[isim]
Gazete, dergi vb. yayım kurumlarında yazı işlerine bakılan yer, yönetim yeri
- İKTİDARLI
- ...
- DARBETMEK
-
-
[-i]
Vurmak, çarpmak
-
Para basmak
-
Çarpmak
-
[-i]
Vurmak, çarpmak
- DARGINLIK
-
-
[isim]
Dargın olma durumu
- "Bu dargınlığa onun da canı sıkıldı." (Mithat Cemal Kuntay)
-
[isim]
Dargın olma durumu
- CAZİBEDAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Çekiciliği olma, alımlı
- "Epeyce bozulmuş olmakla beraber o sevimli çirkinliği hâlâ cazibedardı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[sıfat]
Çekiciliği olma, alımlı
- DARILMACA
-
-
[isim]
"Sakın darılma" anlamında kullanılan darılmaca yok veya darılmaca gücenmece yok deyimlerinde geçen bir söz
-
[isim]
"Sakın darılma" anlamında kullanılan darılmaca yok veya darılmaca gücenmece yok deyimlerinde geçen bir söz
- DARIDÜNYA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Dünya, yeryüzü
- "Bu darıdünyada bana ondan başka halis dost kalmadı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Dünya, yeryüzü
- MİHMANDAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Resmî konukları ağırlamak ve onlara kılavuzluk etmekle görevlendirilen kimse, konukçu
-
[isim]
Resmî konukları ağırlamak ve onlara kılavuzluk etmekle görevlendirilen kimse, konukçu
- TEDARİKÇİ
-
-
[isim]
Gerekli malzemeyi sağlayan kimse
-
[isim]
Gerekli malzemeyi sağlayan kimse
- DARBUKACI
-
-
[isim]
Darbuka çalan kimse
-
[isim]
Darbuka çalan kimse
- METHALDAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bir işe karışmış olan, bir işte parmağı olan
-
[sıfat]
Bir işe karışmış olan, bir işte parmağı olan
- DEFTERDAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir ilin para işlerini yöneten en üst düzeydeki görevli
-
Osmanlılarda maliye işlerinin en yüksek yetkilisi veya illerde maliye işleriyle uğraşan görevli
-
[isim]
Bir ilin para işlerini yöneten en üst düzeydeki görevli
- KİNDARLIK
-
-
[isim]
Kindar olma durumu
-
[isim]
Kindar olma durumu
- TELERADAR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Televizyon aracılığıyla radar görüntüsü alma işi
-
[isim]
Televizyon aracılığıyla radar görüntüsü alma işi
- ÇAVDARSIZ
-
-
[sıfat]
Çavdar katışmamış olan
-
[sıfat]
Çavdar katışmamış olan
- TAHSİLDAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir kimse veya bir kuruluş adına para toplamakla görevli kimse, alımcı
-
Vergi toplayan görevli, alımcı, vergici
-
[isim]
Bir kimse veya bir kuruluş adına para toplamakla görevli kimse, alımcı
- GADDARLIK
-
-
[isim]
Gaddar olma durumu, kıyıcılık
- "Bütün gaddarlığı yanında, çocuk kalmış bir tarafı da vardı." (Haldun Taner)
-
[isim]
Gaddar olma durumu, kıyıcılık
- MAHSULDAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Verimli
- "İstediğiniz kadar cennet köyler, sevişen insanlar, mahsuldar topraklar tahayyül edebiliriz." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Verimli
- ŞEDARABAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde bir şet makam
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde bir şet makam
- BALLIDARI
-
-
[isim]
İncir
-
[isim]
İncir