İçinde dam olan 5 harfli 15 kelime var. İçerisinde DAM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dam olan kelimeler listesine ya da sonu dam ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Dam Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A D M

3 Harfli Kelimeler

DAM

2 Harfli Kelimeler

AD, AM, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DAMAK

  1. [isim, anatomi] Ağız boşluğunun tavanı
    • "Nasıl oldu bilinemez, ikinci bir çöp damağına saplandı." (Cevdet Kudret)
DAMAL

  1. [isim] Ardahan iline bağlı ilçelerden biri
DAMAR

  1. [isim, anatomi] Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal
    • "Alnında ve şakaklarında şişen damarlar ağrıyordu." (Peyami Safa)
  2. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi
    • "Salonun bir duvarında altın yaldızlı, oymalı çerçeveli kocaman bir ayna, aynanın önünde de üstünde damar damar renkli mermer olan bacakları oymalı masa vardı." (Aziz Nesin)
  3. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı
    • "Zengin bir altın damarı."
  4. [mecaz] Soy, yaradılış
  5. [mecaz] Kuvvetle kendini gösteren huy, tabiat, hâkim özellik
    • "Keçi damarı. Şairlik damarı."
  6. [bitki bilimi] İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru
  7. [hayvan bilimi] Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ
İKDAM

Kelime Kökeni: Arapça iḳdām

  1. [isim, eskimiş] Gayretle çalışma, sürekli uğraşma
DAMAT

Kelime Kökeni: Farsça dāmād

  1. [isim] Evlenmekte olan bir erkeğe, evlenme töreni sırasında verilen ad; güvey, güveyi, eloğlu
    • "Herhâlde damat beyin büyük bir ihtirası vardı, zira zaruret içinde sayılmazdı, yüz yirmi lira aylık alıyordu." (Cahit Sıtkı Tarancı)
  2. Bir kızın ailesinden olan büyüklere göre kızın kocası; güvey, güveyi, eloğlu
    • "Babası da beni damat adayı olarak görüyordu." (Mahmut Yesari)
  3. [tarih] Padişah soyundan kız almış olan kimse
DAMLA

  1. [isim] Yuvarlak biçimde, çok küçük miktarda sıvı; katre
    • "Elime bir damla yağmur düştü." (Halide Edip Adıvar)
  2. Damlalıkla kullanılan ilaç
    • "Hastaneden çıkınca yakınlarda bulunan bir gözlükçüden gözlüklerimi, gözlükçünün hemen yanındaki eczaneden de göz damlasını aldık." (Yusuf Akkaya)
  3. [ağızlardan] Kalbe inen felç
    • "Damladan ölmüş."
  4. [mecaz] Çok az miktar
    • "Keyfin damlası karıştığı zaman, hak hak olmaktan, adalet adalet olmaktan çıkar." (Falih Rıfkı Atay)
  5. [sıfat] Damla biçiminde olan (ziynet)
    • "Yıldızlar damla elmas olmuş, karanlık gecesini ışıklıyor; rüzgârlar türkü, dallar saz olmuş, senin için söylenip çalınıyor." (Cahit Uçuk)
DAMLI

  1. [sıfat] Damı olan
İDAME

Kelime Kökeni: Arapça idāme

  1. [isim, eskimiş] Sürdürme, devam ettirme
MADAM

Kelime Kökeni: Fransızca madame

  1. [isim] Fransa'da evli kadınlara verilen san; madama
  2. Türkiye'de Müslüman olmayan evli kadın; madama
ADAMI

  1. bir işi en iyi yapan
ADAMA

  1. [isim] Adamak işi
    • "Eserine adaması gerektiği zaman nedeniyle beni mutlu edememekten korktuğunu sık sık söylerdi." (Işık Ergüden)
ÇIDAM

Kelime Kökeni: Moğolca

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sabır
    • "Topraklar getirdim bilinmeyen / Koynunda sevgi beslenir çıdam çıdam" (Hasan Gezer)
  2. Dayanıklı olma
  3. Bakınız kudret
ENDAM

Kelime Kökeni: Farsça endām

  1. [isim] Bakınız boy pos
    • "Yıldız'a sezdirmeden genç kızın endamına bakakaldı." (Aka Gündüz)
CUDAM

  1. [isim, ağızlardan] Beceriksiz, güçsüz, görgüsüz kimse
    • "Velakin bu adam onları adam edeceğine cudam ediyor, buyurdun. Ne etmişiz de cudam olmuşlar?" (Reşat Nuri Güntekin)
DAMGA

  1. [isim] Bir şeyin üzerine bir nişan, bir işaret basmaya yarayan araç
  2. Bu araçla basılan nişan, işaret
  3. [mecaz] Bir kimsenin adını kötüye çıkaran, yüz kızartıcı durum
    • "Orada da haksız damgalar altında kalırsan ne olacak?" (Aka Gündüz)
  4. Bir şeyin kime, hangi çağa ait olduğunu gösteren belirgin iz, işaret, nitelik
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü