İçinde dak olan 10 harfli 20 kelime var. İçerisinde DAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dak olan kelimeler listesine ya da sonu dak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Dak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A D K
2 Harfli Kelimeler
AD, AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KUNDAKLAMA
-
-
[isim]
Kundaklamak işi
-
[isim]
Kundaklamak işi
- ODAKLAYICI
-
-
[isim]
Odaklamayı sağlayan araç; odaklama aygıtı, odaklama cihazı
-
Alıcısının çalıştırılması sırasında odaklamayı gerçekleştiren alıcı yönetmeni yardımcısı
-
[isim]
Odaklamayı sağlayan araç; odaklama aygıtı, odaklama cihazı
- VARDAKOSTA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca guardacoste
-
[isim, denizcilik]
Kıyıları koruyan gemi
-
[sıfat, argo]
İri yarı ve gösterişli (kadın)
- "Bir bakanlık arabasından çıkan vardakosta bir hanımefendi resmen gelip Kevser Hanım'ın naçiz helasına şeref vermişti."
-
[isim, denizcilik]
Kıyıları koruyan gemi
- KIKIRDAKLI
-
-
[sıfat]
Yapısında kıkırdak bulunan
-
[sıfat]
Yapısında kıkırdak bulunan
- SADAKATSİZ
-
-
[sıfat]
Sadık olmayan
-
[sıfat]
Sadık olmayan
- DAKİKASINA
-
-
[zarf]
... dakika için
- "O 'ayarlı' ayarsızın bir dakikasına 50.000 dolar ödeniyor."
-
[zarf]
... dakika için
- ADAKLANMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Adına adak adanmak
- "Adak kurbanın eti ise incelediğimiz bölgelerde adaklanmış kimseler tarafından yenmez..."
-
[ağızlardan]
Bakınız nişanlanmak
-
[nesnesiz, -le]
Adına adak adanmak
- GIDAKLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Tavuk kesik kesik bağırmak
-
[nesnesiz]
Tavuk kesik kesik bağırmak
- ODAKLAŞMAK
-
-
[-e, fizik]
Bir ışık demeti veya elektron akışı bir noktada toplanmak
-
[mecaz]
Bakınız odaklanmak
-
[mecaz]
Odak durumuna gelmek
-
[-e, fizik]
Bir ışık demeti veya elektron akışı bir noktada toplanmak
- REDAKSİYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca rédaction
-
[isim]
Yazılmış bir metin üzerinde gereken düzeltmeleri yaparak yazıyı yayıma hazır duruma getirme
-
Yazı yazma, kaleme alma
-
[isim]
Yazılmış bir metin üzerinde gereken düzeltmeleri yaparak yazıyı yayıma hazır duruma getirme
- GIDAKLAYIŞ
-
-
[isim]
Gıdaklamak işi
-
[isim]
Gıdaklamak işi
- DAKTİLOLUK
-
-
[isim]
Daktilograf olma durumu
-
[isim]
Daktilograf olma durumu
- PIRILDAKÇI
-
-
[isim]
Pırıldak kullanmasını bilen ve bu işte çalışan kimse
-
[isim]
Pırıldak kullanmasını bilen ve bu işte çalışan kimse
- BUDAKLANMA
-
-
[isim]
Budaklanmak işi
-
[isim]
Budaklanmak işi
- FEDAKARLIK
-
-
[isim]
Bakınız özveri
- "En büyük fedakârlığı, en şeni cinayeti de aynı kolaylıkla işlerler."
-
Bakınız özverililik
-
[isim]
Bakınız özveri
- ODAKLANMAK
-
-
[-e]
Odaklama işine konu olmak; fokuslanmak
-
[mecaz]
Belli bir noktada, yerde veya olguda toplanmak; kilitlenmek, odaklaşmak
- "Bütün sporseverler olimpiyat oyunlarına odaklandı."
-
[-e]
Odaklama işine konu olmak; fokuslanmak
- FIRILDAKÇI
-
-
[isim]
Fırıldak yapan veya satan kimse
-
[mecaz]
Düzen çeviren, düzenci, dolap çeviren kimse
- "Eh, erbabıdır dedik, verdik dizginleri eline, halt etmişiz. Dolapçının, fırıldakçının biri çıkmaz mı?"
-
[isim]
Fırıldak yapan veya satan kimse
- ŞIRAKKADAK
-
-
[zarf]
Bakınız ansızın
- "Şırakkadak düşüp bayıldı."
-
[zarf]
Bakınız ansızın
- ARDAKLANMA
-
-
[isim]
Ardaklanmak durumu
-
[isim]
Ardaklanmak durumu
- BARDAKALTI
-
-
[isim]
Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü
- "… çevreyle pek ilgilenmiyordu, masadaki bardakaltı kartonlarıyla oynuyordu."
-
Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü
- "Yeniden yanımıza gelen garsona bardakaltı lahmacun, içli köfte, kiremitte tereyağlı humus ve karışık kebap söyledim."
-
[isim]
Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü