İçinde dah olan 40 kelime var. İçerisinde DAH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dah olan kelimeler listesine ya da sonu dah ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ARDAHANLILIK, PERDAHLANMAK, PEYDAHLANMAK
PERDAHÇILIK, PERDAHLAMAK, PERDAHLANMA, PEYDAHLAMAK, PEYDAHLANMA
DAHİLİYECİ, MÜDAHİLLİK, PERDAHLAMA, PEYDAHLAMA
ARDAHANLI, BEDAHETEN, DAHLETMEK, MEDDAHLIK, PERDAHSIZ
DAHİLİYE, DAHİYANE, DAHLETME, HURDAHAŞ, MÜDAHALE, PERDAHÇI, PERDAHLI
ARDAHAN, BEDAHET, DAHİLEN, DAHİLİK, MÜDAHİL, TEDAHÜL
DAHASI, DAHİCE, DAHİLİ, MEDDAH, PERDAH, PEYDAH
DAHİL
DAHA, DAHİ
DAH
Dah Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
DAH, HAD
2 Harfli Kelimeler
AD, AH, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PERDAHLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Perdahlama işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Perdahlama işine konu olmak
- ARDAHANLILIK
-
-
[isim]
Ardahanlı olma durumu
-
[isim]
Ardahanlı olma durumu
- PEYDAHLANMAK
-
-
[nesnesiz, teklifsiz konuşmada]
Peydahlamak işi yapılmak
- "Kimi de kadının karnındaki çocuğun o heriften peydahlanmış olabileceğini söylüyorlarmış."
-
[nesnesiz, teklifsiz konuşmada]
Peydahlamak işi yapılmak
- PEYDAHLAMAK
-
-
[-i]
İstenmeyen veya uygun olmayan şeyler edinmek
-
[nesnesiz, mecaz]
Ortaya çıkarmak, oluşturmak
- "Birbirine hiç benzemeyen iki mesleğin peydahladığı bu ucube, yarılmış bir dildi, hasta bir dil."
-
[mecaz]
Meydana getirmek
- "Nikâhsız karısından peydahladığı oğlu tarafından öldürülmüştü."
-
[-i]
İstenmeyen veya uygun olmayan şeyler edinmek
- PERDAHLAMAK
-
-
[-i]
Bakınız aprelemek
-
Bir şeyin yüzeyini bir alet veya sert bir cisimle parlatmak
-
[argo]
Birini asılsız sözlerle kandırmaya çalışmak
-
[argo]
Sövmek, küfretmek
-
[-i]
Bakınız aprelemek
- PERDAHLANMA
-
-
[isim]
Perdahlanmak işi
-
[isim]
Perdahlanmak işi
- PERDAHÇILIK
-
-
[isim]
Perdahçının işi
-
[isim]
Perdahçının işi
- PEYDAHLANMA
-
-
[isim]
Peydahlanmak işi
-
[isim]
Peydahlanmak işi
- MÜDAHİLLİK
-
-
[isim]
Müdahil olma durumu
-
[isim]
Müdahil olma durumu
- PEYDAHLAMA
-
-
[isim]
Peydahlamak işi
-
[isim]
Peydahlamak işi
- PERDAHLAMA
-
-
[isim]
Perdahlamak işi
-
[isim]
Perdahlamak işi
- DAHİLİYECİ
-
-
[isim]
Bakınız iç hastalıkları uzmanı
- "Ameliyatta hastanın nabzını bırakmayan yaşlıca bir dâhiliyeci de bulunuyordu."
-
[isim]
Bakınız iç hastalıkları uzmanı
- MEDDAHLIK
-
-
[isim]
Meddahın yaptığı iş
- "Meddahlıkta kendinden önce gelenleri geçmiş bir adam olarak tanınmıştır."
-
[isim]
Meddahın yaptığı iş
- DAHLETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça daḫl + Türkçe etmek
-
[-e, eskimiş]
Bakınız sataşmak
-
Karışmak, burnunu sokmak
- "Türk kafa kâğıtları ile dinimize dahletmek mürailiğini edemeyeceklerdi."
-
[-e, eskimiş]
Bakınız sataşmak
- ARDAHANLI
-
-
[isim]
Ardahan ilinden olan kimse
-
[isim]
Ardahan ilinden olan kimse
- BEDAHETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça bedāheten
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız ansızın
-
Düşünmeksizin
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız ansızın
- PERDAHSIZ
-
-
[sıfat]
Parlatılmamış, perdahı olmayan
-
[sıfat]
Parlatılmamış, perdahı olmayan
- HURDAHAŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça ḫorde + ḫāş
-
[sıfat]
Onarılamayacak biçimde kırılıp parçalanmış, paramparça olmuş
-
[sıfat]
Onarılamayacak biçimde kırılıp parçalanmış, paramparça olmuş
- DAHLETME
-
-
[isim]
Dahletmek işi
-
[isim]
Dahletmek işi
- PERDAHLI
-
-
[sıfat]
Parlatılmış, perdah edilmiş
-
[sıfat]
Parlatılmış, perdah edilmiş