İçinde dı olan 8 harfli 126 kelime var. İçerisinde DI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dı olan kelimeler listesine ya da sonu dı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TÜNAYDIN
-
-
[ünlem]
Öğleden akşama kadar geçen süre içinde karşılaşıldığında kullanılan bir selamlama sözü
- "Bir de şu sorun var: Selam verirken günaydın mı, tünaydın mı diyeceğim? Öğle geçtiğine tünaydın demeliyim."
-
[ünlem]
Öğleden akşama kadar geçen süre içinde karşılaşıldığında kullanılan bir selamlama sözü
- KADINLIK
-
-
[isim]
Kadın olma durumu
- "Onun kadınlığına saygı gösterdim."
-
Kadının gerekli erdem ve nitelikleri taşıması durumu
- "Kendisinden uzak duran kadın şimdi ona sokuluyor, kadınlığının bütün silahlarını birbiri arkasından tecrübe ediyordu."
-
Dişiliğin özelliklerini kullanma durumu
- "O, sonra kadınlığını ispat eder, parasını geri alır."
-
[isim]
Kadın olma durumu
- CAYDIRMA
-
-
[isim]
Caydırmak işi
-
[isim]
Caydırmak işi
- ALDIRMAK
-
-
[nesnesiz]
Alma işini yaptırmak
- "Söyledim, söyledim, bir urgan aldıramadım."
-
[-e, -i]
Getirilmesini sağlamak
- "Ne yaptı yaptı, nişanlısını oraya aldırdı."
-
Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak
- "Bademcik aldırmak. Çocuk aldırmak."
-
[-den]
Başkasına kaptırmak
- "Elinden aldırdı çünkü Demircan kardaşını?"
-
[-e, -i]
Bir nesneyi bir kaba veya yere sığdırmak
- "Bunca eşyayı bu küçücük eve nasıl aldırdınız."
-
[-e, mecaz]
Birine veya bir şeye önem vermek, değer vermek
- "Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz"
-
[nesnesiz]
Alma işini yaptırmak
- TADIMLIK
-
-
[sıfat]
Bir şeyin tadına bakmaya yeter miktarda olan; çeşni
- "Bir evde pişen nadir yemek, yakın komşulara da tadımlık olarak gönderiliyor."
-
[mecaz]
Çok az
-
[sıfat]
Bir şeyin tadına bakmaya yeter miktarda olan; çeşni
- TUMBADIZ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Kısa boylu ve şişman
-
[sıfat, ağızlardan]
Kısa boylu ve şişman
- KADINCIL
-
-
[sıfat]
Bakınız zampara
-
[sıfat]
Bakınız zampara
- ALDIRMAZ
-
- KADINCIK
-
-
[isim]
Kadınlara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
-
[isim]
Kadınlara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
- FINDIKLI
-
-
[isim]
Rize iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Rize iline bağlı ilçelerden biri
- SANDIRMA
-
-
[isim]
Sandırmak durumu
-
[isim]
Sandırmak durumu
- DIRLAŞMA
-
-
[isim]
Dırlaşmak işi
-
[isim]
Dırlaşmak işi
- KARDIRMA
-
-
[isim]
Kardırmak işi
-
[isim]
Kardırmak işi
- KIYDIRMA
-
-
[isim]
Kıydırmak işi
-
[isim]
Kıydırmak işi
- MALKADIN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız balkadın
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız balkadın
- KALDIRMA
-
-
[isim]
Kaldırmak işi
- "Şimdi yavaş yavaş kendimize geliyoruz ama bir damak kaldırma ameliyesine muhtacız hâlâ."
-
Bakınız tahammül
-
[isim]
Kaldırmak işi
- AYDINLIK
-
-
[isim]
Bir yeri aydınlatan güç, ışık; gün ışığı
- "Azar azar büyüyen aydınlığa doğru var gücümle koşuyordum."
-
Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk
-
[sıfat]
Işık alan
- "Aydınlık bir oda."
-
[sıfat, mecaz]
Kolay anlaşılacak derecede açık olan; vazıh
- "En bilmediği çapraşık bir işi beş, on cümle ile anlatınız, onu sizden daha aydınlık bir görüşle kavrardı."
-
[sıfat, mecaz]
Kötülükten uzak, temiz, saf olan
- "Aydınlık bir yüz."
-
[isim]
Bir yeri aydınlatan güç, ışık; gün ışığı
- BUNCADIR
-
-
[zarf]
Epey zamandır, bir süreden beri
- "Buncadır çektik, daha da çekeceğimiz kalmadı."
-
[zarf]
Epey zamandır, bir süreden beri
- YARDIMCI
-
-
[isim]
Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb.; avane, havari, muavin, muin, yâr, yaver, asistan
- "Ev işlerinde annemin yardımcısı yine bendim."
-
[sıfat]
Yardımı olan (şey)
-
[isim]
Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb.; avane, havari, muavin, muin, yâr, yaver, asistan
- YILDIZSI
-
-
[sıfat]
Yıldızı andıran, yıldıza benzeyen, yıldız gibi; yıldızımsı
- "Seni düşünürken tenden içeri / İçimde yıldızsı bir şeyler akar"
-
[sıfat]
Yıldızı andıran, yıldıza benzeyen, yıldız gibi; yıldızımsı