İçinde dü olan 7 harfli 75 kelime var. İçerisinde DÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dü olan kelimeler listesine ya da sonu dü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TAADDÜT

Kelime Kökeni: Arapça taʿaddud

  1. [isim, eskimiş] Çoğalma, sayısı artma
    • "Derinlerin hem gizli hem amansız ikna kuvvetiyle iman ediyordum ki şehir ve hayat yollarının sonsuz bir taaddüdü vardır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
DÜZENCİ

  1. [sıfat] Bakınız düzenbaz
DÜMENCİ

  1. [isim, denizcilik] Gemilerde dümeni kullanan kimse
  2. [sıfat, argo] Dalavereci olan
  3. [sıfat, argo] En tembel
    • "Bahriye Mektebinden dümenci yani sonuncu olarak çıktım." (Abdülhak Şinasi Hisar)
DÜALİST

Kelime Kökeni: Fransızca dualiste

  1. [sıfat, felsefe] Bakınız ikici
KABADÜZ

  1. [isim] Ordu iline bağlı ilçelerden biri
DÜNYALI

  1. [sıfat] Dünyaya ait olan
ÖLDÜRÜŞ

  1. [isim] Öldürmek işi
DÜĞÜMLÜ

  1. [sıfat] Düğümlenmiş olan
  2. Bakınız budaklı
    • "Yüksek çınarların yamru yumru düğümlü dalları henüz yapraklarla örtülmemişti." (Ömer Seyfettin)
  3. [mecaz] Sorunlu, karışık olan
DÜZENCE

  1. [isim] Bakınız disiplin
DÜZMECE

  1. [sıfat] Bakınız sahte
TEKDÜZE

  1. [sıfat] Değişmeksizin, düzenli, aynı biçimde tekrarlanan, sürüp giden; tek örnek, muttarit, yeknesak, monoton
    • "Yazıcı, tekdüze bir sesle çabuk çabuk okuyordu." (Yusuf Atılgan)
  2. [zarf] Değişmeyerek, aynı biçimde tekrar edilerek; bitevi, biteviye
    • "Günler, haftalar geçiyor, hayat Aylin için hastanesi, okulu ve evi arasında tekdüze akıp gidiyordu." (Ayşe Kulin)
PENCÜDÜ

Kelime Kökeni: Farsça penc + dū

  1. [isim] Zarla oynanan oyunlarda, atılan zarlardan birinin beş, öbürünün iki benekli olan yüzünün üste gelmesi
DÜZLEME

  1. [isim] Bakınız tesviye
HÖDÜKÇE

  1. [zarf] Hödük gibi, görgüsüzce
ÖLDÜRÜM

  1. [isim] Öldürmek işi
    • "Uzak sesler, çığlıklar, öldürümler. Hep öldürümlerle donandı hayatımız." (Selim İleri)
DÜZELTİ

  1. [isim] Düzeltme işi; tashih
  2. Basılmakta olan bir yayının provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme; düzeltme, tashih
DÜZENEK

  1. [isim] Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi; tertibat, mekanizma, sistem
DÜNÜRCÜ

  1. [isim] Kız istemeye giden kimse
DÜTTÜRÜ

  1. [isim] Dar ve kısa giysi
  2. [sıfat, mecaz] Açık saçık, tuhaf ve hafif giyimli (kadın)
DÜRTMEK

  1. [-i] Ucu sivri bir şeyle veya elle hafifçe itmek
    • "On dakika kadar dürttükten ve bağırdıktan sonra nihayet biraz ayılabildi." (Etem İzzet Benice)
  2. Bir yere değmek, dokunmak
  3. [mecaz] İstenilen şeyi yaptırmak için birine kışkırtıcı söz söylemek, birini tahrik etmek
  4. [mecaz] Birini uyarmak, ikaz etmek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü