İçinde cız olan 22 kelime var. İçerisinde CIZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında cız olan kelimeler listesine ya da sonu cız ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
CIZIKTIRMAK, CIZILDATMAK, CIZIRDATMAK
CIZIKTIRMA, CIZILDAMAK, CIZILDATMA, CIZIRDAMAK, CIZIRDATMA, CIZIRTISIZ
CIZILDAMA, CIZILTILI, CIZIRDAMA, CIZIRTILI
CIZLAMAK
CIZGARA, CIZILTI, CIZIRTI, CIZLAMA
CIZBIZ, CIZLAM
CIZIK
CIZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CIZILDATMAK
-
-
[-i]
Bakınız cızırdatmak
-
[-i]
Bakınız cızırdatmak
- CIZIRDATMAK
-
-
[-i]
Cızırdamasına yol açmak; cızıldatmak
- "Işığın yönüne tutup baktı. Bir ucunu yeniden koydu kara taşa. Yeniden cızırdatıp kaldırdı."
-
Kâğıt üzerinde ustaca kalem oynatmak veya beceriyle yazı yazmak; cızıldatmak
-
[-i]
Cızırdamasına yol açmak; cızıldatmak
- CIZIKTIRMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız çiziktirmek
- "Görevli derin, uzun incelemelerini bitirdikten sonra başvurma pusulasının arkasına bir iki lakırtı cızıktırdı."
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız çiziktirmek
- CIZIRTISIZ
-
-
[sıfat]
Cızırdamayan, cızırtısı olmayan; cızıltısız
- "Cızırtısız arabanın, özellikle çocuklarda nasıl bir eziklik yarattığını çok iyi bilen büyükler buna önem verirlerdi."
-
[zarf]
Cızırdamadan
- "Galiba iyice sabunlandığı için kağnıların dingilleri de cızırtısız dönüyordu..."
-
[sıfat]
Cızırdamayan, cızırtısı olmayan; cızıltısız
- CIZILDATMA
-
-
[isim]
Bakınız cızırdatma
-
[isim]
Bakınız cızırdatma
- CIZIRDATMA
-
-
[isim]
Cızırdatmak işi; cızıldatma
- "Beyim, dedi, tavla oynamak evkafta kalem cızırdatmaya benzemiyor galiba."
-
[isim]
Cızırdatmak işi; cızıldatma
- CIZIKTIRMA
-
-
[isim]
Bakınız çiziktirme
-
[isim]
Bakınız çiziktirme
- CIZIRDAMAK
-
-
[nesnesiz]
"Cızır" diye ses çıkarmak; cızıldamak
- "Yağ tavada cızırdadı, acı acı koktu."
-
Boğazındaki gıcıktan dolayı kesik ve ince ses çıkarmak; cızıldamak
-
[nesnesiz]
"Cızır" diye ses çıkarmak; cızıldamak
- CIZILDAMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız cızırdamak
- "Bir de buna ilaveten geceleri motelin etrafında durmadan, bıkmadan cızıldayan böcek sesleri."
-
[nesnesiz]
Bakınız cızırdamak
- CIZILTILI
-
-
[sıfat]
Bakınız cızırtılı
-
[sıfat]
Bakınız cızırtılı
- CIZIRTILI
-
-
[sıfat]
Cızırdayan, cızırtısı olan; cızıltılı
- "... yaşlı olmadığı hâlde çocukluğundaki sesler kemandan çıkmıyor, çoğu kez cızırtılı notalar duyuluyordu."
-
[sıfat]
Cızırdayan, cızırtısı olan; cızıltılı
- CIZIRDAMA
-
-
[isim]
Cızırdamak işi; cızıldama
- "İncelip cızırdamaya başlayan sesiyle onlara hitap etti."
-
[isim]
Cızırdamak işi; cızıldama
- CIZILDAMA
-
-
[isim]
Bakınız cızırdama
- "... kağnının yüklü bir hâldeyken coşkun bir cızıldamayla herkesin hayran hayran bakışları altında köyün orta yerinden harmanlara geçişi görmeye değer bir tören gibi algılanırdı."
-
[isim]
Bakınız cızırdama
- CIZLAMAK
-
-
[nesnesiz]
"Cız" diye ses çıkarmak
-
Birlikte yapılması planlanan bir işten çekilmek
-
[mecaz]
Çok üzülmek
- "Yani öyle bir ağlıyordu ki içim şöyle bir cızladı."
-
[nesnesiz]
"Cız" diye ses çıkarmak
- CIZLAMA
-
-
[isim]
Cızlamak durumu
- "Tastaki suyla temas eden kurşun şekil değiştirirken bir cızlama sesi çıkardı."
-
Yağda veya sacda pişirilen sulu hamurdan yapılma ekmek
- "Onlarca çocuk arasından elimize bir parça kömbe ya da cızlama geçti mi dünyalar bizim olurdu."
-
[isim]
Cızlamak durumu
- CIZIRTI
-
-
[isim]
Cızırdama sırasında çıkan sesin adı; cızıltı
- "Döşeme, suyun cızırtılarla soğuttuğu ağır bir taş gibi buğu içindeydi."
-
[isim]
Cızırdama sırasında çıkan sesin adı; cızıltı
- CIZILTI
-
-
[isim]
Bakınız cızırtı
- "Yay burcundanmış, binicilikle tazelenmiş, fotofinişle çözülen Cumhurbaşkanlığı Koşusu birincisi atı cızıltısız gebre ile gebrelemiş…"
-
[isim]
Bakınız cızırtı
- CIZGARA
-
-
[isim]
Toplu olarak Türk müziği icra edilirken kullanılan bir yaylı saz türü
- "Saz takımında cızgara denilen ensiz, dikdörtgen bir kemanla santur da yer alır."
-
[isim]
Toplu olarak Türk müziği icra edilirken kullanılan bir yaylı saz türü
- CIZBIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız cızbız köfte
- "Yoksa cızbız olursunuz. ‘Cızbız mı? O da nedir?’ ‘Bir çeşit köftedir abi."
-
[sıfat]
Bakınız cızbız köfte
- CIZLAM
-
-
[isim, argo]
Bakınız savuşma
- "Saadet Hanım aile terbiyesi iyi bir kadın olmakla beraber cızlam ve benzeri kelimelerin pek yabancısı sayılmazdı."
-
[isim, argo]
Bakınız savuşma