İçinde cık olan 7 harfli 23 kelime var. İçerisinde CIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında cık olan kelimeler listesine ya da sonu cık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DARACIK
-
-
[sıfat]
Çok dar
- "Daracık ve bozuk kaldırımlardan çamurlu sular akıyordu."
-
[sıfat]
Çok dar
- BABACIK
-
-
[isim]
Babalara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
- "Ertesi gün okulun yolunu tutunca yine üniformalarının içinde anacıklarının, babacıklarının görmek istedikleri masum çocuksu hâllerine dönerler."
-
[isim]
Babalara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
- ARPACIK
-
-
[isim, tıp]
Göz kapağının kenarında çıkan küçük çıban; itdirseği
- "Sol gözümde arpacık çıktı."
-
Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı
-
[isim, tıp]
Göz kapağının kenarında çıkan küçük çıban; itdirseği
- GICIKÇA
-
-
[sıfat]
Gıcık bir biçimde olan
-
[zarf]
Gıcık bir biçimde
-
[sıfat]
Gıcık bir biçimde olan
- KINACIK
-
-
[isim]
Buğday pası mantarının, tahıl bitkilerinin sap ve yapraklarında oluşturduğu pas rengindeki hastalık
-
[isim]
Buğday pası mantarının, tahıl bitkilerinin sap ve yapraklarında oluşturduğu pas rengindeki hastalık
- ADAMCIK
-
-
[isim, mecaz]
Kendisine acınılan kimse
- "Bir tarafa dayanıp durdum. Adamcık benimle hiç meşgul olmuyor göründü."
-
Yerilen, küçümsenen kimse
-
[isim, mecaz]
Kendisine acınılan kimse
- ŞURACIK
-
-
[isim]
Yakın ve belirli bir yer
-
Tam burası
- "Hemen, şimdi, şuracıkta, gece yarısı bizi evlendireceksin!"
-
[isim]
Yakın ve belirli bir yer
- ALÇACIK
-
-
[sıfat]
Çok alçak
- "Alçacık eşik taşını atlayarak odanın taşlığına girerdiniz."
-
[sıfat]
Çok alçak
- ACIKMAK
-
-
[nesnesiz]
Yemek yeme gereksinimi duymak
- "Onların da karnı acıkmış olacak ki söz yemekten açıldı."
-
[nesnesiz]
Yemek yeme gereksinimi duymak
- ELMACIK
-
-
[isim, anatomi]
Bakınız elmacık kemiği
-
[isim, anatomi]
Bakınız elmacık kemiği
- BURACIK
-
-
[isim]
Yakın ve belirli bir yer
-
İçinde bulunulan yer, tam burası
- "Ben şimdi buracıkta tarağımı düşürmüşüm, gördünüz mü?"
-
[isim]
Yakın ve belirli bir yer
- KAPICIK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Yumurtacığın tepesinde bulunan ve yumurtacık zarlarının iyice bitişmemesinden oluşan ağız
-
[isim, bitki bilimi]
Yumurtacığın tepesinde bulunan ve yumurtacık zarlarının iyice bitişmemesinden oluşan ağız
- KISACIK
-
-
[sıfat]
Çok kısa; kısarak
- "Kısacık haberi yutarcasına okumuş."
-
[zarf]
Çok kısa olarak
- "Süssüz, boyasız bir genç kız, saçları kısacık kesilmiş."
-
[sıfat]
Çok kısa; kısarak
- MASACIK
-
-
[isim]
Küçük masa
- "Önümüzde sakat ve her tarafı yenik masacıklar duruyor."
-
[isim]
Küçük masa
- ARSACIK
-
-
[isim]
Küçük arsa
- "Bu boş arsacıkta, yan yatırılmış bir bayram salıncağı duruyor."
-
[isim]
Küçük arsa
- ACIKARA
-
-
[isim, bitki bilimi]
Sık, yuvarlak ve küçük taneli bir tür ekşi üzüm
-
[isim, bitki bilimi]
Sık, yuvarlak ve küçük taneli bir tür ekşi üzüm
- AMCACIK
-
-
[isim]
Amca sözünün sevgiyle dolu söylenen biçimi
- "Hayat her zaman gülistan değil, amcacığım."
-
[isim]
Amca sözünün sevgiyle dolu söylenen biçimi
- SICACIK
-
-
[sıfat]
Yeter derecede ve hoşa giden bir sıcaklığı olan
-
[mecaz]
İçten, samimi, sevimli
- "Rustik barlarda her şey sıcacık ve tahtadır."
-
[sıfat]
Yeter derecede ve hoşa giden bir sıcaklığı olan
- AYANCIK
-
-
[isim]
Sinop iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Sinop iline bağlı ilçelerden biri
- SARICIK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız sarıasma
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız sarıasma