İçinde ciğer olan 14 kelime var. İçerisinde CİĞER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ciğer olan kelimeler listesine ya da sonu ciğer ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ARNAVUTCİĞERİ
AKCİĞERLİLER
CANCİĞERLİK, CİĞERSİZLİK
CİĞERCİLİK, CİĞERDELDİ
CİĞERPARE, KARACİĞER
CANCİĞER, CİĞERSİZ
AKCİĞER, CİĞERCİ, CİĞERLİ
CİĞER
Ciğer Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
CİĞER
4 Harfli Kelimeler
ECİR, EĞİR, EĞRİ
3 Harfli Kelimeler
CER
2 Harfli Kelimeler
CE, ER, İĞ, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARNAVUTCİĞERİ
-
-
[isim]
Ufak ufak doğranmış kuzu veya dana karaciğerinin acı biberle baharatlanmış yağda kızartılmasıyla yapılan bir tür yemek
- "Arnavutciğeri iyi midir buranın?"
-
[isim]
Ufak ufak doğranmış kuzu veya dana karaciğerinin acı biberle baharatlanmış yağda kızartılmasıyla yapılan bir tür yemek
- AKCİĞERLİLER
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı
-
[isim, hayvan bilimi]
Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı
- CANCİĞERLİK
-
-
[isim]
Canciğer olma durumu
- "Onu daha önceleri Güneydoğu’da iken tanımıştır. Selami Bey’le canciğerliği de oralardan."
-
[isim]
Canciğer olma durumu
- CİĞERSİZLİK
-
-
[isim]
Ciğersiz olma durumu
- "... bu Urumeli beylerinin iç yüzlerindeki beş paralık ciğersizliği sezmiş olmasından endişelenmişti."
-
[isim]
Ciğersiz olma durumu
- CİĞERDELDİ
-
-
[isim]
Kumaş üzerine küçük delikler açılarak yapılan işleme
- "Rakkaselerinin yaşmaklarında ciğerdeldi ve ah ah işlemeler vardı."
-
Bu delikleri açmakta kullanılan ucu sivri küçük araç
- "Teyellerin sökülmesi, kumaşa delik delinmesi, kemik veya demirden ciğerdeldi ile olur."
-
[isim]
Kumaş üzerine küçük delikler açılarak yapılan işleme
- CİĞERCİLİK
-
-
[isim]
Ciğercinin yaptığı iş
- "Çevresini, aileyi algılamaya başladığında babası ciğercilik yapıyordu."
-
[isim]
Ciğercinin yaptığı iş
- CİĞERPARE
-
Kelime Kökeni: Farsça ciger + pāre
-
[isim, mecaz]
Çok sevilen kimse
- "Ciğerparesi, bir tanesi içeride alevler içinde can verirken Fasarya buna seyirci mi kalacak?"
-
Bir kişinin çocuğu
- "Çaresizdim, yapayalnız, bir de kucağımda küçük ciğerpare..."
-
[isim, mecaz]
Çok sevilen kimse
- KARACİĞER
-
-
[isim, anatomi]
Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ
- "Biz burada hepimiz karaciğerimiz delinerek ölmeye mahkûmuz."
-
[isim, anatomi]
Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ
- CANCİĞER
-
-
[sıfat]
Çok yakın, sıkı fıkı, pek içten (arkadaş)
- "Aynı işi ortaklaşa yaparlardı, canciğer dosttular."
-
[sıfat]
Çok yakın, sıkı fıkı, pek içten (arkadaş)
- CİĞERSİZ
-
-
[sıfat]
İçerisinde ciğer bulunmayan
- "Ciğersiz ölü bir gece canlanıp kulübeye gelir ve birden bağırır: Ver benim ciğerimi!"
-
[argo]
Korkak, yüreksiz olan (kimse)
- "Oktay Sinanoğlu, millî değerlerini kaybetmiş, yabancı hayranı aydın bozuntularını ciğersiz diye tarif eder."
-
[sıfat]
İçerisinde ciğer bulunmayan
- AKCİĞER
-
-
[isim, anatomi]
Göğüs kafesinin içinde yer alan, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı
-
[isim, anatomi]
Göğüs kafesinin içinde yer alan, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı
- CİĞERCİ
-
-
[isim]
Kesilmiş hayvanların ciğerini satan kimse
- "Ciğercilerde görürsünüz ya, bir kenarda asılı durur, şıp şıp şerbet gibi kanı damlar."
-
Bakınız ciğer kebapçısı
- "Çıkan dumandan ya da ciğer kokusundan bir ciğerci dükkânı olduğunu yüz metre mesafeden fark edersiniz."
-
[isim]
Kesilmiş hayvanların ciğerini satan kimse
- CİĞERLİ
-
-
[sıfat]
İçerisinde ciğer bulunan
- "Her akşam yirmi adet kedisine ciğerli makarna pişirip dağıttığı da ayrıca çapkınlığı kadar ünlüydü."
-
[argo]
Cesur, yiğit olan (kimse)
- "Ciğerli, ciğersiz insan ayrımı yapıyorum ben. Ciğerli ve akıllı adamlar bir dava etrafında birleşmeli."
-
[sıfat]
İçerisinde ciğer bulunan
- CİĞER
-
Kelime Kökeni: Farsça ciger
-
[isim]
Akciğerlerle karaciğerin ortak adı
- "Kiminin ciğerleri iflas etmiş, kiminin ise derisi hastalanmıştı. Ağızlarının içi bile hasta olanlar vardı."
-
Hayvanlarda akciğer, yürek ve karaciğerin oluşturduğu takım
- "Koyun ciğeri size kâfi değil mi? Bu koyun ciğerini ciğer saymıyor musunuz?"
-
Hayvanların karaciğerinden yapılan yemek
- "Onca iştahlıyken yemeği unutuyor, önündeki ciğere dalgın dalgın bakıyordu."
-
[mecaz]
Bakınız iç
- "Deniz havasını çekiyorum ciğerlerime derin derin..."
-
[mecaz]
Cesaretli, yürekli olma
- "Onda bu işi yapacak ciğer var mı?"
-
[isim]
Akciğerlerle karaciğerin ortak adı