İçinde ciğer olan 14 kelime var. İçerisinde CİĞER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ciğer olan kelimeler listesine ya da sonu ciğer ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

ARNAVUTCİĞERİ

12 Harfli Kelimeler

AKCİĞERLİLER

11 Harfli Kelimeler

CANCİĞERLİK, CİĞERSİZLİK

10 Harfli Kelimeler

CİĞERCİLİK, CİĞERDELDİ

9 Harfli Kelimeler

CİĞERPARE, KARACİĞER

8 Harfli Kelimeler

CANCİĞER, CİĞERSİZ

7 Harfli Kelimeler

AKCİĞER, CİĞERCİ, CİĞERLİ

5 Harfli Kelimeler

CİĞER

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ciğer Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

C E R Ğ İ

5 Harfli Kelimeler

CİĞER

4 Harfli Kelimeler

ECİR, EĞİR, EĞRİ

3 Harfli Kelimeler

CER

2 Harfli Kelimeler

CE, ER, İĞ, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARNAVUTCİĞERİ

  1. [isim] Ufak ufak doğranmış kuzu veya dana karaciğerinin acı biberle baharatlanmış yağda kızartılmasıyla yapılan bir tür yemek
    • "Arnavutciğeri iyi midir buranın?" (Tomris Uyar)
AKCİĞERLİLER

  1. [isim, hayvan bilimi] Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı
CANCİĞERLİK

  1. [isim] Canciğer olma durumu
    • "Onu daha önceleri Güneydoğu’da iken tanımıştır. Selami Bey’le canciğerliği de oralardan." (Salâh Birsel)
CİĞERSİZLİK

  1. [isim] Ciğersiz olma durumu
    • "... bu Urumeli beylerinin iç yüzlerindeki beş paralık ciğersizliği sezmiş olmasından endişelenmişti." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
CİĞERDELDİ

  1. [isim] Kumaş üzerine küçük delikler açılarak yapılan işleme
    • "Rakkaselerinin yaşmaklarında ciğerdeldi ve ah ah işlemeler vardı." (İskender Pala)
  2. Bu delikleri açmakta kullanılan ucu sivri küçük araç
    • "Teyellerin sökülmesi, kumaşa delik delinmesi, kemik veya demirden ciğerdeldi ile olur." (Burhan Oğuz)
CİĞERCİLİK

  1. [isim] Ciğercinin yaptığı iş
    • "Çevresini, aileyi algılamaya başladığında babası ciğercilik yapıyordu." (Ahmet Kahraman)
CİĞERPARE

Kelime Kökeni: Farsça ciger + pāre

  1. [isim, mecaz] Çok sevilen kimse
    • "Ciğerparesi, bir tanesi içeride alevler içinde can verirken Fasarya buna seyirci mi kalacak?" (Haldun Taner)
  2. Bir kişinin çocuğu
    • "Çaresizdim, yapayalnız, bir de kucağımda küçük ciğerpare..." (Nuriye Çeleğen)
KARACİĞER

  1. [isim, anatomi] Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ
    • "Biz burada hepimiz karaciğerimiz delinerek ölmeye mahkûmuz." (Nâzım Hikmet)
CANCİĞER

  1. [sıfat] Çok yakın, sıkı fıkı, pek içten (arkadaş)
    • "Aynı işi ortaklaşa yaparlardı, canciğer dosttular." (Orhan Kemal)
CİĞERSİZ

  1. [sıfat] İçerisinde ciğer bulunmayan
    • "Ciğersiz ölü bir gece canlanıp kulübeye gelir ve birden bağırır: Ver benim ciğerimi!" (Aziz Nesin)
  2. [argo] Korkak, yüreksiz olan (kimse)
    • "Oktay Sinanoğlu, millî değerlerini kaybetmiş, yabancı hayranı aydın bozuntularını ciğersiz diye tarif eder." (Doğan Gürpınar)
AKCİĞER

  1. [isim, anatomi] Göğüs kafesinin içinde yer alan, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı
CİĞERCİ

  1. [isim] Kesilmiş hayvanların ciğerini satan kimse
    • "Ciğercilerde görürsünüz ya, bir kenarda asılı durur, şıp şıp şerbet gibi kanı damlar." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bakınız ciğer kebapçısı
    • "Çıkan dumandan ya da ciğer kokusundan bir ciğerci dükkânı olduğunu yüz metre mesafeden fark edersiniz." (Ekrem Özbay)
CİĞERLİ

  1. [sıfat] İçerisinde ciğer bulunan
    • "Her akşam yirmi adet kedisine ciğerli makarna pişirip dağıttığı da ayrıca çapkınlığı kadar ünlüydü." (Zihni Küçümen)
  2. [argo] Cesur, yiğit olan (kimse)
    • "Ciğerli, ciğersiz insan ayrımı yapıyorum ben. Ciğerli ve akıllı adamlar bir dava etrafında birleşmeli." (Oktay Sinanoğlu)
CİĞER

Kelime Kökeni: Farsça ciger

  1. [isim] Akciğerlerle karaciğerin ortak adı
    • "Kiminin ciğerleri iflas etmiş, kiminin ise derisi hastalanmıştı. Ağızlarının içi bile hasta olanlar vardı." (Mustafa Karnas)
  2. Hayvanlarda akciğer, yürek ve karaciğerin oluşturduğu takım
    • "Koyun ciğeri size kâfi değil mi? Bu koyun ciğerini ciğer saymıyor musunuz?" (M. Abdulhalık Çay)
  3. Hayvanların karaciğerinden yapılan yemek
    • "Onca iştahlıyken yemeği unutuyor, önündeki ciğere dalgın dalgın bakıyordu." (Tomris Uyar)
  4. [mecaz] Bakınız iç
    • "Deniz havasını çekiyorum ciğerlerime derin derin..." (Erhan Bener)
  5. [mecaz] Cesaretli, yürekli olma
    • "Onda bu işi yapacak ciğer var mı?"
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü