İçinde cilve olan 13 kelime var. İçerisinde CİLVE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında cilve olan kelimeler listesine ya da sonu cilve ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
CİLVELEŞEBİLMEK
CİLVELEŞEBİLME
CİLVELENMEK, CİLVELEŞMEK, CİLVESİZLİK
CİLVELENME, CİLVELEŞME, CİLVELİLİK
CİLVEBAZ, CİLVEKAR, CİLVESİZ
CİLVELİ
CİLVE
Cilve Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
CİLVE, EVCİL
4 Harfli Kelimeler
CELİ, ELCİ, EVCİ, EVLİ, LİCE, VELİ
3 Harfli Kelimeler
İLE
2 Harfli Kelimeler
CE, EL, EV, İL, LE, VE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CİLVELEŞEBİLMEK
-
-
[nesnesiz, -le]
Cilveleşme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz, -le]
Cilveleşme ihtimali veya imkânı bulunmak
- CİLVELEŞEBİLME
-
-
[isim]
Cilveleşebilmek işi
-
[isim]
Cilveleşebilmek işi
- CİLVELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Cilve yapmak; fıkırdamak
- "Üç ayda bir kazanılacak birkaç bin franktan her gün cebe indirilen üç dört yüz frank iyidir, diye cilvelendi."
-
[nesnesiz]
Cilve yapmak; fıkırdamak
- CİLVELEŞMEK
-
-
[nesnesiz, -le]
Karşılıklı cilve yapmak
- "Ağalar yüzlerini görmedikleri kızlara seslerinden âşık olarak dönme dolap arkasından şakalaşır, cilveleşir hatta sözleşirlerdi."
-
Birbirine çok yakın arkadaşmış gibi takılmak
-
[nesnesiz, -le]
Karşılıklı cilve yapmak
- CİLVESİZLİK
-
-
[isim]
Cilvesiz olma durumu; işvesizlik
-
[isim]
Cilvesiz olma durumu; işvesizlik
- CİLVELİLİK
-
-
[isim]
Cilveli olma durumu; işvelilik, işvebazlık
- "Eşe karşı genç, çekici, cilvelilik özelliklerine bir yenisi daha eklenmiştir."
-
[isim]
Cilveli olma durumu; işvelilik, işvebazlık
- CİLVELEŞME
-
-
[isim]
Cilveleşmek işi; fıkırtı
- "Hatta bu tartışmaların aile içerisinde cilveleşme olarak değerlendirilmesi gerekir."
-
[isim]
Cilveleşmek işi; fıkırtı
- CİLVELENME
-
-
[isim]
Cilvelenmek işi
- "Öyle ki bu mekanik zevkler payenize duyduğunuz büyük aşkı basit bir cilvelenme seviyesine düşürür."
-
[isim]
Cilvelenmek işi
- CİLVEKAR
-
Kelime Kökeni: Farsça cilvekār
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız cilveli
- "Herkesle şakalaşıyordu; daima neşeli, keyifli, cilvekâr bir kadındı."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız cilveli
- CİLVESİZ
-
-
[sıfat]
Cilvesi olmayan; işvesiz
- "Kendisi cahil ya, cilvesiz eşi de lisedeyken tahsili bırakmış, abimizle evlenmiş, bollaştırılan çeyiziyle avunabilmiş."
-
[sıfat]
Cilvesi olmayan; işvesiz
- CİLVEBAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça cilvebāz
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız cilveli
- "Onu fettan, işvebaz, cilvebaz, entrikacı bir kadın olarak tanıdık."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız cilveli
- CİLVELİ
-
-
[sıfat]
Cilvesi olan, cilve yapan; cilvekâr, cilvebaz, fettan, işveli, işvebaz, cilve kutusu, şivekâr
-
[sıfat]
Cilvesi olan, cilve yapan; cilvekâr, cilvebaz, fettan, işveli, işvebaz, cilve kutusu, şivekâr
- CİLVE
-
Kelime Kökeni: Farsça cilve
-
[isim]
Hoşa gitmek, ilgi çekmek için takınılan çekici, edalı davranış; işve
- "Romantik devirlerde bu nevi cilvelere aşk mâni olurdu, şimdi de kültür."
-
[mecaz]
Hoş ve latif bir şekilde görünme ortaya çıkma
-
[mecaz]
Göz alıcı hareketlilik
- "Ressamın bu renk ve ışık cilvesi altındaki ana nesneyi bütün gerçeği ile kavraması her zaman kolay bir iş değildir."
-
Bir olayın veya durumun bir kişiyi şaşırtan ve beklenmedik yanı
- "Feleğin cilvesi çoktur, alın yazısını bozmaya çare yoktur."
-
Bakınız tecelli
- "Yalnız ve yalnız Allah’ın cilvesi bu!.."
-
[isim]
Hoşa gitmek, ilgi çekmek için takınılan çekici, edalı davranış; işve