İçinde cilve olan 13 kelime var. İçerisinde CİLVE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında cilve olan kelimeler listesine ya da sonu cilve ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

CİLVELEŞEBİLMEK

14 Harfli Kelimeler

CİLVELEŞEBİLME

11 Harfli Kelimeler

CİLVELENMEK, CİLVELEŞMEK, CİLVESİZLİK

10 Harfli Kelimeler

CİLVELENME, CİLVELEŞME, CİLVELİLİK

8 Harfli Kelimeler

CİLVEBAZ, CİLVEKAR, CİLVESİZ

7 Harfli Kelimeler

CİLVELİ

5 Harfli Kelimeler

CİLVE

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Cilve Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

C E L V İ

5 Harfli Kelimeler

CİLVE, EVCİL

4 Harfli Kelimeler

CELİ, ELCİ, EVCİ, EVLİ, LİCE, VELİ

3 Harfli Kelimeler

İLE

2 Harfli Kelimeler

CE, EL, EV, İL, LE, VE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CİLVELEŞEBİLMEK

  1. [nesnesiz, -le] Cilveleşme ihtimali veya imkânı bulunmak
CİLVELEŞEBİLME

  1. [isim] Cilveleşebilmek işi
CİLVELENMEK

  1. [nesnesiz] Cilve yapmak; fıkırdamak
    • "Üç ayda bir kazanılacak birkaç bin franktan her gün cebe indirilen üç dört yüz frank iyidir, diye cilvelendi." (Kemal Tahir)
CİLVELEŞMEK

  1. [nesnesiz, -le] Karşılıklı cilve yapmak
    • "Ağalar yüzlerini görmedikleri kızlara seslerinden âşık olarak dönme dolap arkasından şakalaşır, cilveleşir hatta sözleşirlerdi." (Sâmiha Ayverdi)
  2. Birbirine çok yakın arkadaşmış gibi takılmak
CİLVESİZLİK

  1. [isim] Cilvesiz olma durumu; işvesizlik
CİLVELİLİK

  1. [isim] Cilveli olma durumu; işvelilik, işvebazlık
    • "Eşe karşı genç, çekici, cilvelilik özelliklerine bir yenisi daha eklenmiştir." (Dilek İmançer)
CİLVELEŞME

  1. [isim] Cilveleşmek işi; fıkırtı
    • "Hatta bu tartışmaların aile içerisinde cilveleşme olarak değerlendirilmesi gerekir." (Adem Güneş)
CİLVELENME

  1. [isim] Cilvelenmek işi
    • "Öyle ki bu mekanik zevkler payenize duyduğunuz büyük aşkı basit bir cilvelenme seviyesine düşürür." (Eren Sarı)
CİLVEKAR

Kelime Kökeni: Farsça cilvekār

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız cilveli
    • "Herkesle şakalaşıyordu; daima neşeli, keyifli, cilvekâr bir kadındı." (Ercüment Ekrem Talu)
CİLVESİZ

  1. [sıfat] Cilvesi olmayan; işvesiz
    • "Kendisi cahil ya, cilvesiz eşi de lisedeyken tahsili bırakmış, abimizle evlenmiş, bollaştırılan çeyiziyle avunabilmiş."
CİLVEBAZ

Kelime Kökeni: Farsça cilvebāz

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız cilveli
    • "Onu fettan, işvebaz, cilvebaz, entrikacı bir kadın olarak tanıdık." (Ertuğrul Burak)
CİLVELİ

  1. [sıfat] Cilvesi olan, cilve yapan; cilvekâr, cilvebaz, fettan, işveli, işvebaz, cilve kutusu, şivekâr
CİLVE

Kelime Kökeni: Farsça cilve

  1. [isim] Hoşa gitmek, ilgi çekmek için takınılan çekici, edalı davranış; işve
    • "Romantik devirlerde bu nevi cilvelere aşk mâni olurdu, şimdi de kültür." (Peyami Safa)
  2. [mecaz] Hoş ve latif bir şekilde görünme ortaya çıkma
  3. [mecaz] Göz alıcı hareketlilik
    • "Ressamın bu renk ve ışık cilvesi altındaki ana nesneyi bütün gerçeği ile kavraması her zaman kolay bir iş değildir." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
  4. Bir olayın veya durumun bir kişiyi şaşırtan ve beklenmedik yanı
    • "Feleğin cilvesi çoktur, alın yazısını bozmaya çare yoktur." (Reşat Ekrem Koçu)
  5. Bakınız tecelli
    • "Yalnız ve yalnız Allah’ın cilvesi bu!.." (Necip Fazıl Kısakürek)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü