İçinde cep olan 19 kelime var. İçerisinde CEP bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında cep olan kelimeler listesine ya da sonu cep ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

CEPHANECİLİK

11 Harfli Kelimeler

CEPHELENMEK, CEPHELEŞMEK

10 Harfli Kelimeler

CEPHANELİK, CEPHELENME, CEPHELEŞME

9 Harfli Kelimeler

CEPHANECİ

8 Harfli Kelimeler

CEPÇİLİK, CEPLEMEK

7 Harfli Kelimeler

CEPHANE, CEPHELİ, CEPLEME

6 Harfli Kelimeler

CEPKEN, DERCEP

5 Harfli Kelimeler

CEPÇİ, CEPHE, RECEP

4 Harfli Kelimeler

ACEP

3 Harfli Kelimeler

CEP

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Cep Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

C E P

3 Harfli Kelimeler

CEP

2 Harfli Kelimeler

CE, PE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CEPHANECİLİK

  1. [isim] Cephanecinin yaptığı iş
CEPHELEŞMEK

  1. [nesnesiz] Farklı düşünce ve istekler çerçevesinde zıt birlikler oluşturmak
    • "Benzin, lastik, sigorta ve otomobil şirketlerinin gücü kitle taşımacılığının, yeni ulaşım teknolojilerinin karşısında cepheleşti." (Gündüz Vassaf)
CEPHELENMEK

  1. [-e] Cephe oluşturmak
    • "Gürültüye karşı savaşanlar köpeğe karşı cephelenmişler." (Falih Rıfkı Atay)
CEPHANELİK

  1. [isim] Cephanenin saklanmasına yarar kapalı ve korunmuş yer
    • "İnsan düşünmeden edemiyor, acaba Türkiye'de de bu tür bir tomografik tarama cihazının tespit ettiği bir cephanelik vurulmuş olabilir mi?" (Kürşat Berkkan)
CEPHELENME

  1. [isim] Cephelenmek işi
CEPHELEŞME

  1. [isim] Cepheleşmek işi
    • "Fakat realitede bu cepheleşmelerin gittikçe ete kemiğe bürünmesine işaret ediyor." (Hasan H. Yıldırım)
CEPHANECİ

  1. [isim] Kara, deniz ve hava birliklerinde cephanelik görevlisi veya sorumlusu olan kimse
    • "İkinci harekâtta mevzide cephaneci olan arkadaşımın havan mermisinin isabetiyle göğsü parçalandı." (Eren Sarı)
CEPLEMEK

  1. [-i, argo] Cebine indirmek
    • "Kalkıp cevabını veriyor; bilirse ne âlâ, beş bin kâğıdı cepledi demektir." (Attilâ İlhan)
CEPÇİLİK

  1. [isim] Bakınız yankesicilik
    • "Ama, diyor, ben artık cepçilik yapacağım." (Hasan İzzettin Dinamo)
CEPHANE

Kelime Kökeni: Farsça cebe + ḫāne

  1. [isim, askerlik] Ateşli silahlarla atılmak için hazırlanan her türlü patlayıcı madde; mühimmat
    • "Artık silahım var, cephanem var, ava çıkabilirim." (Arif Nihat Asya)
CEPLEME

  1. [isim] Ceplemek işi
CEPHELİ

  1. [sıfat] Cephesi olan
    • "Tek cepheli edebiyatlara aldanmak istemiyorum." (Peyami Safa)
DERCEP

Kelime Kökeni: Farsça der + Arapça ceyb

  1. [isim, eskimiş] Hakkı olmayan parayı veya malı zimmetine geçirme
CEPKEN

  1. [isim] Kolları yırtmaçlı ve uzun, harçla işlenmiş bir tür kısa, yakasız üst giysisi
    • "Cepkenini, damalı mintanını çıkarmış, kolalı gömleğine kravatını bağlıyordu." (Tarık Buğra)
CEPÇİ

  1. [isim, argo] Bakınız yankesici
    • "Biraz sonra çalışmaya başlar çepçi; yanaşır birine, şıp diye alır cüzdanını, atar zulaya. İlk durakta da iner." (Erdal Öz)
RECEP

Kelime Kökeni: Arapça receb

  1. [isim] Ay takviminin yedinci ayı, üç ayların birincisi
CEPHE

Kelime Kökeni: Arapça cebhe

  1. [isim] Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü; alnaç
    • "Başını kaldırarak köşkün karanlık cephesine baktı." (Peyami Safa)
  2. Belli bir düşünce, istek çevresinde meydana getirilen mücadele birliği
  3. [mecaz] Bir şeyin veya kişinin belli bir bakış açısı ile ele alınan, üzerinde durulan niteliği
    • "Hakikatin binbir cephesi ve başka başka görünüşleri yok mudur?" (Abdülhak Şinasi Hisar)
  4. [askerlik] Üzerinde savaşın sürdüğü bölge
  5. [denizcilik] Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır
  6. [coğrafya] Sıcaklıkları farklı iki hava kütlesinin karşılaştıkları yer
ACEP

Kelime Kökeni: Arapça ʿaceb

  1. [zarf] Bakınız acaba
    • "Bakın çantasında acep nesi var / Bir çift kundurayla bir de fesi var" (Halk türküsü)
CEP

Kelime Kökeni: Arapça ceyb

  1. [isim] Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça
    • "Bayramın her günü gelirler, ellerini ceplerine sokarak dolaşırlardı." (Ayla Kutlu)
  2. Trafiği kolaylaştırmak, araçların durabilmesine olanak sağlamak için yaya kaldırımları veya şehirler arası yolların kenarlarında bulunan taşıt yanaşma yeri
  3. Bakınız cep telefonu
    • "Sonra beni cepten aradı, hemen gel dedi." (Metin Savaş)
  4. [askerlik] Savaş alanının bir yerinde düşmanın geriletilmesiyle ortaya çıkan taktik durum; çökertme (I)
  5. [spor] Otomobil yarışlarında arabalarının yarışa başladıkları nokta
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü