İçinde c olan 5 harfli 382 kelime var. İçerisinde C harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında c harfi olan kelimeler listesine ya da sonu c harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EMİCİ
-
-
[sıfat, bitki bilimi, hayvan bilimi]
Emme özelliği olan
-
[sıfat, bitki bilimi, hayvan bilimi]
Emme özelliği olan
- SALCI
-
-
[isim]
Sal ile yolcu ve yük taşıyan kimse
-
[isim]
Sal ile yolcu ve yük taşıyan kimse
- CİCİM
-
-
birine sevgiyle yaklaşıldığında kullanılan söz
- "Cicim! Sen ne kadar dışarlıklı olmuşsun."
-
birine sevgiyle yaklaşıldığında kullanılan söz
- CENİN
-
Kelime Kökeni: Arapça cenīn
-
[isim, anatomi]
Oğulcuğun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu; dölüt, fetüs
-
[isim, anatomi]
Oğulcuğun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu; dölüt, fetüs
- CİNSİ
-
Kelime Kökeni: Arapça cinsī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız cinsel
- "Şehrin bir mahallesinde bir kişinin evine güzel gençlerin gelmesi, oraya cinsî sapık ve ahlaksızların hücum etmelerine yol açabiliyordu."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız cinsel
- CİNCİ
-
-
[sıfat]
Cin çağırma, onlarla konuşma vb. iddialarla geçimini sağlayan (kimse)
- "Yanlış adım atmamalıydı, atarsa yanlış dua okuyan acemi cincilere dönerdi."
-
[sıfat]
Cin çağırma, onlarla konuşma vb. iddialarla geçimini sağlayan (kimse)
- BUZCU
-
-
[isim]
Buz satan kimse
-
[isim]
Buz satan kimse
- MANCA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca mangia
-
[isim]
Bakınız yemek (I)
- "Ana çorbaya tuz atıyor, baba mancanın tadına bakıyor."
-
Kedi, köpek yiyeceği
-
[isim]
Bakınız yemek (I)
- FACİA
-
Kelime Kökeni: Arapça fāciʿa
-
[isim]
Çok üzüntü veren, acıklı olay
- "Sebep olduğunuz faciadan henüz haberiniz yok."
-
[tiyatro]
Bakınız trajedi
-
[isim]
Çok üzüntü veren, acıklı olay
- KUMCU
-
-
[isim]
Kum getirip satan kimse
-
[isim]
Kum getirip satan kimse
- ACARA
-
-
[isim]
Bakınız Acar
-
[isim]
Bakınız Acar
- CEVVİ
-
Kelime Kökeni: Arapça cevvī
-
[sıfat, eskimiş, gök bilimi]
Bakınız atmosferik
-
[sıfat, eskimiş, gök bilimi]
Bakınız atmosferik
- MUCUK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bir tür küçük sinek
-
[isim, ağızlardan]
Bir tür küçük sinek
- TOYCA
-
-
[zarf]
Bakınız acemice
-
[zarf]
Bakınız acemice
- AKICI
-
-
[sıfat]
Akma özelliği olan
- "Hafif mavi hareli ziyaların akıcı gölgeleriyle görülmemiş çiçeklerden yapılmış bir bahar yatağını andıran ipek sedirde bir çıplak kız baygın ve yorgun geriniyor..."
-
[edebiyat]
Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık, kesintiye uğramayan (anlatım); selis
- "Çevirilerinde kullandığı güzel, akıcı dil başarıyordu bunu."
-
[sıfat]
Akma özelliği olan
- SIRCI
-
-
[sıfat]
Sır tutan
- "O yere bakan yürek yakan karı öyle bir sırcıydı ki."
-
[sıfat]
Sır tutan
- CÜLUS
-
Kelime Kökeni: Arapça culūs
-
[isim]
Hükümdarlık tahtına çıkma, tahta oturma
-
[isim]
Hükümdarlık tahtına çıkma, tahta oturma
- CUŞİŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça cūşiş
-
[isim, eskimiş]
Bakınız coşkunluk
- "Yürüdükçe gönlündeki cuşiş artıyor."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız coşkunluk
- RİCAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ricāl
-
[isim, eskimiş]
Erkekler
-
Yüksek makamlardaki devlet adamları
- "Kendisi II. Abdülhamit devri ricalinden olmakla beraber bu servete hiçbir şey ilave etmedi."
-
[isim, eskimiş]
Erkekler
- OLCAY
-
Kelime Kökeni: Moğolca
-
[isim]
Baht, talih, şans
-
[sıfat]
Bahtlı, talihli
-
[isim]
Baht, talih, şans