İçinde cık olan 9 harfli 20 kelime var. İçerisinde CIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında cık olan kelimeler listesine ya da Sonu cık ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GICIKLAMA

  1. [isim] Gıcıklamak işi

ACIKILMAK

  1. [nsz] Acıkma işine konu olmak
    • "Bu saatte acıkılır mı?"

PUSULACIK

  1. [isim] Küçük pusula
  2. Üstüne hatırlanması gereken notlar yazılan, kendinden yapışkanı olan küçük kâğıt

ACIKLILIK

  1. [isim] Acıklı olma durumu

HAYVANCIK

  1. [isim] Ancak mikroskopla görülebilen çok küçük hayvan
  2. Hayvancağız

ACIKTIRMA

  1. [isim] Acıktırmak işi

KASABACIK

  1. [isim] Küçük kasaba
    • "Edirne'yle İstanbul arasındaki kasabacıklardan birinde yaşıyoruz." (Memduh Şevket Esendal)

BAĞCIKSIZ

  1. [sıfat] Bağı olmayan, bağsız
    • "Bağcıksız ayakkabı."

ÇABUCACIK

  1. [zarf] Çabucak
    • "İşini çabucacık bitirdi."

KALKANCIK

  1. [isim] Tohum içerisinde embriyoyu besi dokuya bağlayan, onu besin deposundan ayıran ve besin maddelerini emerek embriyoya veren zar gibi ince ve kalkan şeklinde bir parça

USULCACIK

  1. [zarf] Yavaş ve belli etmeden veya ortalığı karıştırmadan, yavaşçacık
    • "Başını usulcacık kaldırmak istedi." (Refik Halit Karay)

MEYDANCIK

  1. [isim] Küçük meydan
    • "Küçük bir grup meydancığa toplanmıştı."

USULLACIK

  1. [zarf] Usulcacık

VICIKLAMA

  1. [isim] Vıcıklamak işi veya durumu

BARAKACIK

  1. [isim] Küçük baraka
    • "Bu barakacıklar, sarkan saçakları, dökülmüş kafesleri ile caddenin iki tarafını dolduruyorlardı." (Haldun Taner)

YUMUŞACIK

  1. [sıfat] Hoşa giden, istenilen yumuşaklıkta olan, çok yumuşak olan

KANCIKLIK

  1. [isim] Kancık olma durumu
  2. Kancıkça davranış
    • "Kahramanlıkları bir kaba ihtiras, yiğitlikleri bir kancıklık olabilirdi." (Tarık Buğra)

HARMANCIK
...
ŞURACIKTA

  1. [zarf] Yakın ve belirli bir yerde
    • "Hemen, şimdi, şuracıkta, gece yarısı bizi evlendireceksin!" (Refik Halit Karay)

BURACIKTA

  1. [zarf] Çok yakın bir yerde
    • "Ben şimdi buracıkta tarağımı düşürmüşüm, gördünüz mü?" (Osman Cemal Kaygılı)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü