İçinde bura olan 19 kelime var. İçerisinde BURA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bura olan kelimeler listesine ya da sonu bura ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

KALBURABASTI, TAMBURACILIK

10 Harfli Kelimeler

BURABİLMEK

9 Harfli Kelimeler

BUJUMBURA, BURABİLME, BURACIKTA, BURALILIK, TAMBURACI

7 Harfli Kelimeler

BURACIK, BURADAN, BURAĞAN, KAMBURA, TAMBURA

6 Harfli Kelimeler

BURADA, BURALI, BURASI, SABURA

5 Harfli Kelimeler

BURAK

4 Harfli Kelimeler

BURA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bura Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B R U

4 Harfli Kelimeler

BURA, RUBA, URBA

3 Harfli Kelimeler

ABU, BAR, RAB, RUA

2 Harfli Kelimeler

AB, AR, BU, RA, UR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TAMBURACILIK

  1. [isim] Tamburacı olma durumu
KALBURABASTI

  1. [isim] Beze biçimine getirilmiş hamur parçasının yassılaştırılıp ortasına ceviz içi ve yağ konarak fırında pişirilen ve piştikten sonra üzerine soğuk şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü
BURABİLMEK

  1. [-i] Burma ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Burmaya gücü yetmek
BURABİLME

  1. [isim] Burabilmek işi
BURACIKTA

  1. [zarf] Çok yakın bir yerde
    • "Ben şimdi buracıkta tarağımı düşürmüşüm, gördünüz mü?" (Osman Cemal Kaygılı)
TAMBURACI

  1. [isim] Tambura çalan veya yapan kimse
BURALILIK

  1. [isim] Buralı olma durumu
BUJUMBURA

  1. [isim] Burundi'nin en büyük şehri ve eski başkenti
BURADAN

  1. [zarf] Bu yerden
    • "Beş yaşımdan başlayarak buradan eve güğümlerle ben de su taşıdım." (Adalet Ağaoğlu)
BURAĞAN

  1. [isim] Kısa süreli olup çok şiddetli esen rüzgâr
KAMBURA

  1. [isim] Kitapların ciltlenmesiyle sırt bölümünde oluşan yuvarlaklık
TAMBURA

Kelime Kökeni: Arapça ṭanbūre

  1. [isim, müzik] Türk halk müziğinde kullanılan, cura, bulgari, çöğür, bağlama gibi telli ve mızrapla çalınan çalgıların genel adı
    • "Gündüzleri öğleden sonra yatağından kalkarak tamburasını eline alıyordu." (Ömer Seyfettin)
BURACIK

  1. [isim] Yakın ve belirli bir yer
  2. İçinde bulunulan yer, tam burası
    • "Ben şimdi buracıkta tarağımı düşürmüşüm, gördünüz mü?" (Osman Cemal Kaygılı)
BURASI

  1. [isim] Bakınız bura
    • "Burası evin mutfağı olarak kullanılıyordu." (Ayla Kutlu)
SABURA

Kelime Kökeni: İtalyanca saburra

  1. [isim, denizcilik] Gemi safrası
BURALI

  1. [isim] Bu memleketli, bu yerin halkından olan kimse
    • "Siz buralıya benzemiyorsunuz." (Peyami Safa)
BURADA

  1. [zarf] Bu yerde
    • "Bir köylüden burada avlandığınızı duydum." (Halikarnas Balıkçısı)
BURAK

  1. [isim, din bilimi] Miraç Gecesi’nde Hz. Muhammed’i taşıdığı rivayet edilen binek
BURA

  1. [isim] İçinde bulunulan, işaret edilen, kastedilen yakın bir yer veya çevresi; burası
    • "En solda yarım ay biçiminde soyunma odaları ve duşlar bulunurdu ve burayı erkek çocuklar kullanırdı." (Ayla Kutlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü