İçinde bura olan 19 kelime var. İçerisinde BURA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bura olan kelimeler listesine ya da sonu bura ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KALBURABASTI, TAMBURACILIK
BURABİLMEK
BUJUMBURA, BURABİLME, BURACIKTA, BURALILIK, TAMBURACI
BURACIK, BURADAN, BURAĞAN, KAMBURA, TAMBURA
BURADA, BURALI, BURASI, SABURA
BURAK
BURA
Bura Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
BURA, RUBA, URBA
3 Harfli Kelimeler
ABU, BAR, RAB, RUA
2 Harfli Kelimeler
AB, AR, BU, RA, UR
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TAMBURACILIK
-
-
[isim]
Tamburacı olma durumu
-
[isim]
Tamburacı olma durumu
- KALBURABASTI
-
-
[isim]
Beze biçimine getirilmiş hamur parçasının yassılaştırılıp ortasına ceviz içi ve yağ konarak fırında pişirilen ve piştikten sonra üzerine soğuk şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü
-
[isim]
Beze biçimine getirilmiş hamur parçasının yassılaştırılıp ortasına ceviz içi ve yağ konarak fırında pişirilen ve piştikten sonra üzerine soğuk şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü
- BURABİLMEK
-
-
[-i]
Burma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Burmaya gücü yetmek
-
[-i]
Burma ihtimali veya imkânı bulunmak
- BURABİLME
-
-
[isim]
Burabilmek işi
-
[isim]
Burabilmek işi
- BURACIKTA
-
-
[zarf]
Çok yakın bir yerde
- "Ben şimdi buracıkta tarağımı düşürmüşüm, gördünüz mü?"
-
[zarf]
Çok yakın bir yerde
- TAMBURACI
-
-
[isim]
Tambura çalan veya yapan kimse
-
[isim]
Tambura çalan veya yapan kimse
- BURALILIK
-
-
[isim]
Buralı olma durumu
-
[isim]
Buralı olma durumu
- BUJUMBURA
-
-
[isim]
Burundi'nin en büyük şehri ve eski başkenti
-
[isim]
Burundi'nin en büyük şehri ve eski başkenti
- BURADAN
-
-
[zarf]
Bu yerden
- "Beş yaşımdan başlayarak buradan eve güğümlerle ben de su taşıdım."
-
[zarf]
Bu yerden
- BURAĞAN
-
-
[isim]
Kısa süreli olup çok şiddetli esen rüzgâr
-
[isim]
Kısa süreli olup çok şiddetli esen rüzgâr
- KAMBURA
-
-
[isim]
Kitapların ciltlenmesiyle sırt bölümünde oluşan yuvarlaklık
-
[isim]
Kitapların ciltlenmesiyle sırt bölümünde oluşan yuvarlaklık
- TAMBURA
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭanbūre
-
[isim, müzik]
Türk halk müziğinde kullanılan, cura, bulgari, çöğür, bağlama gibi telli ve mızrapla çalınan çalgıların genel adı
- "Gündüzleri öğleden sonra yatağından kalkarak tamburasını eline alıyordu."
-
[isim, müzik]
Türk halk müziğinde kullanılan, cura, bulgari, çöğür, bağlama gibi telli ve mızrapla çalınan çalgıların genel adı
- BURACIK
-
-
[isim]
Yakın ve belirli bir yer
-
İçinde bulunulan yer, tam burası
- "Ben şimdi buracıkta tarağımı düşürmüşüm, gördünüz mü?"
-
[isim]
Yakın ve belirli bir yer
- BURASI
-
-
[isim]
Bakınız bura
- "Burası evin mutfağı olarak kullanılıyordu."
-
[isim]
Bakınız bura
- SABURA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca saburra
-
[isim, denizcilik]
Gemi safrası
-
[isim, denizcilik]
Gemi safrası
- BURALI
-
-
[isim]
Bu memleketli, bu yerin halkından olan kimse
- "Siz buralıya benzemiyorsunuz."
-
[isim]
Bu memleketli, bu yerin halkından olan kimse
- BURADA
-
-
[zarf]
Bu yerde
- "Bir köylüden burada avlandığınızı duydum."
-
[zarf]
Bu yerde
- BURAK
-
-
[isim, din bilimi]
Miraç Gecesi’nde Hz. Muhammed’i taşıdığı rivayet edilen binek
-
[isim, din bilimi]
Miraç Gecesi’nde Hz. Muhammed’i taşıdığı rivayet edilen binek
- BURA
-
-
[isim]
İçinde bulunulan, işaret edilen, kastedilen yakın bir yer veya çevresi; burası
- "En solda yarım ay biçiminde soyunma odaları ve duşlar bulunurdu ve burayı erkek çocuklar kullanırdı."
-
[isim]
İçinde bulunulan, işaret edilen, kastedilen yakın bir yer veya çevresi; burası