İçinde bur olan 6 harfli 22 kelime var. İçerisinde BUR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bur olan kelimeler listesine ya da Sonu bur ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

B R U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

BU, UR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAMBUR

  1. [isim] Bel veya göğüs kemiğinin eğrilmesi, raşitizm sonucu sırtta ve göğüste oluşan tümsek, kambur zambur
    • "Mavi gözlü, köse, kamburu çıkmış bir ihtiyardı." (Ömer Seyfettin)
  2. Bazı hayvanların sırtındaki çıkıntı
    • "Gümüş saplı bastonuna dayanarak yürüyen kamburu çıkmış kadit bir âyan azası misali, ağır ağır bizim tarafa geçti." (Haldun Taner)
  3. Yapı veya eşyada dışarıya doğru eğrilme
  4. [sıfat] Vücudunda bu tümsek bulunan (kimse)
  5. Sıkıntı, dert

TAMBUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Klasik Türk müziğinin başlıca çalgılarından biri olan, yay veya mızrapla çalınan, uzun saplı, telli çalgı
    • "... eczacı İhsan Bey'in tamburundan ağır tınlamalı birtakım sesler geliyordu." (Atilla İlhan)

BURSLU

  1. [sıfat] Burs alan, bursu olan

BURDUR
...
KALBUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan büyük delikli veya seyrek telli elek

NALBUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] At nalı yapan demirci
  2. Çivi, kilit, menteşe gibi yapı işlerinde kullanılan şeyleri satan kimse, hırdavatçı

SABURA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Gemi safrası

BURHAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kanıt
  2. Belgit

BURNAZ

  1. [sıfat] İri ve uzun burunlu

BURGAÇ

  1. [isim] Girdap
    • "Güldükçe esmer yanağında açılan gamze, bir burgaç gibi." (Çetin Altan)

TABURE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sırt ve kol dayayacak yeri olmayan iskemle
    • "Kapkara kesilmiş meşe ağacından masalar, tabureler, yer iskemleleri dolu idi." (Sait Faik Abasıyanık)

BURMAK

  1. [-i] Bir şeyi iki ucundan tutup ekseni etrafında ters yönlere çevirerek bükmek
    • "Bazı sıkı zamanlarda öyle olur ki sırtımdan çıkan gömleği elimde burup sıktığım zaman, tekneden çıkmış çamaşır gibi zırıl zırıl su akar." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. İğdiş etmek
  3. Ağza kekre tat vermek
    • "Bu ayva ağzımı burdu."
  4. Mide, bağırsak sancımak
  5. Üzmek, sıkıntı vermek
    • "Hikâyenin burası kalbimi burdu." (Halide Edip Adıvar)

BURKMA

  1. [isim] Burkmak işi

OBURCA

  1. [zarf] Doymak bilmez bir biçimde, oburcasına
  2. Gereğinden çok, oburcasına

BURÇAK

  1. [isim] Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi (Vicia ervilia)
  2. Bu bitkinin mercimeğe benzeyen ve genellikle hayvan yemi olarak kullanılan tanesi

MECBUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Herhangi bir konuda yükümlü, bir şeyi yapmak zorunda olan
    • "Biz toprağımızdan düşmanı atmaya mecburuz." (Ruşen Eşref Ünaydın)
    • "Ertesi gün beni daireden istifaya mecbur ettiler." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Memleketin büyük menfaati, beni bu yolda harekete mecbur tutuyordu." (Atatürk)
  2. Bağlı, düşkün, tutkun

OTOBUR

  1. [sıfat] Otçul

ETOBUR

  1. [sıfat] Dişleri et yiyecek biçimde olan, omurgalı, memeli (hayvan), etçil, karnivor

BURASI

  1. [isim] Bu yer, bura
    • "Burası Şakir Mustafa Bey'in yalısı değil mi, efendim?" (Memduh Şevket Esendal)

BURKUK

  1. [sıfat] Burkulmuş olan

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü