İçinde bulaşık olan 5 kelime var. İçerisinde BULAŞIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bulaşık olan kelimeler listesine ya da sonu bulaşık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

BULAŞIKÇILIK

11 Harfli Kelimeler

BULAŞIKHANE

10 Harfli Kelimeler

BULAŞIKLIK

9 Harfli Kelimeler

BULAŞIKÇI

7 Harfli Kelimeler

BULAŞIK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bulaşık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B I K L U Ş

7 Harfli Kelimeler

BULAŞIK

6 Harfli Kelimeler

BAŞLIK, BULAŞI, UŞAKLI

5 Harfli Kelimeler

ALKIŞ, AŞLIK, BAKIŞ, BAKŞI, BALIK, BALKI, BAŞLI, BULAK, BULAŞ, KABUL, KALIŞ, KAŞLI, KIŞLA, ŞAKUL

4 Harfli Kelimeler

ABUK, AKIL, AKIŞ, AKLI, ALIK, ALIŞ, AŞIK, BAKI, BULA, KULA, ULAK, ULAŞ, UŞAK

3 Harfli Kelimeler

ABU, AKI, AŞI, AŞK, BAK, BAL, BAŞ, BUL, KAL, KAŞ, KIL, KIŞ, KUL, KUŞ, LAK, ŞAK, ŞAL, ŞIK, ŞUA, ULA

2 Harfli Kelimeler

AB, AK, AL, AŞ, BU, LA, ŞU

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BULAŞIKÇILIK

  1. [isim] Bulaşıkçının yaptığı iş
    • "Garsonluk bilmediğimden patronum beni önce bulaşıkçılığa verdi." (Tarık Dursun K)
BULAŞIKHANE

Kelime Kökeni: Türkçe bulaşık + Farsça ḫāne

  1. [isim] Kışla, okul, otel vb. yerlerde bulaşık yıkamaya ayrılan özel bölüm
    • "Geniş bir mutfak vardı, bulaşıkhanesi de bayağı büyük idi." (Mehmet İdo İsmetoğlu)
BULAŞIKLIK

  1. [isim] Bulaşık olma durumu
    • "Kalbi güp güp vuruyordu. Ellerinde kan bulaşıklığı hissi. Bir yıkasa mı?" (Attilâ İlhan)
  2. Mutfak tezgâhı üzerine konulan, elde yıkanan bulaşıkların dizildiği, plastik veya metalden yapılmış mutfak eşyası
BULAŞIKÇI

  1. [sıfat] İşi kirli kapları yıkamak olan (kimse)
    • "Bulaşıkçı kız paketten sevdiği şeyleri bir bir çıkarıp küçük tahta rafına dizdi." (Ali Kaya)
BULAŞIK

  1. [isim] Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak
    • "Gemide bulaşık yıkamak kolay iş değildi." (Azra Erhat)
  2. [mecaz] Yaşanmış bir şeyden geriye kalan belirti etki
    • "Daha balayının bulaşığı geçmedi." (Burhan Felek)
  3. [sıfat] Bakınız kirli
    • "Bulaşık kap."
  4. [sıfat] Her şeyin birbirine karıştığı (yer, olay vb.)
    • "Bu karmakarışık ve bulaşık âlemi kendi hâline bırakırdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  5. [sıfat, mecaz] Bakınız yapışkan
    • "Böyle bir sivri akıllı, bulaşık biri çıkar ortaya, dirliği düzeni berbat eder." (Kerim Korcan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü