İçinde boş olan 7 harfli 10 kelime var. İçerisinde BOŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında boş olan kelimeler listesine ya da sonu boş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BOŞAMAK

  1. [-i] Eşlerden biri diğeriyle nikâhı bozup aile ilişkisini kesmek; bırakmak
    • "Evli olan Faruk karısını boşayıp Nergis’e nikâh yapmaya hazırlanırken başlarına gelen bu felaket ne korkunç bir şeydi." (Hasan İzzettin Dinamo)
BOŞANMA

  1. [isim] Boşanmak işi
    • "Burnundan kanlar boşanmaya başladı." (Nâzım Hikmet)
  2. Eşlerden birinin boşanma ilamı almasıyla evlilik birliğinin son bulması
    • "Aylin böyle bir şey isteyemez çünkü benim ailemde boşanma asla kabul edilemez." (Ayşe Kulin)
BOŞALTI

  1. [isim] Bakınız boşaltım
  2. Vücuttan atılan dışkı, balgam, idrar vb. atıkların genel adı
BOŞALMA

  1. [isim] Boşalmak işi; inhilal
    • "Kadınların başlarında beyaz çatkılarla ilaç fabrikalarından sel köpüğü gibi taşıp boşalmalarını anlattı." (Lâtife Tekin)
  2. [mecaz] Derdini birine açarak ferahlama
    • "Bir boşalmaya, ağız dolusu boşalmaya, soyundan başlayarak boşalmaya isteğim var ki boşalamazsam patlayacağım." (Nâzım Hikmet)
  3. [fizik] Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi; deşarj
BOŞANIŞ

  1. [isim] Boşanmak işi
BOŞALIM

  1. [isim] Boşalmak işi
BOŞALIŞ

  1. [isim] Boşalmak işi
BAŞIBOŞ

  1. [sıfat] Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan
    • "Başıboş yaşayışa alışkın değildir." (Haldun Taner)
  2. Bağlanmamış, serbest bırakılmış
    • "İstanbul'un başıboş köpekleri rahatça ömür sürmektedirler." (Salâh Birsel)
  3. [zarf, mecaz] Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir biçimde
    • "Günün birçok saatlerinde dar sokaklarda başıboş dolaşır, eski Anadolu evlerini seyrederdim." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
  4. [zarf, mecaz] Kendi isteğine göre, hiçbir etki altında kalmadan
    • "Geceye kadar başıboş, derbeder gezinip durdum." (Emine Işınsu)
BOŞATMA

  1. [isim] Boşatmak işi
BOŞLAMA

  1. [isim] Boşlamak işi; ihmal
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü