İçinde boş olan 7 harfli 10 kelime var. İçerisinde BOŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında boş olan kelimeler listesine ya da sonu boş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BOŞAMAK
-
-
[-i]
Eşlerden biri diğeriyle nikâhı bozup aile ilişkisini kesmek; bırakmak
- "Evli olan Faruk karısını boşayıp Nergis’e nikâh yapmaya hazırlanırken başlarına gelen bu felaket ne korkunç bir şeydi."
-
[-i]
Eşlerden biri diğeriyle nikâhı bozup aile ilişkisini kesmek; bırakmak
- BOŞANMA
-
-
[isim]
Boşanmak işi
- "Burnundan kanlar boşanmaya başladı."
-
Eşlerden birinin boşanma ilamı almasıyla evlilik birliğinin son bulması
- "Aylin böyle bir şey isteyemez çünkü benim ailemde boşanma asla kabul edilemez."
-
[isim]
Boşanmak işi
- BOŞALTI
-
-
[isim]
Bakınız boşaltım
-
Vücuttan atılan dışkı, balgam, idrar vb. atıkların genel adı
-
[isim]
Bakınız boşaltım
- BOŞALMA
-
-
[isim]
Boşalmak işi; inhilal
- "Kadınların başlarında beyaz çatkılarla ilaç fabrikalarından sel köpüğü gibi taşıp boşalmalarını anlattı."
-
[mecaz]
Derdini birine açarak ferahlama
- "Bir boşalmaya, ağız dolusu boşalmaya, soyundan başlayarak boşalmaya isteğim var ki boşalamazsam patlayacağım."
-
[fizik]
Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi; deşarj
-
[isim]
Boşalmak işi; inhilal
- BOŞANIŞ
-
-
[isim]
Boşanmak işi
-
[isim]
Boşanmak işi
- BOŞALIM
-
-
[isim]
Boşalmak işi
-
[isim]
Boşalmak işi
- BOŞALIŞ
-
-
[isim]
Boşalmak işi
-
[isim]
Boşalmak işi
- BAŞIBOŞ
-
-
[sıfat]
Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan
- "Başıboş yaşayışa alışkın değildir."
-
Bağlanmamış, serbest bırakılmış
- "İstanbul'un başıboş köpekleri rahatça ömür sürmektedirler."
-
[zarf, mecaz]
Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir biçimde
- "Günün birçok saatlerinde dar sokaklarda başıboş dolaşır, eski Anadolu evlerini seyrederdim."
-
[zarf, mecaz]
Kendi isteğine göre, hiçbir etki altında kalmadan
- "Geceye kadar başıboş, derbeder gezinip durdum."
-
[sıfat]
Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan
- BOŞATMA
-
-
[isim]
Boşatmak işi
-
[isim]
Boşatmak işi
- BOŞLAMA
-
-
[isim]
Boşlamak işi; ihmal
-
[isim]
Boşlamak işi; ihmal