Sonunda boş olan 5 kelime var. BOŞ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde boş olan kelimeler listesine ya da başında boş olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TAHTABOŞ
BAŞIBOŞ
BOMBOŞ
LİBOŞ
BOŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TAHTABOŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça taḫtepūş
-
[isim]
Evlerin damlarında çamaşır sermeye veya yaz gecelerinde oturmaya yarayan, zemini tahta, üzeri genellikle çinko döşeli teras
- "Gençler ve çocuklar, birbirinin peşi sıra konağın dördüncü katındaki tahtaboşa çıktılar."
-
[ağızlardan]
Zemini tahta döşeli balkon
- "Bir iki saat sonra döndüğümüzde hemen tahtaboş dedikleri balkona gider, ona bakardım."
-
[ağızlardan]
Kilerde, sofada veya mutfakta duvarın bir köşesine yüksekçe yapılmış ve etrafı parmaklıkla çevrilmiş balkonumsu yer
- "Tahtaboş, muallim kürsüsüne, daha doğrusu millet bayramlarında ulu orta söz söyleyen hatipler için yapılmış kürsülere benzeyen bir yerde, bir kadın namaz kılıyordu."
-
[isim]
Evlerin damlarında çamaşır sermeye veya yaz gecelerinde oturmaya yarayan, zemini tahta, üzeri genellikle çinko döşeli teras
- BAŞIBOŞ
-
-
[sıfat]
Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan
- "Başıboş yaşayışa alışkın değildir."
-
Bağlanmamış, serbest bırakılmış
- "İstanbul'un başıboş köpekleri rahatça ömür sürmektedirler."
-
[zarf, mecaz]
Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir biçimde
- "Günün birçok saatlerinde dar sokaklarda başıboş dolaşır, eski Anadolu evlerini seyrederdim."
-
[zarf, mecaz]
Kendi isteğine göre, hiçbir etki altında kalmadan
- "Geceye kadar başıboş, derbeder gezinip durdum."
-
[sıfat]
Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan
- BOMBOŞ
-
-
[sıfat]
Büsbütün, tamamen boş; tamtakır
- "Güneşin doğacağı tarafa giden yol bomboştu."
-
[sıfat]
Büsbütün, tamamen boş; tamtakır
- LİBOŞ
-
-
[isim, argo]
Liberal ekonomiyi ve liberal siyaseti savunurken çabucak zengin olmayı amaçlayan ve bu yolda hiçbir değer yargısını kabul etmeyen, her şeyi mübah gören kimse
- "Beyler, serbest piyasa serbest ülkelerde bulunur, diyoruz, adımız liboşa çıkıyor."
-
[isim, argo]
Liberal ekonomiyi ve liberal siyaseti savunurken çabucak zengin olmayı amaçlayan ve bu yolda hiçbir değer yargısını kabul etmeyen, her şeyi mübah gören kimse
- BOŞ
-
-
[sıfat]
İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan; hali, tehi, tıngır, dolu (II) karşıtı
- "Komşular bir şey anlamasın diye ateşte boş tencere kaynattığım zamanları bilirim, yine de babamın koskoca konağını terk etmemiştim."
-
[isim]
Kullanıldıktan sonra içinde bir şey kalmayan, kirli bardak, çanak vb. kap
- "Tam bu sırada yanlarından elindeki tepside boşlarla ortalıkçı bir çocuk geçmektedir."
-
Sürülüp ekilmemiş toprak
-
[zarf]
Herhangi bir iş yapmadan, çalışmadan
- "Ben hiç hayatımda böyle yarım saat boş oturmadım…"
-
[mecaz]
Görevlisi olmayan (iş, görev); münhal
- "Boş kadro."
-
[isim, mecaz]
Yapılacak iş olmama durumu
- "Bugün sabah boşum, gelebilirsin."
-
[mecaz]
Gerçeğe dayanmayan
- "Bütün bunlar güneşli ve rüzgârlı bir günün boş vaatleri miydi?"
-
[mecaz]
Herhangi bir bilgisi olmayan
- "Daha meselesiz, daha cahil, daha boş, daha yakışıklıydılar."
-
[mecaz]
Bir işe yaramayan, yararı olmayan
- "Yaşlı başlı insanlarız, dedi. Birbirimizi boş tesellilerle aldatacak değiliz."
-
[zarf, mecaz]
Habersiz, hazırlıksız bir biçimde
- "Tatar dilencinin küfürlerine işte böyle boş yakalandım."
-
[sıfat]
İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan; hali, tehi, tıngır, dolu (II) karşıtı