İçinde bir olan 8 harfli 27 kelime var. İçerisinde BİR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bir olan kelimeler listesine ya da Sonu bir ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BİRAZCIK
-
-
[sıfat]
Pek az, çok az
-
[zarf]
Kısa bir süre
- "Birazcık bekleyiniz lütfen."
-
[sıfat]
Pek az, çok az
- BİRLEŞME
-
-
[isim]
Birleşmek işi
- "Birleşme aşkın mezarıdır, iftirasını nasıl yalana çıkardıklarını anlatıyordum." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Birleşmek işi
- MÜDEBBİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İşin arkasını ve sonunu düşünüp çare arayan, önlem alan
- "Bu kız, çocuk gibi görünürmüş, amma yüz yaşındaki bir ihtiyar kadar müdebbir ve ağırbaşlı imiş." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
İşin arkasını ve sonunu düşünüp çare arayan, önlem alan
- BİRYANCI
-
-
[isim]
Biryan yapan veya satan kimse
-
[isim]
Biryan yapan veya satan kimse
- BİRTAKIM
-
-
[sıfat]
Kimi, bazı
- "Aklından son süratle birbirini tutmaz, birtakım düşünceler geçiyordu." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Kimi, bazı
- BİRİNCİL
-
-
[sıfat]
Sırada, önemde ilk yeri alan
-
Temel olarak alınan, ana, temel, esas, asli
-
[sıfat]
Sırada, önemde ilk yeri alan
- CEBİRSEL
-
-
[sıfat]
Cebirle ilgili
-
[sıfat]
Cebirle ilgili
- BİREYSEL
-
-
[sıfat]
Bireyle ilgili olan, bireye özgü olan, ferdî
-
[sıfat]
Bireyle ilgili olan, bireye özgü olan, ferdî
- BİRAHANE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Genellikle bira içilen, aynı zamanda çabuk hazırlanan bazı sıcak veya soğuk yemeklerin de yenildiği yer
- "Dün akşam Reha Bey bana oturduğumuz birahanede muharrir Ahmet Rasim beyi de tanıttı." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[isim]
Genellikle bira içilen, aynı zamanda çabuk hazırlanan bazı sıcak veya soğuk yemeklerin de yenildiği yer
- BİRLİKTE
-
-
[zarf]
Bir arada, beraberce, hep beraber
- "Doğrandı mübarek vatanın bağrı sebepsiz / Birlikte bugün bulmalıyız derdine çare." (Tevfik Fikret)
-
Yanında, beraberinde
- "Kitabınızı birlikte getirdiniz mi?"
-
[zarf]
Bir arada, beraberce, hep beraber
- BİRLEŞİK
-
-
[sıfat]
Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit
-
[sıfat]
Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit
- BİRAZDAN
-
-
[zarf]
Az sonra
-
[zarf]
Az sonra
- BİRLEŞİM
-
-
[isim]
Birleşme işi
-
Bir meclisin bir gün içindeki toplanmaları, inikat
-
Döllenmek için erkekle dişi hayvanın bir araya gelmesi
-
[isim]
Birleşme işi
- BİRLEMEK
-
-
[-i]
Bir etmek, tek duruma getirmek
-
Tanrı'nın birliğini dile getirmek
-
[-i]
Bir etmek, tek duruma getirmek
- BİRİLERİ
-
-
[zamir]
Bazı kimseler
-
[zamir]
Bazı kimseler
- BİRLEŞEN
-
-
[sıfat]
Birbirini kesen, bir noktada kesişen (doğru, yay)
-
[sıfat]
Birbirini kesen, bir noktada kesişen (doğru, yay)
- BİRİMKÜP
- ...
- BİRMANCA
- ...
- KİBİRSİZ
-
-
[sıfat]
Kendini büyük görmeyen, büyüklenmeyen
- "Öyle kibirsiz, öyle şen adam ki..." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[sıfat]
Kendini büyük görmeyen, büyüklenmeyen
- BİRCİLİK
-
-
[isim]
Tekçilik
-
[isim]
Tekçilik