İçinde bir olan 8 harfli 27 kelime var. İçerisinde BİR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bir olan kelimeler listesine ya da Sonu bir ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KİBİRSİZ
-
-
[sıfat]
Kendini büyük görmeyen, büyüklenmeyen
- "Öyle kibirsiz, öyle şen adam ki..." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[sıfat]
Kendini büyük görmeyen, büyüklenmeyen
- BİRYANCI
-
-
[isim]
Biryan yapan veya satan kimse
-
[isim]
Biryan yapan veya satan kimse
- BİRİLERİ
-
-
[zamir]
Bazı kimseler
-
[zamir]
Bazı kimseler
- BİRAZCIK
-
-
[sıfat]
Pek az, çok az
-
[zarf]
Kısa bir süre
- "Birazcık bekleyiniz lütfen."
-
[sıfat]
Pek az, çok az
- BİRLEŞME
-
-
[isim]
Birleşmek işi
- "Birleşme aşkın mezarıdır, iftirasını nasıl yalana çıkardıklarını anlatıyordum." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Birleşmek işi
- BİRİMKÜP
- ...
- BİRLENME
-
-
[isim]
Birlenmek işi
-
[isim]
Birlenmek işi
- BİRCİLİK
-
-
[isim]
Tekçilik
-
[isim]
Tekçilik
- BİRMANCA
- ...
- BİREYSEL
-
-
[sıfat]
Bireyle ilgili olan, bireye özgü olan, ferdî
-
[sıfat]
Bireyle ilgili olan, bireye özgü olan, ferdî
- BİRİKMEK
-
-
[nsz]
Toplanıp yığılmak
- "Meydanlarda çamurlar, sular birikirdi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Birbirine eklenip çoğalmak
- "Sana verilecek havadislerim birikti." (Peyami Safa)
-
[nsz]
Toplanıp yığılmak
- YİRMİBİR
- ...
- LABİRENT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Çıkış yeri kolay bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı
- "Bu labirentte yolumu kaybedip gitmem işten değildi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
İçinden çıkılması güç veya imkânsız durum, sorun
-
[isim]
Çıkış yeri kolay bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı
- MÜDEBBİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İşin arkasını ve sonunu düşünüp çare arayan, önlem alan
- "Bu kız, çocuk gibi görünürmüş, amma yüz yaşındaki bir ihtiyar kadar müdebbir ve ağırbaşlı imiş." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
İşin arkasını ve sonunu düşünüp çare arayan, önlem alan
- BİRLİKTE
-
-
[zarf]
Bir arada, beraberce, hep beraber
- "Doğrandı mübarek vatanın bağrı sebepsiz / Birlikte bugün bulmalıyız derdine çare." (Tevfik Fikret)
-
Yanında, beraberinde
- "Kitabınızı birlikte getirdiniz mi?"
-
[zarf]
Bir arada, beraberce, hep beraber
- BİRLEŞİM
-
-
[isim]
Birleşme işi
-
Bir meclisin bir gün içindeki toplanmaları, inikat
-
Döllenmek için erkekle dişi hayvanın bir araya gelmesi
-
[isim]
Birleşme işi
- BİRAZDAN
-
-
[zarf]
Az sonra
-
[zarf]
Az sonra
- CEBİRSEL
-
-
[sıfat]
Cebirle ilgili
-
[sıfat]
Cebirle ilgili
- BİRLEMEK
-
-
[-i]
Bir etmek, tek duruma getirmek
-
Tanrı'nın birliğini dile getirmek
-
[-i]
Bir etmek, tek duruma getirmek
- BİRLEŞEN
-
-
[sıfat]
Birbirini kesen, bir noktada kesişen (doğru, yay)
-
[sıfat]
Birbirini kesen, bir noktada kesişen (doğru, yay)