İçinde billur olan 15 kelime var. İçerisinde BİLLUR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında billur olan kelimeler listesine ya da sonu billur ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

BİLLURLANDIRMAK, BİLLURLAŞABİLME, BİLLURLAŞTIRMAK

14 Harfli Kelimeler

BİLLURLANDIRMA, BİLLURLAŞTIRMA

12 Harfli Kelimeler

BİLLURLANMAK, BİLLURLAŞMAK

11 Harfli Kelimeler

BİLLURLANMA, BİLLURLAŞMA

10 Harfli Kelimeler

BİLLURUMSU

9 Harfli Kelimeler

BİLLURİYE

8 Harfli Kelimeler

BİLLURLU, BİLLURSU

7 Harfli Kelimeler

BİLLURİ

6 Harfli Kelimeler

BİLLUR

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Billur Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

B L L R U İ

6 Harfli Kelimeler

BİLLUR

3 Harfli Kelimeler

BİR, BUL, LİR

2 Harfli Kelimeler

BU, İL, UR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BİLLURLAŞABİLME

  1. [isim] Billurlaşabilmek işi; kritalleşebilme
BİLLURLANDIRMAK

  1. [-i] Billur duruma getirmek; kristallendirmek
BİLLURLAŞTIRMAK

  1. [-i] Billur durumuna getirmek; kristalleştirmek
    • "Sarışın bir kış güneşi, maviyi billurlaştırıyor, bulutları pamuk yığınlarına çeviriyordu." (Tarık Buğra)
BİLLURLAŞTIRMA

  1. [isim] Billurlaştırmak işi; kristalleştirme
BİLLURLANDIRMA

  1. [isim] Billurlandırmak işi; kristallendirme
BİLLURLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Billur durumuna gelmek, billur durumunda yoğunlaşmak; billurlanmak, kristalleşmek, kristallenmek
  2. [mecaz] Belirgin duruma gelmek, netlik kazanmak
    • "Millî Mücadele’yi bir kez daha puslar içinde, billurlaşmış olarak görür." (Halide Edip Adıvar)
BİLLURLANMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız billurlaşmak
BİLLURLANMA

  1. [isim] Bakınız billurlaşma
BİLLURLAŞMA

  1. [isim] Billur durumuna gelme; billurlanma, kristalleşme, kristallenme, tebellür
  2. Herhangi bir cisim moleküllerinin bazı fizik ve kimya değişmeleriyle geometrik biçim alması; billurlanma, kristalleşme, kristallenme
BİLLURUMSU

  1. [sıfat] Bakınız billursu
    • "Arabanın penceresinden içeriye tatlı bir esinti ve gece böceklerinin tenhalık çağrıştıran billurumsu sesleri dolmuştu." (Nihal Yeğinobalı)
BİLLURİYE

Kelime Kökeni: Arapça billūriyye

  1. [sıfat] Billurdan yapılmış
  2. Billurla ilgili
  3. [isim] Genellikle billurdan yapılmış eşya satan dükkân
  4. [isim] Billurdan yapılmış eşya
    • "Küçücük vitrine sığdırılmış sonsuz billuriye ve biblonun arkasında duran bir parça ilgimi çekerdi." (Pelin Buzluk)
BİLLURSU

  1. [isim] Billuru andıran, billura benzeyen, billur gibi; billurumsu, kristaloit
    • "Yemeklere tat vermek amacıyla kullanılan kokusuz, beyaz renkli, suda eriyen billursu bir madde olan tuz Türkçe bir kelime olup günlük ihtiyaçlarımızda vazgeçemeyeceğimiz bir sodyum klorürdür." (Hüseyin Yorulmaz)
  2. [isim, kimya] Diyalize uğrayarak çözümlenen madde; kristaloit, koloit karşıtı
BİLLURLU

  1. [sıfat] İçinde billur bulunan; kristalli
    • "Orta Anadolu billurlu kütlelerinin başkalaşım dizi yönleri yörelere göre değişir." (Avşar Cihan)
  2. Bol ışıklı, pırıl pırıl parlayan (yer)
    • "Peri saraylarını andıran süslü ve billurlu gazinolar..." (Ömer Seyfettin)
BİLLURİ

Kelime Kökeni: Arapça billūrī

  1. [sıfat, eskimiş] Billura benzer, billur gibi
    • "Bu taze kadın sesleri öyle güzel, billuri, ilahi duyulurmuş ki bunları hep birden dinlemek, deniz kızlarını işitmek kadar tesirli olurmuş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Billurla ilgili
  3. Billurdan yapılmış olan
BİLLUR

Kelime Kökeni: Arapça billūr

  1. [isim] Bazı cisimlerin bazı fiziksel etkiler altında aldıkları veya doğal olarak bulundukları geometrik biçim
    • "Gece nemli geçerse suyunu yitiren tuz billurları yeniden su alır ve hacmi genişler." (İbrahim Sarı)
  2. Bir maddenin atom veya moleküllerinin art arda tekrarlanmasından ve belirli bir kurala göre sıralanmasından meydana gelen, simetrik olarak birleşmiş düz satıhlar biçimindeki katı madde; kristal
    • "... tavandaki avizenin billurlarında bir an sessiz sedasız çınladıktan sonra kaybolan o vapur ışıkları gibi bütün ömrünü ışığa, renge, şiire boğacaktı." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
  3. [sıfat] Bu maddeden yapılmış
    • "Su sesi ve kanat şakırtısından / Billur bir avize Bursa'da zaman" (Ahmet Hamdi Tanpınar)
  4. [sıfat] Duru, temiz ve akıcı olan
    • "Onu görmek, billur sesini dinlemek, elinden bir şey içmek." (Attilâ İlhan)
  5. Çok berrak ve pürüzsüz, parıltılı, ışıklı olan
    • "Aslanın ağzından durmadan bu havuza billur sular akar." (Halide Edip Adıvar)
  6. Bakınız koç yumurtası
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü