İçinde bet olan 9 harfli 28 kelime var. İçerisinde BET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bet olan kelimeler listesine ya da Sonu bet ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
B E T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
BET
2 Harfli Kelimeler
BE, ET, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KESBETMEK
-
-
[nsz]
Kazanmak, elde etmek
- "İş bu mertebe ciddiyet kesbetmiş mi birader?" (Atilla İlhan)
-
[nsz]
Kazanmak, elde etmek
- RUTUBETLİ
-
-
[sıfat]
Rutubeti olan, nemli
- "Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Rutubeti olan, nemli
- CEZBETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Kendine çekmek, bağlamak, etkilemek
- "Uzun boyu ve endamındaki zarafeti ile beni cezbetti." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[-i]
Kendine çekmek, bağlamak, etkilemek
- MEHABETLİ
-
-
[sıfat]
Büyük, ulu, yüce
- "Dış görünüm de önemlidir. İlle iri kıyım, mehabetli olmak şart değildir." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Büyük, ulu, yüce
- REMBETİKO
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Nüfus mübadelesi sonucu, Anadolu'dan Yunanistan'a göç eden Rumların orada oluşturdukları müzik türü
-
[isim]
Nüfus mübadelesi sonucu, Anadolu'dan Yunanistan'a göç eden Rumların orada oluşturdukları müzik türü
- DARBETMEK
-
-
[-i]
Vurmak, çarpmak
-
Para basmak
-
Çarpmak
-
[-i]
Vurmak, çarpmak
- HOŞSOHBET
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Güzel ve tatlı konuşan (kimse)
- "Pekâlâ sevimli, nazik, terbiyeli, hoşsohbet bir çocuktu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Güzel ve tatlı konuşan (kimse)
- BETONARME
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yapıda gücü, esnekliği artırmak için metal ve çimentodan yararlanma yöntemi, demirli beton
-
[sıfat]
Bu yöntemle yapılmış
-
[isim]
Yapıda gücü, esnekliği artırmak için metal ve çimentodan yararlanma yöntemi, demirli beton
- BETONİYER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Betonkarar
-
[isim]
Betonkarar
- ŞERBETSİZ
-
-
[sıfat]
Şerbeti olmayan
-
Yılan vb. hayvanların sokmasına karşı şerbeti olmayan
-
Şerbet verilmemiş olan
-
[sıfat]
Şerbeti olmayan
- BETİMLEME
-
-
[isim]
Tasarlama, bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma, göz önünde canlandırma, tasvir
- "Nedir ki, o şiirlerde betimleme ya da öykü ögeleri ağır basar." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Tasarlama, bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma, göz önünde canlandırma, tasvir
- BETONUMSU
- ...
- SELBETMEK
-
-
[-i]
Zorla almak, kapmak
-
Kaldırma, kaçırma, yok etme
-
[-i]
Zorla almak, kapmak
- CELBETMEK
-
-
[-i]
Kendine çekmek
-
Getirmek
-
[-i]
Kendine çekmek
- SAHABETÇİ
-
-
[isim]
Koruyucu, kayırıcı kimse
- "Kahpenin gözlerine mi tutulmuş ne, sahabetçi çıkıyor." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Koruyucu, kayırıcı kimse
- NASBETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Atamak
-
[-i]
Atamak
- ŞERBETLİK
-
-
[sıfat]
Şerbet yapmaya yarayan veya şerbet yapmak için ayrılmış olan
-
[sıfat]
Şerbet yapmaya yarayan veya şerbet yapmak için ayrılmış olan
- BETELENME
-
-
[isim]
Betelenmek işi
-
[isim]
Betelenmek işi
- MÜNASEBET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İlişik, ilişki, ilinti
- "İzmir'den ordunun başından ve temasa geldiğim siyasi münasebetlerden uzaklaşamazdım." (Atatürk)
- "Onunla temas ve münasebete girmektense hiçbir şey yapmamayı ve hazır paradan yemeyi tercih ediyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
- "Bir münasebeti düşerse söylerim."
-
İki şey arasındaki uygunluk
- "Yüzle ahlak arasında herhâlde müthiş bir münasebet vardır." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Sebep, vesile, gerekçe, neden
-
[isim]
İlişik, ilişki, ilinti
- GURBETLİK
-
-
[isim]
Gurbet
-
[isim]
Gurbet