İçinde bet olan 7 harfli 27 kelime var. İçerisinde BET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bet olan kelimeler listesine ya da sonu bet ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bet Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

B E T

3 Harfli Kelimeler

BET

2 Harfli Kelimeler

BE, ET, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BETONLU

  1. [sıfat] İçinde beton bulunan
NECABET

Kelime Kökeni: Arapça necābet

  1. [isim, eskimiş] Temiz bir soydan gelme
    • "Eşyanın bile ihtiyarlamasında bir necabet vardı." (Mithat Cemal Kuntay)
MEHABET

Kelime Kökeni: Arapça mehābet

  1. [isim, eskimiş] Büyük ve saygıdeğer kimselere duyulan saygı
  2. Büyüklük, ululuk, yücelik
    • "Dağlar ufkunda mehabet, ova ufkunda huzur." (Yahya Kemal Beyatlı)
REKABET

Kelime Kökeni: Arapça reḳābet

  1. [isim] Aynı amacı güden kimseler arasındaki çekişme; rakiplik, yarışma, yarış
    • "Bu seferki kovuluşun sebebi meslek rekabeti değil, meslek ahlakı idi." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Ticarette üstünlük kazanma çabası; yarış, yarışma
GARABET

Kelime Kökeni: Arapça ġarābet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız tuhaflık
    • "Bu kızda izahı güç bir garabet var." (Peyami Safa)
BETONCU

  1. [isim] Yapılarda beton dökme işleriyle uğraşan usta veya işçi
ELBETTE

Kelime Kökeni: Arapça elbette

  1. [zarf] Bakınız tabii
    • "Siz isterseniz elbette gelirim."
  2. Bakınız kuşkusuz
    • "Bu şato sahibi elbette şatonun her şeyiyle uğraşmak zorundadır." (Ahmet Kabaklı)
  3. Bakınız kesinlikle
MUSİBET

Kelime Kökeni: Arapça muṣībet

  1. [isim] Ansızın gelen felaket, sıkıntı veren şey
    • "Onlar hızla geçer veya düşer, musibeti sineye çekmek millete düşer." (Talât Sait Halman)
  2. [sıfat, mecaz] Bakınız uğursuz
TİBETLİ

  1. [isim] Tibet halkından olan kimse
ŞEBABET

Kelime Kökeni: Arapça şebābet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız gençlik
  2. Gençlik yılları
SAHABET

Kelime Kökeni: Arapça ṣaḥābet

  1. [isim, eskimiş] Koruma, kayırma
BETİSİZ

  1. [sıfat] Bakınız nonfigüratif
GUDUBET

Kelime Kökeni: Arapça ġudūbet

  1. [sıfat] Yüzüne bakılmayacak kadar sevimsiz ve çirkin
MÜEBBET

Kelime Kökeni: Arapça muʾebbed

  1. [sıfat] Sonu olmayan
  2. Yaşadıkça süren, ömür boyunca olan
    • "Müebbet sürgün cezası."
KARABET

Kelime Kökeni: Arapça ḳarābet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yakınlık
  2. Bakınız hısımlık
DİYABET

Kelime Kökeni: Fransızca diabète

  1. [isim, tıp] Bakınız şeker hastalığı
NÖBETÇİ

  1. [isim] Nöbet bekleyen, nöbet sırası kendisinde olan kimse; nokta
    • "Martıların ve askerlerin oranın en sadık nöbetçileri olduğunu her geçişimde gördüm." (Asaf Halet Çelebi)
TABABET

Kelime Kökeni: Arapça ṭabābet

  1. [isim] Bakınız tıp
    • "Medeniyet buna da bir ad bulmuş, tababet hemen raporunu veriyor." (Aka Gündüz)
  2. Tıp bilgisi
KİTABET

Kelime Kökeni: Arapça kitābet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sekreterlik
  2. Bakınız kompozisyon
TABETME

  1. [isim] Bakınız basma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü