İçinde bet olan 6 harfli 13 kelime var. İçerisinde BET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bet olan kelimeler listesine ya da sonu bet ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Bet Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
BET
2 Harfli Kelimeler
BE, ET, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BETİLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız figüratif
-
[sıfat]
Bakınız figüratif
- İCABET
-
Kelime Kökeni: Arapça icābet
-
[isim]
Bir çağrıyı yerine getirme, bir çağrıya gitme
-
Bir buyruk veya isteğe uyma, kabul etme, razı olma
-
[isim]
Bir çağrıyı yerine getirme, bir çağrıya gitme
- UKUBET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿuḳūbet
- GURBET
-
Kelime Kökeni: Arapça ġurbet
-
[isim]
Doğup yaşanılmış olan yerden uzak yer; gurbetlik
- "Ben gurbette değilim / Gurbet benim içimde"
-
[isim]
Doğup yaşanılmış olan yerden uzak yer; gurbetlik
- NİKBET
-
Kelime Kökeni: Arapça nekbet
-
[isim, eskimiş]
Talihsizlik, felaket
- "Siyasi ikbal veya nikbet yellerine göre yön alan bir huy sahibi olduğunu bilirdim."
-
Bakınız düşkünlük
-
[isim, eskimiş]
Talihsizlik, felaket
- GIYBET
-
Kelime Kökeni: Arapça ġiybet
-
[isim]
Bakınız dedikodu
-
[isim]
Bakınız dedikodu
- RAĞBET
-
Kelime Kökeni: Arapça raġbet
-
[isim]
İstek, arzu, ilgi
-
Beğenme, itibar
- "Fakat memlekette böylelerine rağbet yok."
-
[isim]
İstek, arzu, ilgi
- İSABET
-
Kelime Kökeni: Arapça iṣābet
-
[isim]
Hedefe varma, hedefi vurma
- "Bir kurşun isabetiyle öldü."
-
Piyango vb. şans oyunlarında, kazanma, çıkma, vurma
-
Öneri, düşünce veya söz yerinde olma
- "Gönderilecek askerin sekiz tabur olmasında büyük isabet vardır."
-
Yanılmama
-
Güzel rastlantı
- "Bize uğramanız isabet, biz de sizi arıyorduk."
-
[ünlem]
"Çok güzel, iyi oldu" anlamlarında kullanılan bir seslenme sözü
-
[isim]
Hedefe varma, hedefi vurma
- SOHBET
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣuḥbet
-
[isim]
İki veya daha fazla kişi arasında dostça, arkadaşça yapılan konuşma; hasbihâl
- "Biraz evvelki sükûtu şimdi hararetli bir sohbet takip ediyordu."
-
[edebiyat]
Bakınız söyleşi
- "Tam fikir ve sanat sohbetlerine yakışan bir çerçeve içindeyiz."
-
[isim]
İki veya daha fazla kişi arasında dostça, arkadaşça yapılan konuşma; hasbihâl
- AKIBET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāḳıbet
-
[isim]
Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam
- "Diğerlerinin akıbetlerini bilmiyorum."
-
[zarf]
Bakınız sonunda
- "Kurdun oğlu akıbet kurt olur, demiş ve bu söz beş muallimin meslek ve ilim haysiyetine dokunmuştur."
-
[isim]
Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam
- KÜMBET
-
Kelime Kökeni: Farsça gunbed
-
[isim, mimarlık]
Bakınız kubbe
-
Damı koni veya piramit biçiminde olan, yuvarlak veya köşeli yapı
- "Mezarlığın ortasında altı adet mermer sütunlu harap bir kümbet göze çarpar."
-
[isim, mimarlık]
Bakınız kubbe
- ŞERBET
-
Kelime Kökeni: Arapça şerbet
-
[isim]
Pişmiş baklava vb. hamurlu tatlılara konulmak üzere kaynatılarak hazırlanmış şekerli su; şurup, şire
-
Meyve suyu ile şekerli su karıştırılarak yapılan içecek
-
Bazı maddelerin suda eritilmişi
-
Taş, çini, tuğla vb.nin aralıklarına akıtılmak için yapılmış sulu harç veya çimento
-
Sözlenmek veya nişanlanmak üzere tarafların anlaşması durumunda tören yapılarak içilen içecek
- "Gelin hanım, köşesine yerleştirildikten sonra şerbetler dağıtılmaya başladı."
-
[isim]
Pişmiş baklava vb. hamurlu tatlılara konulmak üzere kaynatılarak hazırlanmış şekerli su; şurup, şire
- HEYBET
-
Kelime Kökeni: Arapça heybet
-
[isim]
Korku ve saygı uyandıran görünüş
- "Adını bilmeseler bile heybetini tarif etsem gene bulunur."
-
[isim]
Korku ve saygı uyandıran görünüş