İçinde bet olan 5 harfli 9 kelime var. İçerisinde BET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bet olan kelimeler listesine ya da sonu bet ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Bet Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
B E T
3 Harfli Kelimeler
BET
2 Harfli Kelimeler
BE, ET, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TİBET
-
-
[isim]
Orta Asya'da, Himalayalar'ın kuzeyindeki yüksek yayla; bugün Çin'e bağlı bir özerk bölge
-
[isim]
Orta Asya'da, Himalayalar'ın kuzeyindeki yüksek yayla; bugün Çin'e bağlı bir özerk bölge
- BETER
-
Kelime Kökeni: Farsça bedter
-
[sıfat]
Daha kötü, çok kötü
- "Çöller, Yemen ellerinden beter imiş."
-
[sıfat]
Daha kötü, çok kötü
- BABET
-
Kelime Kökeni: Fransızca babette
-
[isim]
Topuğu ile ayak ucu aynı düzlemde olup topuk yükseltisi bulunmayan kadın ayakkabısı
-
[isim]
Topuğu ile ayak ucu aynı düzlemde olup topuk yükseltisi bulunmayan kadın ayakkabısı
- BETİK
-
-
[isim]
Bakınız kitap
- "Kanılarımız, rengimiz, görüşümüz betikte belirecek."
-
[isim]
Bakınız kitap
- BETİM
-
-
[isim]
Betimlemek işi
-
[edebiyat]
Bir şeyi, bir kimseyi, bir olay veya duyguyu betimleyen söz veya yazı; tasvir
-
[isim]
Betimlemek işi
- BETON
-
Kelime Kökeni: Fransızca béton
-
[isim]
Çimentonun su yardımıyla kum, çakıl vb. maddelerle karışması sonucu oluşan sert, dayanıklı, bağlayıcı yapı malzemesi
-
Bu malzemeden yapılmış
- "Nihayet bu bahsettiğimiz beton evin önüne geliyor ve duruyoruz."
-
[isim]
Çimentonun su yardımıyla kum, çakıl vb. maddelerle karışması sonucu oluşan sert, dayanıklı, bağlayıcı yapı malzemesi
- ELBET
-
Kelime Kökeni: Arapça elbet
-
[zarf]
Bakınız tabii
-
Bakınız kuşkusuz
-
Bakınız kesinlikle
-
[zarf]
Bakınız tabii
- NÖBET
-
Kelime Kökeni: Arapça nevbet
-
[isim]
Sıra ile belirli süre bir yeri bekleme işi
-
Sıra ile yapılan görev, iş; keşik
- "Karlı dağlar başında nöbet geceleri, siper içlerindeki yağmurlu uzun günler."
-
Hastalık sebebiyle titreme, yüksek ateş
- "Bir aralık nöbeti artmış olacak, kebenin altından arabacıya seslendi."
-
Vakit vakit ortaya çıkan aynı türden fizyolojik bozuklukların bütünü
- "Bir sıtma nöbeti içinde titreyerek olduğu yere çöreklendi."
-
Kez, defa
- "Akşamları gelince sofra kalktıktan sonra çocuklarla bir nöbet daha oyun oynanır."
-
Resmî yerlerde veya önemli kimselerin kapısında belli vakitlerde çalınan mızıka
-
[isim]
Sıra ile belirli süre bir yeri bekleme işi
- MABET
-
Kelime Kökeni: Arapça maʿbed
-
[isim, din bilimi]
İçinde ibadet edilen yapı; tapınak, ibadethane, ibadetgâh
- "Bütün mabetler içinde güneşten ilk ışık alan camidir."
-
[mecaz]
Özel bir konuda, sevgi ve saygı ile bağlanmanın ortaya konulduğu yer
- "Burası jüri heyetinin toplanacağı mukaddes sanat mabedidir."
-
[isim, din bilimi]
İçinde ibadet edilen yapı; tapınak, ibadethane, ibadetgâh