İçinde bet olan 12 harfli 13 kelime var. İçerisinde BET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bet olan kelimeler listesine ya da sonu bet ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Bet Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
B E T
3 Harfli Kelimeler
BET
2 Harfli Kelimeler
BE, ET, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KÜMBETLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Kümbet biçimini almak
-
[nesnesiz]
Kümbet biçimini almak
- MUHABBETNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥabbet + Farsça nāme
-
[isim, eskimiş]
Aşk mektubu
-
Arkadaş, dost mektubu
-
[isim, eskimiş]
Aşk mektubu
- RAĞBETSİZLİK
-
-
[isim]
İsteksizlik, gönülsüzlük, rağbet etmeme
-
İstenilmeme, rağbet edilmeme
-
[isim]
İsteksizlik, gönülsüzlük, rağbet etmeme
- KAYBETMİŞLİK
-
-
[isim]
Kaybetmiş olma durumu
- "Rüşvet aslında fena şeydir fakat daha fenası rüşvet ayıplığını kaybetmişliktir."
-
[isim]
Kaybetmiş olma durumu
- KAYBETTİRMEK
-
-
[-i]
Kaybetme işini yaptırmak
-
[-i]
Kaybetme işini yaptırmak
- DİYABETOLOJİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca diabétologie
-
[isim, tıp]
Bakınız diyabet bilimi
-
[isim, tıp]
Bakınız diyabet bilimi
- DİYARIGURBET
-
Kelime Kökeni: Arapça diyār + ġurbet
-
[isim, eskimiş]
İş, eğitim vb. sebeplerle göç edilen yabancı yer
- "Anası, teyzesi, ah kolay mı yavrum, diyarıgurbet, dediler durdular."
-
[isim, eskimiş]
İş, eğitim vb. sebeplerle göç edilen yabancı yer
- İSABETSİZLİK
-
-
[isim]
İsabetsiz olma durumu
- "Bu konserde mevcut enstrümanlarda tam bir isabetsizlik mevcuttu."
-
[isim]
İsabetsiz olma durumu
- RUTUBETLİLİK
-
-
[isim]
Bakınız nemlilik
-
[isim]
Bakınız nemlilik
- REKABETÇİLİK
-
-
[isim]
Rekabetçi olma durumu
-
[isim]
Rekabetçi olma durumu
- RUTUBETLENME
-
-
[isim]
Bakınız nemlenme
-
[isim]
Bakınız nemlenme
- ŞERBETLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Pişmiş hamur tatlısına şerbet katılmak, şerbet verilmek; şuruplanmak
- "Sıcak bir mercimek çorbası, havuç salatası, ekmeği bol bir tabak ızgara köfte, en arkada şerbetlenmiş tel kadayıfı öğünü tamamlar."
-
Tarımda toprağın verimini artırmak için bitkiye gübre suyu verilmek
- "Modern bir kuyudan motorla çekilen su, önce içinde gübre olan bir varile boşalır, burada şerbetlenir ve taşarak akmaya başlardı."
-
Meyve, sebze vb. daha çok tatlanmak
-
Bir yere şerbet bulaşmak
- "Tepsiden başımı çektikten sonra da annem kuşkulanmasın diye hızla salona geçip bir yandan şerbetlenen elimi evdeki kedi gibi yalanıyor, bir yandan mecmuaları karıştırıyordum."
-
[mecaz]
Olumsuz bir etkene karşı etkilenmemeyi sağlayacak dirence sahip olmak
-
[mecaz]
Yılan, akrep vb. hayvanların sokmasına karşı efsunlanmış olmak
-
[nesnesiz]
Pişmiş hamur tatlısına şerbet katılmak, şerbet verilmek; şuruplanmak
- MÜNASEBETSİZ
-