İçinde bet olan 12 harfli 13 kelime var. İçerisinde BET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bet olan kelimeler listesine ya da sonu bet ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bet Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

B E T

3 Harfli Kelimeler

BET

2 Harfli Kelimeler

BE, ET, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KÜMBETLENMEK

  1. [nesnesiz] Kümbet biçimini almak
MUHABBETNAME

Kelime Kökeni: Arapça maḥabbet + Farsça nāme

  1. [isim, eskimiş] Aşk mektubu
  2. Arkadaş, dost mektubu
RAĞBETSİZLİK

  1. [isim] İsteksizlik, gönülsüzlük, rağbet etmeme
  2. İstenilmeme, rağbet edilmeme
KAYBETMİŞLİK

  1. [isim] Kaybetmiş olma durumu
    • "Rüşvet aslında fena şeydir fakat daha fenası rüşvet ayıplığını kaybetmişliktir." (Burhan Felek)
KAYBETTİRMEK

  1. [-i] Kaybetme işini yaptırmak
DİYABETOLOJİ

Kelime Kökeni: Fransızca diabétologie

  1. [isim, tıp] Bakınız diyabet bilimi
DİYARIGURBET

Kelime Kökeni: Arapça diyār + ġurbet

  1. [isim, eskimiş] İş, eğitim vb. sebeplerle göç edilen yabancı yer
    • "Anası, teyzesi, ah kolay mı yavrum, diyarıgurbet, dediler durdular." (Memduh Şevket Esendal)
İSABETSİZLİK

  1. [isim] İsabetsiz olma durumu
    • "Bu konserde mevcut enstrümanlarda tam bir isabetsizlik mevcuttu." (Asaf Halet Çelebi)
RUTUBETLİLİK

  1. [isim] Bakınız nemlilik
REKABETÇİLİK

  1. [isim] Rekabetçi olma durumu
RUTUBETLENME

  1. [isim] Bakınız nemlenme
ŞERBETLENMEK

  1. [nesnesiz] Pişmiş hamur tatlısına şerbet katılmak, şerbet verilmek; şuruplanmak
    • "Sıcak bir mercimek çorbası, havuç salatası, ekmeği bol bir tabak ızgara köfte, en arkada şerbetlenmiş tel kadayıfı öğünü tamamlar." (Tarık Dursun K)
  2. Tarımda toprağın verimini artırmak için bitkiye gübre suyu verilmek
    • "Modern bir kuyudan motorla çekilen su, önce içinde gübre olan bir varile boşalır, burada şerbetlenir ve taşarak akmaya başlardı." (Dündar Aytar)
  3. Meyve, sebze vb. daha çok tatlanmak
  4. Bir yere şerbet bulaşmak
    • "Tepsiden başımı çektikten sonra da annem kuşkulanmasın diye hızla salona geçip bir yandan şerbetlenen elimi evdeki kedi gibi yalanıyor, bir yandan mecmuaları karıştırıyordum." (Nedret Gürcan)
  5. [mecaz] Olumsuz bir etkene karşı etkilenmemeyi sağlayacak dirence sahip olmak
  6. [mecaz] Yılan, akrep vb. hayvanların sokmasına karşı efsunlanmış olmak
MÜNASEBETSİZ

  1. [sıfat] Bakınız uygunsuz
    • "Sanki görüşmemiz münasebetsiz bir safhaya girmişti de ister istemez lakırtıyı kesmiştik." (İsmail Hakkı Baltacıoğlu)
  2. Bakınız ters (I)
    • "Hep böyle münasebetsiz sıralarda beni arar." (Necati Cumalı)
  3. Yakışıksız iş gören, sıra, saygı gözetmeyen (kimse)
    • "Sinirli, ukala, münasebetsiz herifin biridir." (Nâzım Hikmet)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü