İçinde ber olan 7 harfli 36 kelime var. İçerisinde BER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ber olan kelimeler listesine ya da Sonu ber ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
B E R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
BRE
2 Harfli Kelimeler
BE, ER, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ABERANT
- ...
- TEBERLİ
-
-
[sıfat]
Teberi olan
- "Alayın en önünde de elleri teberli, Bektaşi babaları yer alır." (Salâh Birsel)
-
[sıfat]
Teberi olan
- EZBERCİ
-
-
[isim]
Dersini veya herhangi bir konuyu anlamadan kelime kelime belleğinde tutan kimse
-
[isim]
Dersini veya herhangi bir konuyu anlamadan kelime kelime belleğinde tutan kimse
- BİBERCİ
- ...
- BİBERON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Genellikle süt çocuklarına süt ve sulu yiyecekleri içirmekte kullanılan emzikli şişe
-
[isim]
Genellikle süt çocuklarına süt ve sulu yiyecekleri içirmekte kullanılan emzikli şişe
- BERKİME
-
-
[isim]
Berkimek işi
-
[isim]
Berkimek işi
- BİBERSİ
-
-
[sıfat]
Biberi andıran, bibere benzeyen, biber gibi, biberimsi
-
[sıfat]
Biberi andıran, bibere benzeyen, biber gibi, biberimsi
- AYSBERG
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Buz dağı
-
[isim]
Buz dağı
- YERBERİ
-
-
[isim]
Dünya çevresinde dolanan bir uydunun gerçek veya görünür yörüngesinin dünyaya en yakın noktası
-
[isim]
Dünya çevresinde dolanan bir uydunun gerçek veya görünür yörüngesinin dünyaya en yakın noktası
- BERBERİ
- ...
- BERHANE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Büyük, harap, kullanışsız ev
- "Pek büyük, pek berhane bir şeydir." (Salâh Birsel)
-
[isim]
Büyük, harap, kullanışsız ev
- BİHABER
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Habersiz, bilgisiz
- "Kimisi maişet derdine düşmüş / Rahattan bihaber." (Cahit Sıtkı Tarancı)
-
[sıfat]
Habersiz, bilgisiz
- ÇEKBERİ
-
-
[isim]
Harman yerinde yığınları çekmeye yarayan alet, gelberi
-
[isim]
Harman yerinde yığınları çekmeye yarayan alet, gelberi
- BERKLİK
-
-
[isim]
Sağlamlık
-
Sertlik, katılık
-
[isim]
Sağlamlık
- BERABER
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[zarf]
Birlikte, bir arada
- "Hayata beraber başladığımız / Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir." (Cahit Sıtkı Tarancı)
-
-e rağmen, -e karşın
- "Halılarla bezenmiş olmakla beraber gıcırtıdan ve esnemelerden kurtulamamıştı." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Aynı düzeyde
- "Bina taş, merdiveni yok, toprakla beraber." (Ahmet Rasim)
-
[zarf]
Birlikte, bir arada
- GELBERİ
-
-
[isim]
Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç
-
Tırmık
-
Harman döküntülerini toplamaya yarayan araç
-
Ağaç dallarını budamak için kullanılan eğri demir
-
[isim]
Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç
- BİBERLİ
-
-
[sıfat]
İçine biber katılmış
-
Acı
-
[sıfat]
İçine biber katılmış
- AKAMBER
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş
-
Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine
-
[isim]
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş
- EMİRBER
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Emir eri
- "Paşa o gün konuşmasına başlamazdan önce emirberlerine gene iki kahve emretti." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
[isim]
Emir eri
- ÖTEBERİ
-
-
[isim]
Türlü, önemsiz, ufak tefek şeyler
- "Çıkıp öteberi almaya çarşıya gittim." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Türlü, önemsiz, ufak tefek şeyler