İçinde başlı olan 13 kelime var. İçerisinde BAŞLI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında başlı olan kelimeler listesine ya da sonu başlı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

AĞIRBAŞLILIK

11 Harfli Kelimeler

DİKBAŞLILIK, KIZILBAŞLIK

9 Harfli Kelimeler

AĞIRBAŞLI, BAŞLIKSIZ, NEBBAŞLIK

8 Harfli Kelimeler

BAŞLIKÇI, BAŞLIKLI, DİKBAŞLI, ERBAŞLIK

7 Harfli Kelimeler

BAŞLICA

6 Harfli Kelimeler

BAŞLIK

5 Harfli Kelimeler

BAŞLI

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Başlı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B I L Ş

5 Harfli Kelimeler

BAŞLI

4 Harfli Kelimeler

ALIŞ

3 Harfli Kelimeler

AŞI, BAL, BAŞ, ŞAL

2 Harfli Kelimeler

AB, AL, AŞ, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AĞIRBAŞLILIK

  1. [isim] Ağırbaşlı olma durumu; ağırlık, vakar, vakarlılık, vakurluk
    • "İlim oldukça gelişmiş bir zekâ, dikkat, çalışkanlık, sükûnet ve ağırbaşlılık ister." (Mehmet Kaplan)
DİKBAŞLILIK

  1. [isim] Dikbaşlı olma durumu; dikkafalılık
  2. Bakınız kurumluluk
KIZILBAŞLIK

  1. [isim] Kızılbaş olma durumu
BAŞLIKSIZ

  1. [sıfat] Başlık bulunmayan
  2. Başlığı olmayan (yazı, kâğıt vb.); antetsiz
  3. Adı, başlığı olmayan (yazı, makale, kitap vb.); serlevhasız
AĞIRBAŞLI

  1. [sıfat, mecaz] Davranışları ölçülü, olgun (kimse); ağır, vakarlı, vakur, ciddi, hoppa karşıtı
    • "Büyüdükçe sabırlı, ağırbaşlı bir insan oldu." (Yusuf Atılgan)
  2. [mecaz] Değeri çok olan; ağır
    • "Taşralarda ağırbaşlı kitaplar okumaya kalkışan öğrencileri, arkadaşları sarakaya alır." (Salâh Birsel)
  3. Gösterişli olan
NEBBAŞLIK

  1. [isim] Bakınız mezar soygunculuğu
BAŞLIKÇI

  1. [isim] Başlık yapan veya satan kimse
DİKBAŞLI

  1. [sıfat, mecaz] İnatçı, bildiğinden dönmeyen, başkasına boyun eğmeyen (kimse); dikkafalı
  2. Bakınız kurumlu (II)
    • "Dikbaşlı ve sözünü esirgemeyen bir insan olduğundan yükselmemişti." (Yahya Kemal Beyatlı)
ERBAŞLIK

  1. [isim] Erbaş olma durumu
BAŞLIKLI

  1. [sıfat] Başlık bulunan
    • "Şu sarı başlıklı kız iyi kulaç atıyor." (Nâzım Hikmet)
  2. Başlığı olan (yazı, kâğıt vb.); antetli
  3. Adını, başlığını taşıyan (yazı, makale, kitap vb.); serlevhalı
BAŞLICA

  1. [sıfat] En önemli, başta gelen
    • "Eleştirme her okurun, her seyircinin başlıca hakkıdır." (Nurullah Ataç)
BAŞLIK

  1. [isim] Genellikle başı korumak için giyilen şapka; dolambaç, serpuş
    • "İyi ki güneş açmış, sıcak basmış da başlığını sıyırınca yüzünü görmüş, tanımışlardı." (Necati Cumalı)
  2. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık; kapüşon
  3. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü
  4. Bir sütunun, bir direğin tepeliği
    • "Önünden yüzlerce defa geçmiş olduğumuz bin yıllık çeşme, bir sütun başlığı birden gözümüzde şahsiyet ve değer kazanırdı." (Sâmiha Ayverdi)
  5. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres; antet
  6. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare; serlevha
  7. Bakınız başlık parası
  8. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça
  9. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım
  10. Kadınların başlarına taktıkları altın, gümüş, boncuk ve taşlarla süslü şey
  11. Otomobil, dişçi, berber, kuaför vb.nde bulunan koltukların baş konan kısmı
  12. Doğan, şahin gibi avcı olarak yetiştirilen kuşların gözlerini kapatmak üzere başlarına geçirilen külah
BAŞLI

  1. [sıfat] Başı olan
    • "O zaman kırmızı başlı kibritler vardı ya." (Peyami Safa)
  2. Bakınız yaralı
  3. Yarım kalmış, başlandığı hâlde bitmemiş olan
    • "Matematik ödevim başlı duruyor."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü