İçinde bayat olan 13 kelime var. İçerisinde BAYAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bayat olan kelimeler listesine ya da sonu bayat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

BAYATİBUSELİK

12 Harfli Kelimeler

BAYATİARABAN

11 Harfli Kelimeler

BAYATLATMAK

10 Harfli Kelimeler

BAYATLAMAK, BAYATLATMA, BAYATSIMAK

9 Harfli Kelimeler

BAYATLAMA, BAYATSIMA

8 Harfli Kelimeler

BAYATLIK

7 Harfli Kelimeler

BAYATSI

6 Harfli Kelimeler

BAYATI, BAYATİ

5 Harfli Kelimeler

BAYAT

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bayat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A B T Y

5 Harfli Kelimeler

BAYAT, TABYA

4 Harfli Kelimeler

ABAT, BAYT, TABA, TAYA, YABA

3 Harfli Kelimeler

ABA, ATA, AYA, BAT, BAY, TAB, TAY, YAT

2 Harfli Kelimeler

AB, AT, AY, TA, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAYATİBUSELİK

Kelime Kökeni: Farsça beyātī + bū-selīk

  1. [isim, müzik] Bayati makamının buselik beşlisi veya dörtlüsü ile sona ermesinden oluşan bir birleşik makam
BAYATİARABAN

Kelime Kökeni: Farsça bayāt + Arapça -ī + Arapça ʿarabān

  1. [isim, müzik] Araban ve bayati makamlarından oluşan bir birleşik makam
    • "Orada Sadullah Ağa uzun zamandan beri terk edilen bayatiaraban makamından bir fasıl besteler." (Ahmet Şahin Ak)
BAYATLATMAK

  1. [-i] Bayat duruma getirmek, bayatlamasına sebep olmak
    • "Bu uzun dört sene muhabbetimizi bayatlatmış, birbiri üzerine temasın kesreti kalplerimizi aşındırmış, lezzet verici heyecanlarımızı uyuşturmuştu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
BAYATSIMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Bayatlamaya yüz tutmak
BAYATLAMAK

  1. [nesnesiz] Bayat duruma gelmek, tazeliğini yitirmek
    • "Bayatlayan ekmeğin birçok değerlendirilme şekli vardır." (Nezihe Araz)
  2. [mecaz] Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmek
    • "Ferit Rüheyma’ya dönerek manalı bir şekilde, ‘Bu felsefeler bayatladı artık güzelim!’ dedi." (Kerime Nadir)
  3. [mecaz] Canlılığını yitirmek
    • "Fakat Kevser çayları dağıtıp da kapıdan çıkar çıkmaz hemen bayatlıyor içerinin havası, sedirdeki ihtiyarların gözleri çarçabuk küçülürken yüzleri tekrar karanlığa gömülüyor."
BAYATLATMA

  1. [isim] Bayatlatmak işi
    • "Babası karısının getirdiği asker tayınlarını kırmızı sandığa cankurtaran simitleri gibi sıralar, sonra da onları elinden geldiği kadar bayatlatmaya çalışırdı." (Muzaffer Arabul)
BAYATLAMA

  1. [isim] Bayatlamak durumu
BAYATSIMA

  1. [isim] Bayatsımak durumu
BAYATLIK

  1. [isim] Bayat olma durumu
    • "Sofra beziyle koştu. Yere yaydı. Bayat somunu ince ince dilimledi. Kocasından öğrenmişti. Beyrut’tayken annesi bayat ekmekleri böyle dilimlermiş. Bayatlığı daha az belli olurmuş." (Orhan Kemal)
BAYATSI

  1. [sıfat, ağızlardan] Bayatlamaya başlamış
BAYATİ

Kelime Kökeni: Farsça bayāt + Arapça -ī

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde uşşak dörtlüsüne buselik beşlisi katılmasıyla yapılmış eski bir makam
    • "Onun için bu besteler başlar başlamaz her tarafta ses kesilir, komşu evlerden, pencerelerden başlar uzanır, denizde gezinenler varsa orada, hemen pencerenin önünde dururlar ve Boğaz gecesinin geniş, pırıltılı sükûtu bayatinin, mahurun sıcak busesi ile kucaklaşırdı." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
BAYATI

  1. [isim, edebiyat] Azeri ve Türkmen halk şiirinde mâni türü
BAYAT

  1. [sıfat] Taze olmayan
    • "Dükkânlar karmakarışık, mallar bayat, kibar müşteriler birer birer çekiliyor, ayaktakımı her gün artıyor." (Halide Edip Adıvar)
  2. [mecaz] Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmiş, çok söylenmiş
    • "Çalışıyorlardı ya, gene de herkesin kalbinde herkesin her hareketine bulaşan bayat bir burukluk vardı."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü