İçinde bar olan 7 harfli 43 kelime var. İçerisinde BAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bar olan kelimeler listesine ya da Sonu bar ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A B R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
BAR, RAB
2 Harfli Kelimeler
AB, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BARİKAT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir yolu veya geçidi kapamak için her türlü araçtan yararlanılarak yapılan engel
- "Kürsünün etrafında bir barikat kurmak suretiyle bu hücumların önüne geçmişler." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
- "Masaları, sıraları üst üste yığıp barikat yapmışlar." (Haldun Taner)
-
[isim]
Bir yolu veya geçidi kapamak için her türlü araçtan yararlanılarak yapılan engel
- BARIŞÇI
-
-
[sıfat]
Barışsever
-
Barışı amaçlayan, barışı öngören
- "Denenmesi gereken barışçı bir girişimdir."
-
[sıfat]
Barışsever
- KABARMA
-
-
[isim]
Kabarmak işi
-
Duygulanma
- "Bir de mektuplar okunurken ve selamlar söylenirken içinde tuhaf bir kabarma beliriyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
Kendini üstün görme, büyüklük taslama
-
Ay ve güneşin çekim etkisiyle, büyük denizlerde suların yükselmesi, met
-
[isim]
Kabarmak işi
- ABARTIK
-
-
[sıfat]
Abartılmış
- "Bu sözler, günümüz için eskimiş ve abartık edalı olabilir." (Selim İleri)
-
[sıfat]
Abartılmış
- KUMBARA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Para biriktirmek için kullanılan, bozuk veya kâğıt para atılan deliği olan, metal, toprak, plastikten yapılmış küçük kap
-
Humbara
-
[isim]
Para biriktirmek için kullanılan, bozuk veya kâğıt para atılan deliği olan, metal, toprak, plastikten yapılmış küçük kap
- TEBARÜZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Belirme, görünme
- "Senelerden beri bildiğimiz ve aramızda konuştuğumuz şeylerin hiç yalan olmadığı tebarüz etti." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Belirme, görünme
- BARSAMA
-
-
[isim]
Güzel kokulu yaprakları yemeklere konulan, nane ve yaban kekiğinin ortak adı
-
[isim]
Güzel kokulu yaprakları yemeklere konulan, nane ve yaban kekiğinin ortak adı
- BARIŞMA
-
-
[isim]
Barışmak durumu, uzlaşma, anlaşma
- "Araya adam koyup barışmanın yollarını aramaya başladı." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Barışmak durumu, uzlaşma, anlaşma
- BARHANE
- ...
- İHBARLI
-
-
[sıfat]
Önceden bildirilmiş, haber verilmiş
-
[sıfat]
Önceden bildirilmiş, haber verilmiş
- MİLİBAR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir barın binde biri değerinde atmosfer basıncı ölçü birimi
-
[isim]
Bir barın binde biri değerinde atmosfer basıncı ölçü birimi
- HUMBARA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Demir veya tunçtan dökülmüş, yuvarlak ve boş olan içine patlayıcı maddeler doldurulup havan topu veya el ile atılan yuvarlak bir tür bomba, kumbara
-
[isim]
Demir veya tunçtan dökülmüş, yuvarlak ve boş olan içine patlayıcı maddeler doldurulup havan topu veya el ile atılan yuvarlak bir tür bomba, kumbara
- BARANTA
- ...
- BARİYER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Engel
-
Engel
-
[isim]
Engel
- BARINAK
-
-
[isim]
Barınılacak yer, melce
- "Sabahı eder etmez barınak derdine düştüm." (Haldun Taner)
-
[isim]
Barınılacak yer, melce
- BARUTÇU
-
-
[isim]
Barut yapan veya alıp satan kimse
-
[isim]
Barut yapan veya alıp satan kimse
- AMBARCI
-
-
[isim]
Ambara bakan görevli, ambar memuru
-
[isim]
Ambara bakan görevli, ambar memuru
- BARBATA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Kalelerde mazgal ve mazgal siperlerinin oluşturduğu girintili çıkıntılı dış duvarların üst bölümü, kale korkuluğu
-
[isim]
Kalelerde mazgal ve mazgal siperlerinin oluşturduğu girintili çıkıntılı dış duvarların üst bölümü, kale korkuluğu
- BARBAŞI
-
-
[isim]
Bar oyunlarında sıranın sağ başında yer alan ve oyunun düzenini sağlayan kimse
-
[isim]
Bar oyunlarında sıranın sağ başında yer alan ve oyunun düzenini sağlayan kimse
- KABARTI
-
-
[isim]
Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer
- "Bunlar biraz eğildikleri zaman cübbelerin arkasında tabanca kabzalarının kabartısı görülür." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer