Sonunda bar olan 22 kelime var. BAR ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bar olan kelimeler listesine ya da başında bar olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

NAZARIİTİBAR

11 Harfli Kelimeler

İADEİİTİBAR, KELAMIKİBAR

9 Harfli Kelimeler

KIRKAMBAR

8 Harfli Kelimeler

İSTİHBAR, KEHRİBAR

7 Harfli Kelimeler

ARAZBAR, MİLİBAR

6 Harfli Kelimeler

BARBAR, BUMBAR, CEBBAR, CIMBAR, ÇIMBAR, İTİBAR, İZOBAR, LOMBAR

5 Harfli Kelimeler

AMBAR, DUBAR, İCBAR, İHBAR, KİBAR

3 Harfli Kelimeler

BAR

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B R

3 Harfli Kelimeler

BAR, RAB

2 Harfli Kelimeler

AB, AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NAZARIİTİBAR

Kelime Kökeni: Arapça naẓar + iʿtibār

  1. [isim, eskimiş] İlgi, dikkat
KELAMIKİBAR

Kelime Kökeni: Arapça kelām + kibār

  1. [isim, eskimiş] Bakınız özdeyiş
İADEİİTİBAR

Kelime Kökeni: Arapça iʿāde + iʿtibār

  1. [isim] Yitirilen saygınlığı yeniden elde etme
KIRKAMBAR

  1. [isim] İçinde değişik türden şeyler bulunan kap veya yer
  2. [mecaz] Birçok konuda bilgisi olan kimse
  3. [ağızlardan] Bakınız çerçi
KEHRİBAR

Kelime Kökeni: Farsça kehrubā

  1. [isim] Süs eşyası yapımında kullanılan, açık sarıdan kızıla kadar türlü renklerde, yarı saydam, kolay kırılan ve bir yere hızlıca sürtüldüğünde hafif cisimleri kendine çeken, fosilleşmiş reçine; samankapan, kılkapan
  2. [sıfat] Bu reçineden yapılmış
    • "İki aydır kayıp sarı kehribar tespihini görünce sevindi." (Necati Cumalı)
İSTİHBAR

Kelime Kökeni: Arapça istiḫbār

  1. [isim, eskimiş] Haber ve bilgi alma
  2. Bakınız duyma
  3. Bakınız öğrenme
MİLİBAR

Kelime Kökeni: Fransızca millibar

  1. [isim, fizik] Bir barın binde biri değerinde atmosfer basıncı ölçü birimi
ARAZBAR

Kelime Kökeni: Arapça ʿaraż + Farsça bār

  1. [isim, müzik] Türk müziğinde neva perdesi üzerindeki bayati makamı dizisi, çargâh üzerindeki rast beşlisi ve uşşak dörtlüsünden meydana gelen birleşik bir makam
CEBBAR

Kelime Kökeni: Arapça cebbār

  1. [sıfat, din bilimi] Cebreden, zor kullanan
  2. [isim, din bilimi] “İstediğini zorla yapan, herkese cebretme gücü olan, kendisine asla cebredilemeyen” anlamında Allah’ın sıfatlarından biri
  3. [ağızlardan] Becerikli, açıkgöz, tuttuğunu koparan (kimse)
İTİBAR

Kelime Kökeni: Arapça iʿtibār

  1. [isim] Bakınız saygınlık
    • "Benim bir kuru itibardan başka neyim var bu dünyada kaybedecek?" (Necati Cumalı)
  2. Borç ödemede güvenilir olma durumu; kredi
CIMBAR

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız çımbar
    • "Dokunan kumaşın daralmasını önlemek için ise cımbar yerine metit denilen uçları çivili iki parça çıtadan meydana gelmiş bir araç kullanılır." (Şahin Yüksel Yağan)
  2. Bakınız filiz (I)
BARBAR

Kelime Kökeni: Fransızca barbare

  1. [sıfat] Uygarlaşmamış (kavim, topluluk)
    • "Barbar akınlarından beri bu yollarda gördüğüm en asil atlısın." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. İlkel olan (şey)
    • "Bu vaziyeti haber alan köylüler türlü barbar aletlerle şehir ahalisini korumak üzere kasabaya yürümüşlerdi." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [mecaz] Kaba ve kırıcı olan
İZOBAR

Kelime Kökeni: Fransızca isobare

  1. [isim, coğrafya] Bakınız eş basınç
BUMBAR

Kelime Kökeni: Farsça mebār, mubār

  1. [isim] Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalın bağırsağı
  2. Bu bağırsağa ciğer, kıyma, pirinç veya bulgur doldurularak yapılan yemek
    • "Bumbar dolması."
  3. Soğuğun girmesini önlemek için kapı ve pencere aralıklarına takılan, içi pamuk dolu, uzun bez kılıf
ÇIMBAR

  1. [isim, ağızlardan] Dokuma tezgâhındaki kumaşı germeye yarayan iki tarafı dişli araç; cımbar
LOMBAR

Kelime Kökeni: İtalyanca rombaglio

  1. [isim, denizcilik] Gemi bordalarına, küpeştelerine açılan dörtgen biçiminde delik
KİBAR

Kelime Kökeni: Arapça kibār

  1. [sıfat] Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan (kimse)
    • "İşte senin bu kibar, bu efendi hâllerine bayılıyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Soylu, köklü (kimse, aile)
    • "Telefona giderek kibar ve varlıklı insanlara has bir şive ile köşkten otomobili istetti." (Haldun Taner)
  3. [isim, eskimiş] Büyükler, ulular
AMBAR

Kelime Kökeni: Farsça anbār

  1. [isim] Genellikle tahıl saklanan yer
    • "Asker ambarlarında buğday var." (Halide Edip Adıvar)
  2. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer
  3. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri
    • "Hakaretlerle bağırarak haşlıyor ve onlara ambarda ve güvertedeki yerlerini gösteriyordu." (Yahya Kemal Beyatlı)
  4. [mecaz] Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge
    • "Buğday ambarımız Konya."
  5. [mimarlık] Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek
    • "Şu dört yüz elli dört kuruş, iki ambar kum." (Halit Fahri Ozansoy)
  6. [ticaret] Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık
DUBAR

  1. [isim, hayvan bilimi] Kefalgillerden, 30-40 santimetre uzunluğunda, eti lezzetli bir tür balık (Mugil cephalus)
İCBAR

Kelime Kökeni: Arapça icbār

  1. [isim, eskimiş] Zorlama, zorunda bırakma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü