İçinde bar olan 6 harfli 32 kelime var. İçerisinde BAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bar olan kelimeler listesine ya da sonu bar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B R

3 Harfli Kelimeler

BAR, RAB

2 Harfli Kelimeler

AB, AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CIMBAR

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız çımbar
    • "Dokunan kumaşın daralmasını önlemek için ise cımbar yerine metit denilen uçları çivili iki parça çıtadan meydana gelmiş bir araç kullanılır." (Şahin Yüksel Yağan)
  2. Bakınız filiz (I)
İBARET

Kelime Kökeni: Arapça ʿibāret

  1. [sıfat] Oluşan, meydana gelen
    • "Gene hep beraber, bir iki parçadan ibaret bulaşıklarını yıkamaya oturdular." (Necati Cumalı)
İTİBAR

Kelime Kökeni: Arapça iʿtibār

  1. [isim] Bakınız saygınlık
    • "Benim bir kuru itibardan başka neyim var bu dünyada kaybedecek?" (Necati Cumalı)
  2. Borç ödemede güvenilir olma durumu; kredi
GABARİ

Kelime Kökeni: Fransızca gabarit

  1. [isim] Bazı eşyaya verilmesi gereken boyutları, yan görüşü çizmeye, hazırlamaya veya denetlemeye yarayan örnek
  2. Motorlu veya motorsuz taşıtların köprü vb. altından rahatça geçebilmeleri için en yüksek boyutları belirten ölçüler
  3. [mimarlık] Bir binanın, yöre imar dairesinin öngördüğü azami yüksekliği
BARSAM

  1. [isim, hayvan bilimi] Yüzgeçleri dikenli ve zehirli bir tür çarpan balığı (Trachinus vipera)
LOMBAR

Kelime Kökeni: İtalyanca rombaglio

  1. [isim, denizcilik] Gemi bordalarına, küpeştelerine açılan dörtgen biçiminde delik
BARDAN

  1. [sıfat] Çok beyaz
BARDAK

  1. [isim] Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılan kap
    • "Elim titredi, bardağı dudağımda güç tuttum." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [sıfat] Bu kabın alacağı miktarda olan
    • "Mustafa elinde iki bardak çayla içeri giriyor." (Ahmet Ümit)
  3. [ağızlardan] Toprak testi
BARGAM

  1. [isim, hayvan bilimi] Levreğe benzer bir balık
BARGAH

Kelime Kökeni: Farsça bārgāh

  1. [isim, eskimiş] İçerisine izin alınarak girilebilen makam
  2. Padişah çadırı, padişah sarayı veya yüksek divan
    • "Hiç kimse Nuşirevan’ın bargâhına kendisine haksızlık yapıldı iddiasıyla gelmedi ve kimse kimseye zulmetmedi." (Muhsin Kadıoğlu)
ŞUBARA

Kelime Kökeni: Sırpça

  1. [isim] Çuhadan yapılmış, yuvarlak tepeli ve dilimli eski bir kalpak
    • "Efrada, Fransız ordusunun kıyafeti kabul edilmiş; kırmızı ceket, mavi pantolon, başlarına da kırmızı birer şubara giydirilmişti." (Ziya Şakir)
BARAKA

Kelime Kökeni: İtalyanca baracca

  1. [isim] Tahta, çinko vb. hafif şeylerden yapılmış, temelsiz, eğreti yapı
    • "Tren şehre girerken yerlilerin teneke barakaları görünür." (Orhan Seyfi Orhon)
BUMBAR

Kelime Kökeni: Farsça mebār, mubār

  1. [isim] Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalın bağırsağı
  2. Bu bağırsağa ciğer, kıyma, pirinç veya bulgur doldurularak yapılan yemek
    • "Bumbar dolması."
  3. Soğuğun girmesini önlemek için kapı ve pencere aralıklarına takılan, içi pamuk dolu, uzun bez kılıf
BARATA

Kelime Kökeni: İtalyanca barretta

  1. [isim] Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık
  2. [tarih] Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık
BARBUT

  1. [isim] Ortaya konan para için iki kişi veya iki grup arasında, atılan bazı zarların kazanması, bazı zarların kaybetmesi temeline dayalı olarak oynanan bir tür kumar
    • "Ellerinde birer tomar para, nereden çıkardıklarını görmediğim bir mukavva parçasının üzerinde barbut oynamaya başladılar." (Can Kozanoğlu)
ABARTI

  1. [isim] Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme; mübalağa
    • "Aşklarda, evlenmeden önceki samimiyet ve bağlılıkta abartı olabilir fakat aynı abartılı tavırların evlilik sonrasına taşınması gerçekliğe aykırıdır." (Şaban Sağlık)
BARBUN

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız barbunya (I)
    • "Deniz üstündeki Koço Lokantası’nı bulup orada güzel bir barbun yedim." (Yıldız Sertel)
İZOBAR

Kelime Kökeni: Fransızca isobare

  1. [isim, coğrafya] Bakınız eş basınç
CEBBAR

Kelime Kökeni: Arapça cebbār

  1. [sıfat, din bilimi] Cebreden, zor kullanan
  2. [isim, din bilimi] “İstediğini zorla yapan, herkese cebretme gücü olan, kendisine asla cebredilemeyen” anlamında Allah’ın sıfatlarından biri
  3. [ağızlardan] Becerikli, açıkgöz, tuttuğunu koparan (kimse)
BARLAM

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] İnce pullu, sırtı açık kahverengi, yanları ve karnı beyaz, ortalama 30-40 santimetre boyunda, Marmara ve Ege deniziyle Akdeniz'de bol bulunan bir tür balık (Merluccius merluccius)
    • "Morina balığı, kömür balığı ve barlam balığı gibi dipte yaşayan balıklar, yağsız balık türlerindendir." (Ergün Demir)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü