İçinde bar olan 5 harfli 26 kelime var. İçerisinde BAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bar olan kelimeler listesine ya da Sonu bar ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A B R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

BAR, RAB

2 Harfli Kelimeler

AB, AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BARUT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde
    • "Hocamız barut gibi sert bir adam." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

BARLI
...
BARİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Baryum oksit (BaO) veya baryum hidroksit Ba(OH)2

BARON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Batı ülkelerinde vikont ile şövalye arasında soyluluk unvanı
    • "Tombul yanaklarıyla Türk'ten çok bir Alman baronunu andırır." (Salâh Birsel)

İBARE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir düşünceyi anlatan bir veya birkaç cümlelik söz
    • "Şu ibarelerin neresinde dilimizin şivesine uygunluk var?" (Ahmet Rasim)

AMBAR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Genellikle tahıl saklanan yer
    • "Asker ambarlarında buğday var." (Halide Edip Adıvar)
  2. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer
  3. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri
    • "Hakaretlerle bağırarak haşlıyor ve onlara ambarda ve güvertedeki yerlerini gösteriyordu." (Yahya Kemal Beyatlı)
  4. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge
    • "Buğday ambarımız Konya."
  5. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 cm olan küp ölçek
    • "Şu dört yüz elli dört kuruş, iki ambar kum." (Halit Fahri Ozansoy)
  6. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık

BARDA

  1. [isim] Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç
  2. Fıçıcı keseri

BARDO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Aygır ile dişi eşek çiftleşmesinden üretilen hayvan

BARAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yağmur

İCBAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Zorlama, zorunda bırakma

BARAK

  1. [isim] Tüylü, kıllı çuha, kebe
  2. Bir cins tüylü av köpeği

BARBA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] İhtiyar Rum meyhanecisi
    • "Barba, şuradan bize yarım okka rakı doldur." (Mahmut Yesari)

BARKA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Büyük sandal

BARIŞ

  1. [isim] Barışma işi
    • "Biz baba kız biliyorduk ki bu gibi kaçışlar, bir barışla biter." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh
    • "Atatürk'ün insan haklarına ve dünya barışına ne kadar saygılı bir lider olduğunu ifade etti." (Haldun Taner)
  3. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç
    • "Barış içinde yaşamak."
  4. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam
    • "Devlet işçi işveren ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu tedbirler alır." (Anayasa)

KİBAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan (kimse)
    • "İşte senin bu kibar, bu efendi hâllerine bayılıyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Seçkin, değerli
    • "Fazla bolluk da görmemiş bir ailenin kibar eşyaları sessiz bir şekilde âdeta hitap ediyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Zengin, soylu, köklü (kimse, aile)
    • "Telefona giderek kibar ve varlıklı insanlara has bir şive ile köşkten otomobili istetti." (Haldun Taner)
  4. [isim] Büyükler, ulular

DUBAR

  1. [isim] Kefalgillerden, 30-40 cm uzunluğunda, eti lezzetli bir balık türü (Mugil cephalus)

ABARA
...
BAREM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Devlet memurlarının maaşlarının derece ve tutarlarını düzenleyen sistem ve çizelge
    • "Bunların tek derdi barem basamaklarını aşarak bu mertebeye fırlayıvermekten ibarettir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

BARCI

  1. [isim] Bar işleten kimse

BARİZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Açık, göze çarpan, belirgin
    • "Halk arasında da keder ve sevinç diye iki bariz heyecan olduğuna inanmıştı." (Peyami Safa)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü