İçinde bar olan 10 harfli 33 kelime var. İçerisinde BAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bar olan kelimeler listesine ya da sonu bar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B R

3 Harfli Kelimeler

BAR, RAB

2 Harfli Kelimeler

AB, AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İHBARLAMAK

  1. [-i] İhbar etmek
AMBARCILIK

  1. [isim] Ambarcının yaptığı iş
KABARTMALI

  1. [sıfat] Kabartması olan; rölyefli
KEHRİBARCI

  1. [isim] Kehribardan tespih, ağızlık vb. şeyler yapan veya satan kimse
    • "Ben babamla, annemle gittiğimiz siyah kehribarcıları şimdi bir masal gibi hatırlıyorum." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
BARİYERSİZ

  1. [sıfat] Bariyeri olmayan
    • "Akşam geç vakit konsolosluk kâtibi de yanlarında dönemeçten hemen sonra bariyersiz bir demir yolunu geçelim derken trenle çarpışıyorlar." (Gül Karabuda)
BARİZLEŞME

  1. [isim] Barizleşmek işi
AMBARLANMA

  1. [isim] Ambarlanmak durumu
KABARIKLIK

  1. [isim] Kabarık olma durumu; şişkinlik
AMBERBARİS

Kelime Kökeni: Farsça ʿanber + Arapça berbāris'ten

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız sarıçalı
BAROKÇULUK

  1. [isim] Barok sanat ve edebiyat görüş ve ilkelerini benimseyen akım
İTİBARIYLA

  1. [zarf] Söylenen zamanın öncesini kastederek
    • "Kasım ayı itibarıyla yıllık enflasyon yüksek çıktı."
  2. Belirlenmiş olan tarihten sonra, o tarihi başlangıç sayarak
    • "25 Ekim itibarıyla başvurular başlayacaktır."
  3. Bakınız bakımından
    • "Kılık kıyafet itibarıyla bir dilenciden hiç farkı yoktur." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
BARDAKALTI

  1. [isim] Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü
    • "… çevreyle pek ilgilenmiyordu, masadaki bardakaltı kartonlarıyla oynuyordu." (Yusuf Ziya Bahadınlı)
  2. Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü
    • "Yeniden yanımıza gelen garsona bardakaltı lahmacun, içli köfte, kiremitte tereyağlı humus ve karışık kebap söyledim." (B. İsa Seyran)
BARIŞSEVER

  1. [sıfat] Kavga ve savaşa karşı olan, barış hâlinde yaşamayı isteyen, barış yanlısı (kimse); barışçı, barışçıl, sulhçu, sulhsever, sulhperver
    • "İlginç bir sonuç da çevreciliğin, barışsever akımlarla çakıştığıdır." (Melih Cevdet Anday)
MÜBAREKLİK

  1. [isim] Mübarek olma durumu
BARIŞTIRMA

  1. [isim] Barıştırmak işi
CIMBARLAMA

  1. [isim] Bakınız çımbarlama
İHBARCILIK

  1. [isim] Bakınız muhbirlik
BARIŞÇILIK

  1. [isim] Bakınız barışseverlik
BARINDIRMA

  1. [isim] Barındırmak işi; ibate
BARIŞIKLIK

  1. [isim] Barışık olma durumu
    • "Ancak bu barışıklık ve dinginlik hiçbir zaman tam olmaz, her zaman gerilimler ve çelişkiler vardır." (Güliz Beşe Erginsoy)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü