İçinde ban olan 6 harfli 22 kelime var. İçerisinde BAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ban olan kelimeler listesine ya da sonu ban ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ban Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B N

3 Harfli Kelimeler

BAN

2 Harfli Kelimeler

AB, AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CİLBAN

  1. [isim, ağızlardan] Çok küçük taneli fasulye
OTOBAN

Kelime Kökeni: Almanca Autobahn

  1. [isim] Bakınız otoyol
YABANİ

  1. [sıfat] Doğada yaşayan, evcil olmayan (hayvan); yabanıl, vahşi, evcil karşıtı
  2. Doğada kendiliğinden yetişen (bitki); yabanıl
  3. Bakınız tor (II)
  4. [mecaz] Görgüsü olmayan, kaba ve hoyrat (kimse); yamyam
    • "Babası, dağdan gelme, dangıl dungul bir yabaniymiş." (Sermet Muhtar Alus)
BAĞBAN

Kelime Kökeni: Farsça bāġbān

  1. [isim] Bağ veya bahçe bekçisi
  2. Bakınız bahçıvan
    • "Evvel bağban idim dostun bağında / Talan vurdu, ayva nardan ayrıldım" (Halk türküsü)
BANDAJ

Kelime Kökeni: Fransızca bandage

  1. [isim] Sargı ile sarma
  2. Bağ, sargı
    • "Bandaj uygulaması yapılacak kimsenin karşısında durulur ve hangi tarafa uygulanacaksa bandaj karşı elde olur." (Erol Uğur)
BANKİZ

Kelime Kökeni: Fransızca banquise

  1. [isim, coğrafya] Bakınız buzla
KURBAN

Kelime Kökeni: Arapça ḳurbān

  1. [isim, din bilimi] Dinin buyruğunu veya bir adağı yerine getirmek için kesilen ve belli özellikleri taşıyan hayvan
    • "Yarım okka et, onun elinde bir kurban kadar bereketli." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. [ünlem] İçtenliği belirten bir seslenme sözü
    • "Kurban! Nerede kaldın?"
  3. [mecaz] Bir ülkü uğrunda feda edilen veya kendini feda eden kimse
    • "Hava kurbanları."
  4. [mecaz] Bir kazada veya felakette ölen kimse
    • "Vardar, her sene Üsküp'ten beş on kurban alan bir nehirdi." (Yahya Kemal Beyatlı)
  5. [mecaz] Maddi ve manevi bakımdan felakete sürüklenmiş, insani değerlerini yitirmek zorunda kalmış veya bırakılmış kimse
    • "Benim gibi nice kızlar beyaz kadın ticaretinin kurbanı olmuşlardır." (Aka Gündüz)
BANJUL

  1. [isim] Gambiya'nın başkenti
BANMAK

  1. [-e, -i] Katı bir şeyi sulu veya tuz, biber vb. toz durumundaki maddelerin içine batırıp çıkarmak; bandırmak
    • "Kahvaltımı önüme serer / Reçele ekmek banar, yerim" (Behçet Necatigil)
BANGUİ

  1. [isim] Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti
RUHBAN

Kelime Kökeni: Arapça ruhbān

  1. [isim, eskimiş] Rahipler
ABANOZ

Kelime Kökeni: Farsça ābnūs

  1. [isim, bitki bilimi] Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı (Diospyros ebenum)
  2. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası
  3. [sıfat] Bu tahtadan yapılmış
    • "Tunç işlemeli küçücük bir abanoz masa üzerinde açık bırakılmış bir kitap gördü." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  4. [mecaz] Koyu, parlak siyah
  5. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Bu bıyıklar abanoz olmayıp fildişi gibi beyaz olsa yine varır mıydın?" (Ömer Seyfettin)
SEKBAN

Kelime Kökeni: Farsça segbān

  1. [isim, tarih] Osmanlılarda, sınır boylarında görev yapan bir asker sınıfı
    • "Gönüllü gibi muharebelere gittiği zamanlar yeniçerilerin, sipahilerin, sekbanların içinde Ali Usta işinin methini işittikçe tadı dille anlatılmaz manevi bir zevk duyardı." (Ömer Seyfettin)
  2. Eyalet paşaları ve sancak beylerine bağlı olarak görev yapan bir asker sınıfı
ABANMA

  1. [isim] Abanmak işi
    • "Beşte devre olur, onda biterdi abanmanın yasak olduğu maçlar ve kaleci topu üç kere sektirince açılmak âdettendi." (Sinan Mutver)
TÜRBAN

Kelime Kökeni: Fransızca turban

  1. [isim] İnce kumaştan yapılmış, başı sıkıca kavrayan bir tür başörtüsü
    • "Osmanlı kadınının ev içinde giydiği başörtülerden yapılan süslü başlıklar Fransa’daki şapka modasını etkiler, kadınlar arasında türban modası yaygınlaşır." (Filiz Barın Akman)
ARABAN

Kelime Kökeni: Arapça ʿarabān

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde neva perdesi üzerindeki bayati makamı seyrine uşşak dörtlüsü, hicaz beşlisine uşşak dörtlüsü ilavesinden meydana gelen bir makam
ZEBANİ

Kelime Kökeni: Arapça zebānī

  1. [isim, din bilimi] Cehennemlikleri ateşe atmakla görevli melek, cehennem bekçisi
KABANA

Kelime Kökeni: Fransızca cabane

  1. [isim] Genellikle otelin ana binasının dışında, plaj veya havuz kıyısında bir oda
ABANIŞ

  1. [isim] Abanma işi
BANKET

Kelime Kökeni: Fransızca banquette

  1. [isim] Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol
    • "Araba neredeyse yolun yanındaki derin bankete düşecekti. Bankete girdiği anda oradan kurtulmanın imkânı yoktu." (Altan Çimen)
  2. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılan dar basamak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü