İçinde b olan 5 harfli 655 kelime var. İçerisinde B harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında b harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu b harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LAMBA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet
    • "Bir gaz lambasının ışığında önüme serdiğim haritayı tetkik ediyordum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış veya içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik veya çelikten ampul
  3. Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti

BIDIK

  1. [sıfat] Kısa ve tıknaz

EBELİ

  1. [sıfat] Ebesi olan

KİBİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kendini beğenme, başkalarından üstün tutma, büyüklenme, benlik
    • "Kibirden vazgeçersek sevimli oluruz." (Cemil Meriç)
    • "Ayan azası olduğu için, bekleme salonunda birkaç dakika kalmak bile kibrine dokunmuştu." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Sütninenin üstüne düşmeyi kibrine yediremediği için merak etmiyormuş." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Gurur
    • "Süheyl o gün orada, saçma kibrine kapılmayıp tek bir kelime, Serap'ın beklediği iki heceli tek bir kelime söylemiş olsaydı, her şey değişebilirdi." (Haldun Taner)

BARON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Batı ülkelerinde vikont ile şövalye arasında soyluluk unvanı
    • "Tombul yanaklarıyla Türk'ten çok bir Alman baronunu andırır." (Salâh Birsel)

BIÇKI

  1. [isim] Tahta veya ağaç biçmekte kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere
  2. Motorla çalışan bir çeşit güçlü testere
  3. Saraç bıçağı
  4. Bağ budamaya yarayan dişli bıçak

ÇIBAN

  1. [isim] Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi

İMBİK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Damıtmaya yarayan, damıtma işinde kullanılan araç, damıtıcı

BADYA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Ağzı geniş, yayvan, büyükçe su kabı

BAĞDA

  1. [isim] Ayağa vurulan, ipten, ağaçtan veya demirden yapılan köstek

BASAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Göz
  2. İleriyi görme, algılama yetisi

BATIŞ

  1. [isim] Batma işi veya biçimi

BÖLGE

  1. [isim] Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka
    • "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler." (Anayasa)
  2. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye
    • "Bel bölgesi. Koltuk altı bölgesi."

KUBUR

  1. [isim] Tuvalet deliğinden lağıma inen boru
    • "Oğlum, ben karanlığa kubur sıkmam." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Boru biçiminde kap
    • "Ok kuburu."
  3. Bir çeşit tabanca, dolma tabanca

BEZEK

  1. [isim] Süs, ziynet
  2. Bir eseri süslemeye yarayan motiflerin her biri

BÖYLE

  1. [sıfat] Bunun gibi, buna benzer
    • "Ah Şaban'ın böyle bir çocuğu, böyle bir karısı olsaydı!" (Halide Edip Adıvar)
  2. [zarf] Bu yolda, bu biçimde, hakeza
    • "Böyle acıklı şeyleri ne diye yazıyorum bilmem ki?" (Aka Gündüz)
  3. [zarf] Bu derece
    • "Böyle bir sevmek görülmemiştir." (Atilla İlhan)
  4. [zarf] İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz
    • "Maşallah, dedi, nereden teşrif böyle?" (Peyami Safa)

NÖBET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sıra, keşik
    • "Bu akşam nöbet sizde, masrafı siz yapacaksınız."
    • "Geceleyin nöbet bekleyen muhafızlara ve hizmetçilere görünmeden ... inermiş." (Refik Halit Karay)
  2. Sıra ile yapılan görev, iş
    • "Karlı dağlar başında nöbet geceleri, siper içlerindeki yağmurlu uzun günler." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Hastalık sebebiyle titreme, yüksek ateş
    • "Bir aralık nöbeti artmış olacak, kebenin altından arabacıya seslendi." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Vakit vakit ortaya çıkan aynı türden fizyolojik bozuklukların bütünü
    • "Bir sıtma nöbeti içinde titreyerek olduğu yere çöreklendi." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. Kez, defa
    • "Akşamları gelince sofra kalktıktan sonra çocuklarla bir nöbet daha oyun oynanır." (Reşat Nuri Güntekin)
  6. Resmî yerlerde veya önemli kimselerin kapısında belli vakitlerde çalınan mızıka

ABHAZ
...
BUTİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Giyim ve süs eşyası satılan dükkân

BAŞAK

  1. [isim] Arpa, buğday, yulaf vb. ekinlerin tanelerini taşıyan kılçıklı başı
    • "Toprak üstünde ne tütün fidanı ne buğday başağı bırakmışlar." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Tarlalarda, bağlarda dökülmüş veya tek tük kalmış olan ürün

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü