İçinde bü olan 7 harfli 47 kelime var. İçerisinde BÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bü olan kelimeler listesine ya da sonu bü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OMNİBÜS
-
Kelime Kökeni: Fransızca omnibus
-
[isim, eskimiş]
Şehirlerde yolcu taşıyan atlı araba
-
Yolcu taşıyan motorlu büyük taşıt
- "St. Michel Meydanı’ndan bindikleri bir omnibüsle gelmişlerdi."
-
[isim, eskimiş]
Şehirlerde yolcu taşıyan atlı araba
- BÜYÜREK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Biraz büyük
-
[sıfat, ağızlardan]
Biraz büyük
- SÜMBÜLE
-
Kelime Kökeni: Arapça sunbule
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir makam
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir makam
- BÜZÜŞME
-
-
[isim]
Büzüşmek işi
- "Bundan çok yıllar evvel adamın kendilerine yalan söylediği anlarda göz bebeklerinin içinde böcek ısırmış gibi bir büzüşme olduğunu tespit etmişlerdi."
-
[isim]
Büzüşmek işi
- İÇBÜKEY
-
-
[sıfat, matematik, fizik]
Yüzeyi düzgün ve pürüzsüz çukur biçiminde olan; obruk, mukaar, konkav
- "İçbükey mercek. İçbükey ayna."
-
[sıfat, matematik, fizik]
Yüzeyi düzgün ve pürüzsüz çukur biçiminde olan; obruk, mukaar, konkav
- BÖBÜRTÜ
-
-
[isim]
Bakınız böbürlenme
-
[isim]
Bakınız böbürlenme
- MİNİBÜS
-
Kelime Kökeni: Fransızca minibus
-
[isim]
10-17 kişilik oturma kapasitesi olan küçük otobüs
-
[isim]
10-17 kişilik oturma kapasitesi olan küçük otobüs
- BÜZÜŞÜK
-
-
[sıfat]
Büzülerek yüzey veya hacmi küçülmüş olan, büzüşmüş
- "Kısa kırpılmış bıyıklarının altında dudakları daima derin düşüncelere dalmışçasına büzüşük dururdu."
-
Bakınız kırışık
-
[sıfat]
Büzülerek yüzey veya hacmi küçülmüş olan, büzüşmüş
- GÜBÜRCÜ
-
-
[isim]
Bakınız çöpçü
-
[isim]
Bakınız çöpçü
- BÜRGÜLÜ
-
-
[sıfat]
Bürgüsü olan
- "Islak kayanın ardına sinmiş, bürgülü bir kadınla yan yana oturuyor."
-
[sıfat]
Bürgüsü olan
- BÜĞEMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
Önüne bent yaparak suyu toplamak
- "Meydana o kalabalığın toplandığı günden önce nehrin dar boğaza girdiği bir yer vardı, oranın önünü büğemiş."
-
[mecaz]
Önünü kesmek, engel olmaya çalışmak
- "Yürüyüşün önünü büğedi ama kalabalık aldırış etmedi."
-
[-i, ağızlardan]
Önüne bent yaparak suyu toplamak
- BÜRUDET
-
Kelime Kökeni: Arapça burūdet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız soğukluk
-
[isim, eskimiş]
Bakınız soğukluk
- BÜYÜTEÇ
-
-
[isim, fizik]
Cisimleri büyüterek gösteren alet; pertavsız
- "Onun hicvi, yalnızca görüntüleri büyüten bir büyüteç değil."
-
[isim, fizik]
Cisimleri büyüterek gösteren alet; pertavsız
- BÜZÜLÜŞ
-
-
[isim]
Büzülmek işi
- "Buna ayakta durma değil ancak büzülüş denebilir."
-
[isim]
Büzülmek işi
- BÜKÜNTÜ
-
-
[isim]
Bükme sonucu oluşan biçim veya iz
-
Bağırsakta olan ağrı
-
[ağızlardan]
Bakınız dönemeç
-
[isim]
Bükme sonucu oluşan biçim veya iz
- BÜKÜNLÜ
-
-
[sıfat, dil bilgisi]
Türetmede ve çekimde kelime kökleri değişikliğe uğrayan, bükülgen, insirafi
-
[sıfat, dil bilgisi]
Türetmede ve çekimde kelime kökleri değişikliğe uğrayan, bükülgen, insirafi
- BÜRÜMEK
-
-
[-i]
Bakınız kaplamak
- "Tarlayı otlar bürümüştü."
-
[mecaz]
Çok, güçlü etkilemek
- "Bir kötümserlik bürümüş sizin içinizi."
-
[-i]
Bakınız kaplamak
- ALBÜMİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca albumine
-
[isim, biyoloji]
Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein
-
[isim, biyoloji]
Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein
- BÜNYECE
-
-
[zarf]
Bünye olarak, bünye bakımından
- "Bünyece hayli zayıf, görünüşü marazi."
-
[zarf]
Bünye olarak, bünye bakımından
- MİDİBÜS
-
Kelime Kökeni: Fransızca midibus
-
[isim]
Küçük otobüs
-
[isim]
Küçük otobüs