İçinde ağır olan 9 harfli 17 kelime var. İçerisinde AĞIR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağır olan kelimeler listesine ya da sonu ağır ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ağır Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I R Ğ
4 Harfli Kelimeler
AĞIR, AĞRI
3 Harfli Kelimeler
AĞI, ARI, IRA
2 Harfli Kelimeler
AĞ, AR, IR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AĞIRLAMAK
-
-
[-i]
Konuğa gerekli ilgiyi göstererek izzet ve ikramda bulunmak; ilgilenmek, izaz etmek
- "Beni karşıladılar ve ağırladılar."
-
[-i]
Konuğa gerekli ilgiyi göstererek izzet ve ikramda bulunmak; ilgilenmek, izaz etmek
- BAĞIRTLAK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek; bozkır tavuğu (Querquedula)
- "Kahramanmaraş, Narlı, Elbistan, Afşin ve Göksun ovalarında oldukça bol miktarda toy ve bağırtlak bulunur."
-
[isim, hayvan bilimi]
Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek; bozkır tavuğu (Querquedula)
- AĞIRCANLI
-
-
[sıfat, mecaz]
Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan; ağırkanlı
-
Varlığı sıkıntı veren
-
Bakınız tembel
-
[ağızlardan]
Doğurması yakın, doğurmak üzere olan (kadın)
-
[sıfat, mecaz]
Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan; ağırkanlı
- AĞIRLIKLI
-
-
[sıfat]
Ağırlığı olan
-
Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan
-
Çoğunluğu oluşturan
-
[sıfat]
Ağırlığı olan
- AĞIRLAYIŞ
-
-
[isim]
Ağırlamak işi
-
[isim]
Ağırlamak işi
- AĞIRKANLI
-
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız ağırcanlı
-
[isim, ruh bilimi]
Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi
- "Kim bilir nasıl birini göreceğimi sanıyordum; karşımdaki tıknaz, oturduğu yeri dolduran, ağırkanlı, ne düşündüğünü belli etmiyor hissini veren biriyle karşılaşınca şaşırdım."
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız ağırcanlı
- AĞIRLANIŞ
-
-
[isim]
Ağırlanmak işi
-
[isim]
Ağırlanmak işi
- ÇAĞIRTMAÇ
-
-
[isim]
Bakınız tellal
- "Yeni padişahın cülusu (tahta çıkışı) sokaklarda tellallar (çağırtmaç) ile şehirlerde toplar atılarak, camilerde adına hutbe okunarak halka ilan edilir."
-
[isim]
Bakınız tellal
- AĞIRLANMA
-
-
[isim]
Ağırlanmak işi
-
[isim]
Ağırlanmak işi
- ÇAĞIRTKAN
-
-
[isim]
Bakınız çığırtkan
- "Kolluk memuruna doğru yürür, kolluk memuru da çağırtkan da hazır ol vaziyetine geçerler."
-
[isim]
Bakınız çığırtkan
- BAĞIRTMAK
-
-
[-i]
Bağırmasına yol açmak
- "Yusuf kendi şerbet tasını onun çuvalına koydurtup giderlerken durun içinizde hırsız var diye bağırttı, arattı."
-
[-i]
Bağırmasına yol açmak
- AĞIRBAŞLI
-
-
[sıfat, mecaz]
Davranışları ölçülü, olgun (kimse); ağır, vakarlı, vakur, ciddi, hoppa karşıtı
- "Büyüdükçe sabırlı, ağırbaşlı bir insan oldu."
-
[mecaz]
Değeri çok olan; ağır
- "Taşralarda ağırbaşlı kitaplar okumaya kalkışan öğrencileri, arkadaşları sarakaya alır."
-
Gösterişli olan
-
[sıfat, mecaz]
Davranışları ölçülü, olgun (kimse); ağır, vakarlı, vakur, ciddi, hoppa karşıtı
- BAĞIRTKAN
-
-
[sıfat]
Çok bağırıp çağıran (kimse)
- "Ak sakallı, uzun boylu, bağırtkan bir ihtiyardı."
-
[sıfat]
Çok bağırıp çağıran (kimse)
- AĞIRSAMAK
-
-
[-i]
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak
-
Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek
-
Bir işi ağır bulmak
-
Bakınız yüksünmek
-
[-i]
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak
- ÇAĞIRTMAK
-
-
[-e, -i]
Çağırma işini yaptırmak; çığırtmak
- "Ertesi sabah tutukluyu huzuruna çağırtıp ona düşüncesini söylediğinde hiç beklemediği bir karşılık aldı."
-
[-e, -i]
Çağırma işini yaptırmak; çığırtmak
- AĞIRLATMA
-
-
[isim]
Ağırlatmak işi
-
[isim]
Ağırlatmak işi
- AĞIRLAŞMA
-
-
[isim]
Ağırlaşmak durumu
-
[isim]
Ağırlaşmak durumu