Sonunda ağır olan 4 kelime var. AĞIR ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ağır olan kelimeler listesine ya da başında ağır olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

BAĞIR, SAĞIR, YAĞIR

4 Harfli Kelimeler

AĞIR

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ağır Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I R Ğ

4 Harfli Kelimeler

AĞIR, AĞRI

3 Harfli Kelimeler

AĞI, ARI, IRA

2 Harfli Kelimeler

AĞ, AR, IR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞIR

  1. [isim] Bakınız göğüs
    • "Bak çorak tarlasında sabanına dayanmış / Geniş alnı güneşle, bağrı ateşle yanmış" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  2. Ok yayının orta bölümü
  3. Dağın orta bölümü
  4. [anatomi] Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı; ahşa
  5. Bir şeyin ortası, orta yeri
  6. [mecaz] Bakınız sine
YAĞIR

  1. [isim, ağızlardan] İki kürek kemiğinin arası
  2. Atın omuzları arasındaki yer
  3. Çoğunlukla bu yerde eyer ve semerin açtığı yara
  4. Bakınız kel
SAĞIR

  1. [sıfat] İşitme ve konuşma sorunu yaşayan, iletişimi işaret dili ile kurabilen ve işiten kişilerle iletişim kurmakta zorlanan (kimse)
  2. [mecaz] Ses geçirmeyen
    • "Adliyenin arka taraflarına isabet eden, şehrin gürültüsünü duymayan, sağır, mahfuz bir odasında idik." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  3. [mecaz] Isıyı az veren, geç ısınan
    • "Sağır soba."
  4. [mecaz] Vurulduğu zaman gereği kadar ses vermeyen
    • "Sağır davul."
  5. İçi görülmeyen, donuk (cam)
AĞIR

  1. [sıfat] Tartıda çok çeken; kilolu, sakil, hafif karşıtı
  2. Çapı, boyutu büyük
    • "Ağır top."
  3. Bakınız yavaş
    • "Adam ağır adımlarla gelip masanın başına geçiyor." (Esat Mahmut Karakurt)
  4. Bakınız yoğun
    • "Evin sofasına girer girmez kendisini ağır bir duman karşıladı." (Abbas Sayar)
  5. Çok az işiten (kulak)
  6. [mecaz] Gösterişi fazla olmayan, ciddi olan
    • "Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan'ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi." (Mithat Cemal Kuntay)
  7. Bakınız değerli
    • "Hiçbir yerden bir ses çıkmamış, kimse bir söz söylememişti. Yalnız Yumru kendi kendine taş yerinde ağırdır dedi." (Hüseyin Nihal Atsız)
  8. [mecaz] Bakınız çetin
    • "Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
  9. [mecaz] Sıkıntı veren, bunaltan; sakil
    • "Sanki ağır bir yükün altından kurtuldum." (Ömer Seyfettin)
  10. [mecaz] Dokunaklı, kırıcı, insanın gücüne giden
    • "Kızmıştım, Keziban'a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum." (Nurullah Ataç)
  11. [mecaz] Bakınız ağırbaşlı
    • "Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı." (Halide Edip Adıvar)
  12. [mecaz] Keskin, boğucu (koku)
    • "Bu koku, en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır." (Falih Rıfkı Atay)
  13. Bakınız kısık
    • "Ağaya pek duyurmak istemeyen ağır bir sesle kulağıma eğildi." (Osman Cemal Kaygılı)
  14. [mecaz] Davranışları yavaş olan
  15. [mecaz] Sindirimi güç (yiyecek)
    • "Ağır bir yemek."
  16. [isim, spor] Bakınız ağır sıklet
    • "Yıllarca ağırda güreşti."
  17. [zarf] Yavaş bir biçimde
    • "Cüneyt Bey sözlerini tartıyormuş gibi ağır söylüyordu." (Etem İzzet Benice)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü