İçinde ağır olan 8 harfli 12 kelime var. İçerisinde AĞIR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağır olan kelimeler listesine ya da sonu ağır ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ağır Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I R Ğ
4 Harfli Kelimeler
AĞIR, AĞRI
3 Harfli Kelimeler
AĞI, ARI, IRA
2 Harfli Kelimeler
AĞ, AR, IR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAĞIRGAN
-
-
[sıfat]
Bağırıp çağıran, tepkisini hemen ve sert bir biçimde dışa vuran
- "Şiirlerindeki mistik hava ile yaşamındaki bu bağırgan, çocuksu yaklaşım, çoğu kimseyi yadırgatırdı."
-
[sıfat]
Bağırıp çağıran, tepkisini hemen ve sert bir biçimde dışa vuran
- BAĞIRSAK
-
-
[isim, anatomi]
Sindirim sisteminde mideden sonra gelen ve besinlerin kana karışmasını, artıkların dışarı atılmasını sağlayan organ
- "Dayım o kadar cimridir ki bağırsakları da sarfiyatı önlemek için düğümlenmiş, hatta kördüğüm olmuş olabilir."
-
[isim, anatomi]
Sindirim sisteminde mideden sonra gelen ve besinlerin kana karışmasını, artıkların dışarı atılmasını sağlayan organ
- AĞIRELLİ
-
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız eli ağır
- "Bu tarlada en kötü elli, en ağırelli bir insan bile otuz kırk kilo toplayabilirdi."
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız eli ağır
- AĞIRAYAK
-
-
[sıfat, mecaz]
Doğurması yakın (kadın)
- "Zemin katı koridorundan geçerken başka ağırayak kadınlara dikkat ettim."
-
[sıfat, mecaz]
Doğurması yakın (kadın)
- SAĞIRLIK
-
-
[isim]
Sağır olma durumu
-
[isim]
Sağır olma durumu
- BAĞIRTMA
-
-
[isim]
Bağırtmak işi
-
[isim]
Bağırtmak işi
- BAĞIRDAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız bağıldak
- "Bağırdak, yirmi beş otuz santim eninde, bir metre boyunda, astarlı ve kıymetli ipek ve sırma işlemeli bir kumaştır."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız bağıldak
- BAĞIRMAK
-
-
[nesnesiz]
İnsan yüksek ve gür ses çıkarmak; banlamak
- "Yaşasın hürriyet diye bağırsa ismi tarihe geçecekti."
-
[-e]
Yüksek sesle azarlamak
-
[mecaz]
Kendini belli etmek
- "Kitap buradayım diye bağırıyor, sen onu görmüyorsun."
-
[nesnesiz]
İnsan yüksek ve gür ses çıkarmak; banlamak
- ÇAĞIRMAK
-
-
[-i]
Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek
-
[-e, -i]
Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek; davet etmek, seslemek
- "O akşam Orhan’ı yemeğe çağırdı."
-
[nesnesiz]
Binmek için bir araç istemek
- "Bir taksi çağırdım."
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Yüksek sesle şarkı, türkü söylemek; çığırmak
- "Türküler çağırarak tahta siliyor."
-
[-i]
Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek
- AĞIRSAMA
-
-
[isim]
Ağırsamak işi
- "Bu ağırsamaları anlamakla beraber aldırmayan Hilmi, eteğinden ayrılmıyor, peşi sıra yürümekten vazgeçmiyordu."
-
[isim]
Ağırsamak işi
- ÇAĞIRTMA
-
-
[isim]
Çağırtmak işi; çığırtma
- "Başasistanın kendisini böyle biçimsiz zamanda çağırtmasına sinirlenmişti."
-
[isim]
Çağırtmak işi; çığırtma
- AĞIRLAMA
-
-
[isim]
Ağırlamak işi; izaz, izzetüikram
- "Kusursuz bir düzenle kurulmuş geleneksel iftar sofrası, yabancı konukları karşılamaya ve ağırlamaya hazırdı."
-
Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava
-
[isim]
Ağırlamak işi; izaz, izzetüikram