İçinde ağır olan 7 harfli 9 kelime var. İçerisinde AĞIR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağır olan kelimeler listesine ya da sonu ağır ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ağır Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I R Ğ
4 Harfli Kelimeler
AĞIR, AĞRI
3 Harfli Kelimeler
AĞI, ARI, IRA
2 Harfli Kelimeler
AĞ, AR, IR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AĞIRŞAK
-
-
[isim]
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça
- "Ancak bu makalenin yazarı evinde, köyünde, bölgesinde iğ kullanılan birisi olarak kemikten bir ağırşakla karşılaşmamıştır."
-
Teker biçiminde yassı nesne; kurs (I)
- "Bu grup yalnızca irice bir çömleğin kırık gövde parçasından yapılmış bir ağırşakla temsil edilir."
-
[isim]
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça
- ÇAĞIRMA
-
-
[isim]
Çağırmak işi; davet
- "Daha doktor çağırmaya giden olmamış."
-
[isim]
Çağırmak işi; davet
- BAĞIRMA
-
-
[isim]
Bağırmak işi
- "Gücünün yettiği kadar bağırmaya başladı."
-
[isim]
Bağırmak işi
- ÇAĞIRIM
-
-
[isim]
Çağırmak işi
-
Ruh çağırma sırasındaki seans
-
Yüksek sesle bağrıldığında sesin duyulacağı mesafe
- "Şehir on çağırım uzağındaki yüksek Diktepe’den bakana uçsuz bucaksız gibi gözüken bozkır içinde, sarı bir tülle örtülmüş yeşil bir vahayı andırırdı."
-
[isim]
Çağırmak işi
- BAĞIRIŞ
-
-
[isim]
Bağırmak işi
- "Arada sırada bağırışların arasında küfürler savruluyordu."
-
[isim]
Bağırmak işi
- ÇAĞIRIŞ
-
-
[isim]
Çağırmak işi
-
[isim]
Çağırmak işi
- AĞIRLIK
-
-
[isim]
Ağır olma durumu; tartı
- "Taşın ağırlığı."
- "Yükün ağırlığı."
-
Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne
-
Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer
-
Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum
- "Havanın ağırlığı."
-
Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum
-
Bakınız takı
- "Kadın bütün ağırlığını takıp düğüne gitti."
-
Bakınız sorumluluk
- "Bu işin ağırlığını tek başıma yüklendim."
-
Bir kimse, bir grup vb.nin toplum içinde etkisinin fazla olması durumu
-
Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak
- "Şimdi bütün ağırlığı reklama vermeli."
-
[ağızlardan]
Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan; kalın (II)
-
[mecaz]
Bakınız sıkıntı
- "Göğsümden asabi bir ağırlığın yükseldiğini, nefes aldırmayacak gibi boğazıma tıkandığını duyuyordum."
-
[mecaz]
Bakınız ağırbaşlılık
- "Çocuğa yıllar geçtikçe bir ağırlık geldi."
-
[mecaz]
Değerli olma durumu
- "Hediyenin ağırlığı."
-
[mecaz]
Uyuşukluk ve gevşeklik durumu
- "Beynime bir ağırlık peyda olmuştu."
-
[askerlik]
Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri
- "Akşama doğru, ağırlığın başında bezgin neferlere iş gördürmeye uğraşıyordum."
-
[fizik]
Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke; gravite
-
[spor]
Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori; sıklet
-
[isim]
Ağır olma durumu; tartı
- BAĞIRTI
-
-
[isim]
Bağırırken çıkarılan sesin adı
- "Bu sırada avluda çocukların bağırtısı duyuldu."
-
[isim]
Bağırırken çıkarılan sesin adı
- ÇAĞIRTI
-
-
[isim]
Çağırma sesi
- "İlk bakışta bu olayın anası, bizim aydınların bağırtısıyla gençlerin çağırtısı gibi gelebilir adama."
-
[isim]
Çağırma sesi