İçinde ağma olan 23 kelime var. İçerisinde AĞMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağma olan kelimeler listesine ya da Sonu ağma ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
YAĞMALAYABİLMEK
YAĞMALAYABİLME
AKDAĞMADENİ, ELEĞİMSAĞMA, YAĞMALANMAK, YAĞMALATMAK
YAĞMACILIK, YAĞMALAMAK, YAĞMALANIŞ, YAĞMALANMA, YAĞMALATMA
SAĞMALLIK, YAĞMALAMA
YAĞMACI
ÇAĞMAK, SAĞMAK, SAĞMAL, YAĞMAK
AĞMAK, ÇAĞMA, SAĞMA, YAĞMA
AĞMA
A A M Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AĞMA
3 Harfli Kelimeler
AĞA, AMA
2 Harfli Kelimeler
AĞ, AM, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAĞMALAYABİLMEK
- ...
- YAĞMALAYABİLME
- ...
- YAĞMALATMAK
- ...
- ELEĞİMSAĞMA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gökkuşağı
- "Parça parça açılan minimini eleğimsağmalarda bütün renkler kaynaşıyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Gökkuşağı
- AKDAĞMADENİ
- ...
- YAĞMALANMAK
-
-
[nsz]
Yağma edilmek
-
[nsz]
Yağma edilmek
- YAĞMALAMAK
-
-
[-i]
Yağma etmek
-
[-i]
Yağma etmek
- YAĞMALANIŞ
- ...
- YAĞMALATMA
- ...
- YAĞMALANMA
-
-
[isim]
Yağmalanmak işi
-
[isim]
Yağmalanmak işi
- YAĞMACILIK
-
-
[isim]
Yağma etme işi
-
[isim]
Yağma etme işi
- SAĞMALLIK
- ...
- YAĞMALAMA
-
-
[isim]
Yağmalamak işi
-
[isim]
Yağmalamak işi
- YAĞMACI
-
-
[isim]
Yağma eden kimse veya ordu
-
[isim]
Yağma eden kimse veya ordu
- SAĞMAL
-
-
[sıfat]
Süt veren, sağılan, sağımlı
-
[isim]
Bol süt veren inek
- "İri Hollanda cinsi sağmallardı, günde 42 - 45 kilogram arası süt verirlerdi." (Necati Cumalı)
-
Sömürülen, kendisinden çıkar sağlanılan (kimse, ülke vb.)
-
[sıfat]
Süt veren, sağılan, sağımlı
- YAĞMAK
-
-
[nsz]
Yağmur, kar, dolu gökten düşmek
- "Her zaman yılbaşı gecesi kar yağardı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Toz, mermi vb. yüksekten çokça düşmek
- "Üstümüze kurşun yağıyordu."
-
Üst üste ve çok gelmek
- "Sende bu istidat varken, pencerelerden başına çil kuruş yağar, biz de ekmek parası ediniriz." (Halide Edip Adıvar)
-
[nsz]
Yağmur, kar, dolu gökten düşmek
- ÇAĞMAK
-
-
[-e]
Güneş ışığı vurmak
- "Ömrüm bir tepeye çağmış gün gibi." (Karacaoğlan)
-
[-e]
Güneş ışığı vurmak
- SAĞMAK
-
-
[-i]
Memeyi parmaklar arasında sıkarak sütünü akıtmak
- "Gözümüzün önünde keçilerden sağdıkları köpüklü sütlerimizi yarıda bırakıp kalktık." (Aka Gündüz)
-
Kovandaki balı peteklerden almak
-
Yumak durumundaki bir şeyi çözüp açmak
- "İpek kozalarını sağmak."
-
Aldatarak parasını çekmek
-
[-i]
Memeyi parmaklar arasında sıkarak sütünü akıtmak
- YAĞMA
-
-
[isim]
Yağmak işi
-
[isim]
Yağmak işi
- AĞMAK
-
-
Sarkmak, aşağıya inmek
- "Hiç konuşmadan güneş batıya ağıncaya dek çalıştılar." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Bir yana eğilmek, meyletmek
-
Sarkmak, aşağıya inmek